2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Cele două secvențe ADN merg înapoi până la un strămoş comun destul de recent.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.De to humane DNA sekvenser går tilbage til en fælles forfar for nylig.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.De två mänskliga DNA-sekvenserna går tillbaka till en gemensam förfader helt nyligen.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.De twee menselijke DNA-sequenties gaan terug naar een vrij recente gemeenschappelijke voorouder.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.이 두개의 인간 DNA서열은 비교적 근래에 같은 조상을 가졌었죠.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Dua urutan DNA manusia sampai pada nenek moyang yang sama baru-baru ini.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Dvě lidské sekvence DNA sdílejí společného, zcela nedávného předka.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Dve ľudské DNA sekvencie zdieľajú spoločného predka pomerne nedávno.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Dwie sekwencje ludzkiego DNA wracają do wspólnego przodka całkiem niedawno.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Hai trình tự ADN của loài người có chung một tổ tiên gần đây nhất.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Las dos secuencias de ADN humano se remontan a un ancestro común hace poco tiempo.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Le due sequenze di DNA umano derivano da un recente antenato comune.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Les deux séquences humaines d'ADN remontent à un ancêtre commun assez récent.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Οι δύο ανθρώπινες αλληλουχίες DNA μοιράζονται έναν κοινό πρόγονο πολύ πρόσφατα.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Две последовательности человеческой ДНК ведут к общему предшественнику довольно быстро.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.Двете човешки ДНК последователности водят до общ неотдавнашен предшественик.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.שני רצפי ה DNA האנושיים האלה קשורים לאב משותף שחי לא מזמן.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.السلسلاتان للحمض النووي الخاص بالبشر ترجع الى الاسلاف المشتركين للبشر
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.ごく最近共通の祖先から分化しました さらに遡るとチンパンジーと祖先を共有します
2 üzeri 23 adet DNA dizilimi mevcut ve bunlar hangi homolog kromozom çiftlerine katkıda buluncağına bağlı.2의 23개의 서로 다른 DNA의 조합이 있으며 이는 제 부인이 물러줄 수 있는 상동 염색체만을 고려한 것입니다
2 üzeri 23 adet DNA dizilimi mevcut ve bunlar hangi homolog kromozom çiftlerine katkıda buluncağına bağlı.DNAは彼女が寄与するだろう相同の対のどちらかに基づいて 彼女が寄与しうるものだ。 可能な組み合わせはちょうど、一組の夫婦が作り出せる。
2 üzeri 23 adet DNA dizilimi mevcut ve bunlar hangi homolog kromozom çiftlerine katkıda buluncağına bağlı.בביצית של רעייתי קורה בדיוק אותו הדבר ישנם 2 בחזקת23 הקומבינציות השונות של הדנ"א שהיא יכולה לתרום
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.세계에는 30-50자 길이의 DNA를 만드는 기계가 수만대 있지만 이들은 퇴행성 방식을 사용하기 때문에
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.Na świecie istnieją tysiące maszyn produkujących krótkie odcinki DNA długości 30 do 50 liter.
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.Sunt zeci de mii de mașinarii în lume care fac bucăți mici de ADN,
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.В мире есть десятки тысяч машин, которые делают маленькие части ДНК, длиной от 30 до 50 символов.
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.יש עשרות אלפי מכונות ברחבי העולם שיוצרות פיסות דנ"א קטנות באורך 30 עד 50 אותיות,
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.هذه عشرات الآلاف من الآلات حول العالم التي تصنع قطع صغيرة للحمض النووي، طوله 30 إلى 50 حرفاً ،
30 ila 50 harf uzunluğunda küçük DNA parçaları yapan onbinlerce makina var Dünyada.合成する装置が何万台も 存在していますが DNAが変質しやすい関係上、長いDNA断片を合成すればするほど
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.이것을 설명할 시간은 없지만 DNA와 RNA에 대한 그림이죠.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.DNAとRNAに関連したデザインです このような特有な想像力のあるアプローチでビジュアルアートを制作しています
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Ich habe jetzt nicht die Zeit, es zu erklären, aber es hat mit DNA und RNA zu tun.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Ik heb geen tijd om het uit te leggen, maar het heeft te maken met DNA en RNA.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Je n'ai pas le temps de vous l'expliquer, mais il est lié à l'ADN et l'ARN.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Não tenho tempo de explicá-lo, mas tem a ver com o ADN e o ARN.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Nie mam czasu na wyjaśnienia, ale ma związek z DNA i RNA.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Nincs időm elmagyarázni, de a DNS-sel és az RNS-sel kapcsolatos.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Non ho il tempo di spiegarvelo, ma ha a che fare con il DNA e l'RNA.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.No tengo tiempo para explicarlo pero tiene que ver con el ADN y el ARN.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Nu am vreme să o explic, dar are de-a face cu ADN-ul și ARN-ul.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.Δεν έχω χρόνο να το επεξηγήσω, αλλά έχει να κάνει με DNA και RNA.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.У мене немає часу її пояснювати, але там йдеться про ДНК і РНК.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.У меня нет времени разъяснить её, но она связана с ДНК и РНК.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.אין לי זמן להסביר לכם אותו, אבל הוא קשור לדנ"א ולרנ"א.
Açıklamaya vaktim yok ama DNA ve RNA ile ilgili olduğunu söyleyebilirim.ليس لدي الوقت لشرحه. لكنه يتعلق بعلم الجينات دي ان اي و ار ان اي.
Adenin, guanin, sitozin ve DNA veya RNA'dan bahsedişimize göre de urasil veya timin.Alela. Je to konkrétní forma genu.
Adenin, guanin, sitozin ve DNA veya RNA'dan bahsedişimize göre de urasil veya timin.DNA か RNA かによって、ウラシル あるいはチミンがありました。
Adenin, guanin, sitozin ve DNA veya RNA'dan bahsedişimize göre de urasil veya timin.En dan is er wat ruis of dingen die we nog niet volledig begrijpen. Nee, ik wil duidelijk zijn.
Adenin, guanin, sitozin ve DNA veya RNA'dan bahsedişimize göre de urasil veya timin.Това е мРНК, което успяхме да презапишем от онова ДНК.
Adenin, guanin, sitozin ve DNA veya RNA'dan bahsedişimize göre de urasil veya timin.אדנין גואנין , ציטוזין ותיאמין,
Afrika'da bulduğumuz DNA dizileriyle yakından ilişkili.아프리카인들에게서 발견되는 DNA 서열과 밀접한 관련이 있다는겁니다.
Afrika'da bulduğumuz DNA dizileriyle yakından ilişkili.DNA Sequenzen, die eng mit denen zusammenhängen, die man in Afrika findet.
Afrika'da bulduğumuz DNA dizileriyle yakından ilişkili.יש רצפי DNA דומים מאוד שניתן למצוא בתוך אפריקה.
Afrika'da bulduğumuz DNA dizileriyle yakından ilişkili.لديها تسلسل متشابه في الحمض النووي داخل أفريقيا
Afrika'da bulduğumuz DNA dizileriyle yakından ilişkili.極めて共通点があります しかしアフリカ内で見ると
Afrika dışındaki insanların DNA'larının yüzde iki buçuğu즉, 아프리카 밖에 사는 사람들의 DNA의 2.5%는
Afrika dışındaki insanların DNA'larının yüzde iki buçuğuבכך שלאנשים מחוץ לאפריקה יש כ 2.5% מה DNA שלהם
Afrika dışındaki insanların DNA'larının yüzde iki buçuğuفالناس خارج افريقيا تحمل في طيتها جزء من جينات
Afrika dışındaki insanların DNA'larının yüzde iki buçuğuネアンデルタール人に由来します
Ama atalarıyla olan bağlarını koruyan kişiler var ve bunlar DNA sonuçlarını okumamıza olanak sağlıyor.그러나 그들의 조상과의 연결을 유지하고 있는 사람들이 있습니다. DNA결과들을 맥락지을 수 있는.