Ana içeriğe geç
Sözlük

dizgin ile cümle

dizgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kendini dizginlemeyi öğrenmelisin.You should learn to restrain yourself.
Jim'e kendini çok fazla içmekten dizginlemesini söyledim.I told Jim to restrain himself from drinking too much.
O, öfkesini dizginlemeye çalıştı.He tried to hold back his anger.
Tom öfkesini dizginleyemedi.Tom couldn't restrain his anger.
Kendini dizginle biraz.Hold your horses.
Tom, lütfen kendini dizginle.Tom, please restrain yourself.
Tom kendini dizginledi.Tom restrained himself.
Onlar Tom'u dizginlediler.They restrained Tom.
O çocuk dizginlemek zorunda.That child has to be restrained.
Leopold, o bana fısıldadı, kendini dizginle.Leopold, she whispered to me, restrain yourself.
Yaldızlı dizginler daha iyi bir at yapmazlar.Gilded reins do not make for a better horse.
Altın dizginler daha iyi bir at yapmazlar.Golden reins do not make a better horse.
Tom öfkesini dizginlemeye çalıştı.Tom tried to restrain his anger.
Kendimi dizginleyemedim.I couldn't restrain myself.
Tom Mary'nin dizginlerini eline aldı.Tom has got Mary on a tight leash.
Tom'u dizginlemeye çalışıyorlar.They're trying to restrain Tom.
Ben tuvalete gitmek istiyorum ama kendimi dizginleyeceğim.I want to go to the restroom but I'll restrain myself.
Onları dizginledik.We restrained them.
Onları dizginlemeye çalışıyoruz.We're trying to restrain them.
Onlar onu dizginlemeye çalışıyor.They're trying to restrain him.
Tom kendini dizginleyemedi.Tom was unable to restrain himself.
Yaşamımda dizginleri ele almam için bu gereksiz algılardan kurtulmam lazım.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Ben kendimi dizginledim.I restrained myself.
Tom Mary'yi dizginlemeye çalıştı.Tom tried to restrain Mary.
Duygularını dizginledi.He got a grip on his emotions.
Angel kaçmaya çalışırken, oğlu Connor ise Angel Investigations'ın dizginlerini eline alır.While Angel fights to escape, his son Connor takes over the reins of Angel Investigations.
Asilleri dizginleyerek Fransa'yı güçlü ve merkezi bir ülke haline getirdi.By restraining the power of the nobility, he transformed France into a strong, centralized state.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Elagabalus ran backward in front of the chariot, facing the god and holding the horses reins.
Ama devlet idaresi dizginlerinin hepsi kendi eline verilmişti.The direction of the whole government was in his hands.
Dünya bir felakete doğru dolu dizgin koşuyor.The party heads for a complete disaster.
Bayan Samsa o süpürge dizginlemek için istediği gibi bir hareket yaptı, ama yapmadım.Mrs. Samsa made a movement as if she wished to restrain the broom, but didn't do it.
Kişişel isteklerin... ...dizginleri ele geçirmemesi lazım.There's no room for private feelings
Panik duygusu bulaşıcıdır. Sağduyunun kendisini dizginlemesine izin vermez.It is contagious, and won't allow itself to be ruled by common sense.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...And the spider's web is for the reins on the horse.
Atın dizginlerini benzer malzemelerden yaptım.The actual rigging on the reins on the horse are made from the same sort of thing.
Ancak, onun için kendini dizginlemek vermedi uzun.However, she didn't restrain herself for long.
Çok naziksiniz ve coşkuyu dizginlediniz, sadece birazcık.Curb the enthusiasm, just a little bit.
Ama minyatür bir kızak ve sekiz küçük dizgin geyik,But a miniature sleigh, and eight tiny rein-deer,
Yoram, ‹‹Hainlik bu, Ahazya!›› diye bağırdı ve arabasının dizginlerini çevirip kaçtı.Joram turned his hands, and fled, and said to Ahaziah, "There is treason, Ahaziah!"
Tanrı ipimi çözüp beni alçalttığı için Dizginsiz davranmaya başladılar bana.For he has untied his cord, and afflicted me; and they have thrown off restraint before me.
Böyle bir kadını dizginlemeye kalkmak, Rüzgarı ya da yağı avuçta tutmaya çalışmak gibidir.restraining her is like restraining the wind, or like grasping oil in his right hand.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.A fool vents all of his anger, but a wise man brings himself under control.
Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa,ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,
Ayrıştırma hatası: Çok satırlı Dizginin erken sonu ('.' işaretini mi unuttun?)Parse error: Premature end of Multiline String (did you forget the '.'?)
Ayrıştırma hatası: Tırnak içine alınmış Dizginin zamansız sonu (kayıp kapama işareti '"')Parse error: Premature end of Quoted String (missing closing '"')
LEN () işlevi, bir dizginin uzunluğunu gönderir.The BESSELJ() function returns the Bessel function.
Sırbistan futbol fanatiklerini dizginleyecekSerbia to rein in football hooligans
Daire, yeniden inşa projelerinde de dizginleri eline aldı.The department also took the reins in terms of reconstruction projects.
O zaman Zrvenkovski'nin SDSM'nin dizginlerini ele alması bekleniyor.Crvenkovski is expected to then take up the reins of the SDSM.
Irak, PKK'lı teröristleri dizginleme sözü verdiIraq vows to rein in PKK rebels
Yeni koalisyon parlamentoda dizginleri ele almaya hazırlanıyor. [Arşiv]A new coalition is preparing to assume the reins in parliament. [File]
Josipoviç Hırvatistan cumhurbaşkanı olarak dizginleri ele aldıJosipovic takes the reins as Croatian president
Pek çok kişi, ülkenin güçlü medya patronlarını dizginlemenin önemli bir adım olduğunu düşünüyor.Many see reining in the country's powerful media magnates as a crucial step.
Lider, Gruevski'nin ise bunun sorumlularını dizginlemek yerine onlara uyduğunu kaydetti.Instead of reining in those responsible, Gruevski simply complied with them, she said.
"Hayvanların Efendisi" motifi ile Luristan bronzu at dizgini takısı, yaklaşık MÖ 700Luristan bronze horse bit cheekpiece with "Master of Animals" motif, about 700 BC
Bakü'de Aliyev iktidar dizginlerini ele geçirdi ve konumunu hızla pekiştirdi.In Baku, Aliyev seized the reins of power and quickly consolidated his position.
M.Ö.460-450, bir atın dizginlerini ve mızraklarını tutarak ve pilos tarzı bir miğfer giyer460–450 BC, holding a horse's reins and spears and wearing a pilos-style helmet
İbn Raik hükümetin dizginlerini elinde tuttu ve adı halk dualarında Halife'ninkiyle birleştirildi.Ibn Raik held the reins of government and his name was joined with the Caliph's in public prayers.
Daha sonra bu dizginsiz dişi varlıklar tüm varlıkların mükemmel özgürlüğünü kutlamak için ortaya çıkarlar.Dann erscheinen diese hemmungslosen weiblichen Wesen, um die völlige Freiheit von allen Bedingungen zu feiern.
Ben dizginlere yapışınca göğsümden itti.Er zwang mir’s aus der Brust.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod