Topoizomeraz, (tip 1: 5.99.1.2 tip 2: 5.99.1.3) DNA'nın topolojisinde görülen bir izomeraz enzimidir.Топоізомерази (тип I: КФ 5.99.1.2, тип II: КФ 5.99.1.3) — ферменти-ізомерази, що змінюють топологію ДНК.
Bu vaka, Avustralya'da DNA profillemesi ile çözülen ilk cinayet davası olmuştur.Її справа стала першим ділом в Австралії за звинуваченням у вбивстві допомогою отруєння талієм.
Bu plazmidlerin "bencil DNA" yönlerinin bir örneğidir.Це приклад плазмід, як егоїстичної ДНК.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.Тип пошкодження ДНК залежить від типу мутагена.
Ayrıca DNA tamiri ve genetik rekombinasyonda kullanılırlar.Крім того вони використовуються в репарації ДНК і гомологічній рекомбінації.
Me-CpG oluşumu DNA metiltransferaz enzimi tarafından katalizlenir.Утворення Me-CpG каталізується ферментом ДНК-метилтрансферазою.
Örneğin çift sarmallı DNA’nın kalıcı uzunluğu 50 nm civarıdır.Наприклад, подвійник ланцюжок ДНК має персистентну довжину приблизно 50 нм.
Yapılan DNA testi sonucunda da Tea'nın kendi çocuğu olmadığını kanıtlanır.Тест ДНК, однак, встановив, що Стів є батьком дитини.
Kyhber aslında Ben 10'in uzaylı avcılarının DNA'larını toplamaktadır.Баккеберґ включив до роду Аустроциліндропунція 20 видів катусів.
242 milyondan fazla baz çiftinden oluşan ve toplam DNA'nın %8'ini kapsayan bir kromozomdur.Хромосома має близько 248 млн пар основ, що становить близько 8% всього матеріалу ДНК людської клітини.
Bu da DNA üzerinde çalışılarak elde edilebilir.Теж робимо і з ДНК кажана.
Bazı kodlamayan DNA, kodlayan bölgenin etkinliğini düzenlemeye yarar.Частина некодуючої ДНК безпосередньо задіяна в регулювання активності кодуючих ділянок.
Morötesi ışınım ise, DNA yapısına zarar vermek suretiyle mutasyonlara neden olur.Пошкодження радіацією ДНК викликає мутації.
DNA sentezinin başlaması için bir primer gerekir.З його допомогою транскрипція починається з потрібної ділянки ДНК.
Genetik materyali DNA'dan oluşur.Генетичний код заснований на ДНК.
Sonunda ama DNA analizleri bu türlerin bir familyaya ait olduğunu göstermiştir.Проте філогенетичні дослідження показали, що це один вид.
Bu tıpkı biyolojik içeriğin DNA tarafından aktarılması gibidir.Задіяний у такому біологічному процесі, як Рекомбінація ДНК.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Всі функції ДНК залежать від її взаємодії з білками.
DNA bantlarına ciddi hasar verir.Вони здатні на пряме усунення пошкодження ДНК.
Bazı DNA dizileri çok farklı organizmalarda ortaktır.Редагування РНК присутнє у багатьох різних організмів.
1977 sekanslanacak ilk tam DNA Genom bakteriyofaj φX174'dür.V roce 1977 byl nasekvenován první genom tvořený DNA, bakteriofág Φ-X174.
DNA keşfedildi.Jak byla objevena DNA.
DNA baz düzenlemesinin, %40-48'i GC'dir.Obsah GC bází je 40–48 %.
Bunlar DNA'da bozulmaya sebep olur.Na slunci prý mohou poškodit lidskou DNA.
Nükleoit başlıca, yaklaşık %60 oranında, DNA'dan oluşur, kalanı RNA ve proteindir.Nukleoid je složen ze 60 % z DNA a dále z proteinů a RNA.
Bu çalışmalarda DNA örneklerini analiz ettiler.Používá se zde k analýze vzorků DNA.
1962 yılında Dr.Crick'le DNA'nın 3 boyutlu yapısını keşfetmelerinden dolayı Nobel Ödülüne layık bulundular.V roce 1962 byla udělena Nobelova cena za objev molekulové struktury DNA trojicí M.
Genetik materyali DNA'dan oluşur.Tento experiment představuje důkaz, že genetickým materiálem je DNA.
DNA, İngiliz müzik grubu Little Mix'in ilk stüdyo albümü.DNA je debutové album britské dívčí hudební skupiny Little Mix.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Používá se například ve standardní extrakci DNA a v hybridizačních reakcích v molekulární biologii.
Henüz bilinmeyen bir şekilde DNA kafanın içine sıkı bir şekilde yerini alır.Pozor – velmi neochotně přijímají potravu ze dna.
A-DNA, çift sarmal DNA'nın olası modellerinden biridir.Z-DNA je jedna z mnoha možných dvoušroubovicových struktur DNA.
Satelit DNA (uydu DNA olarak da adlandırılır) çok kere tekrar eden nükleotit dizilerinden oluşan bir DNA'dır.Repetitivní DNA je označení pro DNA obsahující opakující se sekvence DNA.
Canine parvovirüs yavru köpeklerde ölüme yol açan enfeksiyona neden olan küçük bir DNA virüsüdür.Babesia canis je parazitický prvok řazený mezi babézie, který způsobuje babesiózu psů.
DNA'nın çeşitli biçimleri (konformasyonları) mevcuttur.Existuje několik tzv. helikálních forem (konformací) DNA, které se liší celou řadou parametrů.
Bu DNA bilgisayarları enzim gerektirmez.Tyto reproduktory nemají membránu.
DNA keşfedildi.Descoperirea ADN-ului .
DNA profili sonra başka bir örneğinki ile karşılaştırılarak genetik bir eşleşme olup olmadığı belirlenir.Amprenta ADN este comparată cu o altă mostră pentru a determina dacă există similaritate genetică.
Haploit insan genomu toplam 3 milyar DNA baz çiftinden biraz fazla uzunluktadır.Genomul uman haploid ocupă puțin mai mult de 3 miliarde de perechi de bază de ADN.
1977 sekanslanacak ilk tam DNA Genom bakteriyofaj φX174'dür.Primul genom întreg secvențiat vreodată a fost cel al bacteriofagului φX174 în anul 1977.
Geminin laboratuvarında, Mühendis DNA'sı ile insan DNA'sını karşılaştırırlar.În navă, ADN-ul „Inginerului” este cercetat și se constată că se potrivește cu cel al oamenilor.
RNA polimeraz promotora bağlandığında, DNA iplikçikleri açılmaya başlar.Pe măsură ce ARN polimeraza se leagă de promoter, lanțurile de ADN vor începe sa se desfacă.
DNA India (İngilizce).MSN India (în engleză).
Belirli bir lokus üzerindeki DNA dizisinin herhangi bir varyantına ise alel denir.O variantă a unei secvențe ADN situată pe un anumit locus se numește alelă.
İnsan toplam DNA'sının %8'ini kapsar.Reprezintă 8 % din totalul de ADN din celulele umane.
DNA, normal olarak, ikili sarmal biçimde dolanan iki iplikçikli bir moleküldür.În mod normal, ADN-ul este o moleculă dublu-catenară, răsucită într-o formă dublu-spiralată.
DNA sentezinin başlaması için bir primer gerekir.Prima utilizare a amprentei ADN-ului .
DNA parmak iziyle % 99'un üzerinde bir başarıya ulaşılabilmektedir.Acesta poate detecta diverse semnale cerebrale cu o acuratețe de 99%.
DNA, dört çeşit bazdan oluşan uzun bir polimerdir.ADN-ul este un polimer compus din patru tipuri de baze azotate.
Aşkenaz ve Sefarad Yahudilerinden alınan DNA örneklerinin incelenmesinden de benzer sonuçlar elde edilmiştir.Se declină ca și pronumele/adjectivele de la care provin.
DNA dizileri, yeni aleller üreten mutasyonlar tarafından değiştirilebilirler.Secvențele ADN pot fi alterate prin mutații, care duc la producerea de noi alele.
Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.Genele se formează dintr-o secvență specifică a ADN-ului.
Birçok DNA markırının haritası çıkarılmıştır ve genom dizisi belirlenmektedir.Számos DNS-markerét feltérképezték, genomját szekvenálták.
DNA virüsleri Baltimor sınıflandırma sisteminde I. Grup ya da II. Grup üyeleridir.A poliómavírusok a Baltimore-rendszerben az I. csoportba, a kettős szálú DNS-vírusokhoz tartoznak.
İnsan toplam DNA'sının %8'ini kapsar.A sejtmag DNS-ének 8%-át teszi ki.
Yazıldıkça daha büyüleyici hale geldi: dört DNA ipliğine dönüştü.Ahogy írtuk, egyre inkább magával ragadott minket, ahogy négy DNS-szál egybefonódik.”
Mayıs 2006'da, DNA Models tarafından En İyi 10 Erkek Modelden biri olarak seçilmiştir.Somerhaldert 2006 májusában a DNA Model Management top 10 férfi modellje közé sorolták.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Például a molekuláris biológiában a DNS szokásos kinyerése vagy a hibridizációs reakciók során alkalmazzák.
Henüz bilinmeyen bir şekilde DNA kafanın içine sıkı bir şekilde yerini alır.A DNS hatékonyan összecsomagolt állapotban található a fejen belül.
DNA'da adeninin her zaman timin ile, guanin de her zaman sitozin ile eşlidir.Adeninnel szemben mindig timin, guaninnel szemben mindig citozin található.