Ancak, öyle görülüyor ki DNA onarımındaki hatalar bizi yaşlandırıyor.Но дефектите във възстановената ДНК вероятно имат пряка връзка с процеса на стареене.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimAş vrea sa fac o remarcă. Când am desenat ADN-ul, l-am desenat sub formă de cromozomi.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdim여기에 약간 포인트를 두겠습니다. 여기에 DNA를 그릴때, 염색체로 그리겠습니다.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimDNAをあらわすとき、染色体を描いたね だけど、実際には
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimEigenlijk, hier maak ik even een puntje van. Toen ik het DNA tekende, tekende ik het als chromosomen.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimEn realidad, haré un pequeño punto aquí. Cuando dibujé el ADN aquí, los dibujé como cromosomas.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimFaccio una precisazione. Quando ho disegnato il DNA qui, l'ho disegnato come cromosomi.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimMam jeszcze pewną drobną dygresję. Gdy narysowałem tutaj DNA, to narysowałem go jako chromosomy.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimTady si dovolím malou odbočku. Když jsem nakreslil DNA, nakreslil jsem to jako chromozomy.
Aslında, ben burada ufak bir geçiş yapacağım. aslında buraya DNA çizdiğimde onları kromozomların yerine çizdimسأقوم بعمل ننقطة طفيفة هنا. عندما ارسم الحمض النووى هنا , ارسمه على انه كروموسومات.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Đại để tôi nghĩ về nó như ADN vậy -- những màu này, đỏ, xanh, vàng, các màu cơ bản và trắng đen.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...저는 이게 DNA와 비슷하다고 생각해요
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Ich stelle mir das als DNA vor -- diese Farben, das Rot, Blau, Gelb, die Primärfarben und Weiss und Schwarz.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Ik zie het min of meer als DNA -- deze kleuren, het rood, blauw, geel, de primaire kleuren en zwart en wit.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Je le vois en quelque sorte comme l'ADN ces couleurs, le rouge, le bleu, le jaune,
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Mi-l imaginez ca pe un fel de ADN.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Penso nisso como o ADN.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Reprezentujących DNA - kolory - czerwony, niebieski, żółty,
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Úgy gondoltam rá, mint a DNS-re --
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Yo lo pienso como si fuera ADN.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Το σκέφτηκα κάτι σαν το DNA --
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Мислех за тях като за ДНК -- тези цветове -- червеното, синьо, жълто, основните цветове заедно с бяло и черно.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...Я представляю это как ДНК, эти цвета, красный, синий, желтый, и основные цвета: белый, черный.
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...אני דיי חושב על זה כ DNA --
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...أنا نوع من التفكير في الامر كما الحمض النووي --
Aslında bunu DNA gibi düşünüyorum...赤 青 黄 の原色に-
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Analogicznie, mitochondrialne DNA jest przekazywane tylko przez matkę.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Asimismo, en los seres humanos, ADN en las mitocondrias pasa sólo de madre a hijo.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Assim como, em humanos, o DNA mitocondrial é passado apenas de mãe pra filho.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.De même, chez les humains, l'ADN mitochondrial est seulement transmis par la mère à l'enfant.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.비슷하게, 사람들에게서 미토콘드리아에 있는 DNA는 엄마로부터 아이에게 전달됩니다.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Ebenso wird die menschliche DNA in Mitochondrien nur von der Mutter geerbt.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Podobně je DNA v mitochondriích předávána dítěti pouze od matky.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.Так само, як у людей, ДНК у мітохондрії передається тільки від матері до дитини.
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.באופן דומה, הDNA במיטוכונדריה של האדם, מועברת לצאצאים רק מהאמא .
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.وبالمثل , فى الانسان , ال DNA فى الميتوكوندريا يُمرر من الأم فقط الى الطفل .
Aynı şekilde, insanların mitokondrisindeki DNA çocuğa yalnızca anneden aktarılabilir.したがって、父側の先祖はY染色体を使って、 母側の先祖はミトコンドリアを使って、 たどることができます。
Ayrıntıları çok çizilmiş değil. Ben sadece DNA ve hücre zarının çizilmiş ettik.Det har jag gjort i DNA-videorna.
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Ce-ar fi să luăm
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Čo by sa stalo, ak by sme vzali
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Co by se stalo, kdybychom vzali
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?대통령이나 왕, 왕비의 DNA 를 가져다가
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?DNAを何百人かの 信用できる
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Gdyby DNA prezydenta, króla czy królowej
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Que se passerait-t-il si on prenait
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Какво ще се случи, ако вземем
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Что, если бы нам пришлось взять
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Що трапиться, якщо взяти
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?מה יקרה אם היינו לוקחים את ה-DNA של הנשיא, או מלך או מלכה,
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?ماذا سيحدث لو أمكننا أن نأخذ الحمض النووي للرئيس، أو الملك أو الملكة،
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .Às vezes quando codifica, ele leva algumas seções do DNA do organismo.
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .A veces cuando los códigos, ocupa poco secciones de ADN de otro organismo.
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .A volte mentre codifica occupa piccole sezioni di DNA dell'organismo,
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .Czasem, kiedy wirus się namnaża, może zabrać ze sobą niewielkie fragmenty DNA gospodarza.
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .Někdy, když její kód, zabírá malé části druhého organismu DNA.
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .Іноді, коли вірус перекодовує, він займає невеликі секції іншої ДНК організму.
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .في بعض الاحيان عندما يكون بالتشفير، يقوم باخذ اجزاء من "دي إن أيه" الكائن الاخر
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .その他の生物の DNA。 ので、多分それのほとんどはウイルス DNA ですがそれがあります。
Bedeninizdeki bir hücreden DNA'yı çıkartır ve açarsanız uzunluğu 2 metreyi bulur.Als je al het DNA uit één cel in je lichaam haalt en het achter elkaar legt, is het zo'n twee meter lang.
Bedeninizdeki bir hücreden DNA'yı çıkartır ve açarsanız uzunluğu 2 metreyi bulur.만약 여러분이 여러분 몸 안의 하나의 세포에서 모든 DNA를 꺼내고 이것을 끝에서 끝으로 핀다면, 이것은 약 2미터의 길이 입니다.