Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Occorre fare molta attenzione ad evitare contaminazioni, durante gli esperimenti, con il proprio DNA.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Temos de trabalhar muito cuidadosamente para evitar contaminação de experiências com o nosso próprio ADN.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Trebuie să lucrezi foarte atent pentru a evita contaminarea probelor cu ADN-ul propriu.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Trzeba pracować bardzo ostrożnie, by uniknąć zanieczyszczenia próbek własnym DNA.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Vyžaduje to pečlivou práci, abychom se vyhnuli kontaminaci experimentů naší vlastní DNA.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Πρέπει να εργαστούμε πολύ σχολαστικά για την αποφυγή επιμόλυνσης των πειραμάτων με DNA από τον εαυτό μας.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.Трябва да се работи много внимателно, за да се избегне замърсяването на пробите с вашето собствено ДНК.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.צריך לעבוד בזהירות רבה כדי למנוע זיהום של ניסויים מ DNA שלך.
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.عليك ان تعمل بتروٍ جداً لكي تتجنب التلوث و الاختلال بالشروط اذا أردت إستخراج الحمض النووي منك
Deneylerde kendi DNA'nızın deneye karışmasından kaçınmak için çok dikkatli çalışmalısınız.試料に混入しないよう 細心の注意が必要です また同時に大量のDNA分子の
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .Ele está dizendo que - 5-8% de nosso DNA na verdade vem de vírus.
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .Es decir que somos--5-8% de nuestro ADN proviene de virus.
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .Je to pověst, že jsme - 5-8% naší DNA skutečně pochází od virů.
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .To oznacza, że 5 do 8% naszego DNA pochodzi od wirusów.
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .Мова йде про те, що 5-8% нашого ДНК має вірусне походження.
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .انها تقول ان 5% - 8% من حمضنا الوراثي ياتي منها
Deniyor ki, biz-yani DNAmısın %5-8- virüslerden geliyoruz. .実際にウイルスに由来します。 これはもう一つのことを話すと
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?Nun, in unserer DNA, in einer menschlichen DNA, denkt ihr vielleicht, hey, Sal,
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?Teraz, v našej DNA, v ľudskej DNA, dalo by sa povedať, hej, Sal,
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?Така, тази нишка ето тук кодира AЦТГ (аденин, цитозин, тимин, гуанин).
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?עכשיו, בDNA שלנו, בDNA האנושי
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?إذاً الآن في حمضنا النووي (DNA) ، في الخمض النووي للإنسان
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?これらの分子の鎖が人間、『私』になるの?」 という疑問が浮かんできます。
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.이중가닥이라는 표현도 편하게 ds로 나타내겠습니다
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Jeśli mówi się o dwuniciowym DNA, to na początku można zapisać "ds" (double stranded).
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.On va dire qu'on parle d'ADN double brin, On mettra alors 'ds' devant (double-strand)
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Pokud se mluví o dvouvláknové, pak se na začátku píše "DS".
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Sagen wir, sie sprechen über doppelsträngige DNA, dann schreiben sie ds davor.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Vamos dizer que eles estão falando sobre o DNA duplo, eles vão colocar um ds em frente do mesmo.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Коли мається на увазі двоспіральна ДНК, пишеться "ds" на початку.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.לפעמים משתמשים בקיצור ח"ס כשרוצים לכתוב חד-סלילי.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.لشريطين، مثل الـ "دي إن أيه" نضع هذه الحروف
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.彼らはそれの前に ds を出してあげます。 しかし、一般的な考え--やウイルスのすべての来ることができます。
DNA analiziyle, hangi kemiklerin bu astronomi kitaplarının içinde kalan saçların sahibine ait olduğunu bulduk.우리는 어느 유골의 유전자가 실제로 이 사람의 유전자, 즉, 천문학책 사이에 끼어있던
DNA analiziyle, hangi kemiklerin bu astronomi kitaplarının içinde kalan saçların sahibine ait olduğunu bulduk.ב-400 השנים האחרונות, שהוא החל בה, היתה הדרך בה מצאנו איזה מכלול של עצמות
DNA analiziyle, hangi kemiklerin bu astronomi kitaplarının içinde kalan saçların sahibine ait olduğunu bulduk.للـ 400 عام الأخيرة التي بدأ منها ، كان الطريقة التي وجدنا بها أية مجموعة من العظام
DNA analiziyle, hangi kemiklerin bu astronomi kitaplarının içinde kalan saçların sahibine ait olduğunu bulduk.それにより 天文学書に多量に残された毛髪から 読者の骨が実際
DNA, antikorlar, proteinler ve ribozomlar gibi var olduğunu bildiğiniz şeyler zaten nano-ölçekte.여러분들이 이미 나노 구조로 되어있다고 들은 적이 있을 DNA나 항체, 단백질같은 많은 구조물들이 있습니다.
DNA, antikorlar, proteinler ve ribozomlar gibi var olduğunu bildiğiniz şeyler zaten nano-ölçekte.יש מבנים רבים כמו DNA ונוגדנים וחלבונים וריבוזומים ששמעתם עליהם שכבר מורכבים בקנה מידה ננומטרי.
DNA, antikorlar, proteinler ve ribozomlar gibi var olduğunu bildiğiniz şeyler zaten nano-ölçekte.هناك الكثير من البنيات كالحمض النووي ومضادات الأجسام والبروتينات والريبوسومات سمعتم عنها قد تم تركيبها نانويا.
DNA, antikorlar, proteinler ve ribozomlar gibi var olduğunu bildiğiniz şeyler zaten nano-ölçekte.ナノ構造の物質はたくさんあります 自然界はナノスケールの 精巧な構造物を
DNA aslında göründüğü gibi değildir.DNA는 보이는 것과는 다릅니다.
DNA aslında göründüğü gibi değildir.DNA nie wyglądało tak jak jest to faktycznie.
DNA aslında göründüğü gibi değildir.DNA takto nevypadá.
DNA aslında göründüğü gibi değildir.DNAは
DNA aslında göründüğü gibi değildir.هذا ليس ما يبدو عليه الحمض النووى.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.DNA itu tidak akan tertalu berantakan.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.DNA가 그렇게까지 엉망이진 않습니다.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.DNA musi być dobrze uporządkowane.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.DNA není tolik poničená.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.l'ADN n'est pas aussi de travers.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.ДНК не е чак толкова отхвърлена.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.ДНК таких нарушений не содержит.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.הדנ"א פגום פחות.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.لن يكون ال DNA متغيراً كثيراً.
DNA aslında o kadar da kötü durumda değildir.この技法はいつかいわゆる
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--이 기술은, 정말 말 그대로 멋집니다.
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--Nazywa się barkodowaniem DNA.
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--Sie heißt DNA-Kodierung, richtig cool ...
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--זה נקרא ברקוד DNA, זה ממש מגניב-