Tom ve Mary her ikisi de dizlerini incitti.Tom and Mary both hurt their knees.
Tom basketbol oynarken dizini incitti.Tom hurt his knee playing basketball.
Tom Mary'yi dizginlemeye çalıştı.Tom tried to restrain Mary.
Tom dizini masaya vurdu.Tom banged his knee on the table.
Tom dizini masaya çarptı.Tom banged his knee on the table.
Kulağa pembe dizi gibi geliyor.It sounds like a soap opera.
Dizinin bitiş şeklini beğenmiyorum.I don't like how the series is ending.
Sami dizlerine düştü ve hayatı için yalvarıyordu.Sami fell to his knees and was begging for his life.
Sami'nin dizüstü bilgisayarı kayboldu.Sami's laptop disappeared.
Sami, Leyla'yı önünde diz çöktürdü.Sami made Layla kneel in front of him.
Sami dizlerine düştü.Sami fell to his knees.
Dizliklerim nerede?Where are my shin guards?
Sami diz çökmüştü.Sami was on his knees.
Sami dizleri üzerindeydi.Sami was on his knees.
Tom sandalyeleri dizdi.Tom lined up the chairs.
Dizinin üstüne oturabilir miyim?Can I sit on your knee?
Senin dizinin üstüne oturabilir miyim?May I sit on your knee?
Dizim hala ağrıyor.My knee still hurts.
Dizi yayından kaldırıldı.The series was cancelled.
Tom tabakları masaya dizdi.Tom set the plates down on the table.
Breaking Bad en sevdiğim dizi.Breaking Bad is my favorite series.
Hikâye dizelpunk temalı bir ortamda geçiyor.The story is set in a dieselpunk environment.
Gomorra dizisini arka arkaya izleyip bitirdim biraz önce.I've just finished binge-watching Gomorrah.
Donald Trump'ın film ve dizilerde aldığı küçük rolleri gördün mü?Have you seen the cameo appearances of Donald Trump?
Arka arkaya izlenesi bir dizi bu.It's a bingeworthy series.
Bölümleri art arda izlemelik bir dizi bu.It's a bingeworthy series.
Duygularını dizginledi.He got a grip on his emotions.
İdam mangası tarafından kurşuna dizildi.He was shot by a firing squad.
Tom'un takımı turnuvada zorlu rakipleri dize getirdi.Tom's team kicked some major-league ass in the tournament.
Tom dün dizinin tüm bölümlerini arka arkaya izledi.Tom binge watched the whole series yesterday.
Senin bir dizüstü bilgisayar aldığını duydum.I hear you bought a laptop.
İngilizcede söz dizimi Fincedekinden daha sıkıdır.In English the word order is stricter than Finnish.
Dizlerimin arkasından gıdıklanıyorum.I'm ticklish behind my knees.
Dizlerimin arkasından gıdık alıyorum.I'm ticklish behind my knees.
Tom düşüp dizini yaraladı.Tom fell and injured his knee.
Tom düşüp dizini sakatladı.Tom fell and injured his knee.
Tom düşüp dizini incitti.Tom fell and injured his knee.
Dizüstü bilgisayarım tamir ediliyor.My laptop is being repaired.
Dün gece dizinin tekrarı oynuyordu.There was a rerun of the episode last night.
Bu dizilerle büyüdüm.I grew up with these TV shows.
Mary diz çöktü.Mary knelt down.
Mary dizlerinin üstüne çöktü.Mary got on her knees.
Tom'un kot pantolonunun dizlerinde yamalar var.Tom has patches on the knees of his jeans.
Robert kendini bir pembe dizideymiş gibi hissediyordu.Robert felt like he was in a soap opera.
Sonenin on dört dizesi var.The sonnet has fourteen verses.
Stefan dizüstü bilgisayarında bir film izliyordu.Stefan was watching a movie on his laptop.
"Doğuyu bu filmlerle, dizilerle tanıdım"."Doğuyu bu filmlerle, dizilerle tanıdım".
"Azra Kohen ve yeni dizi 'Fi' hakkında bilmeniz gerekenler"."Azra Kohen ve yeni dizi 'Fi' hakkında bilmeniz gerekenler".
2 yıldır türlü türlü şirketlerle dizi görüşmelerimiz oluyordu.2 yıldır türlü türlü şirketlerle dizi görüşmelerimiz oluyordu.
"Fi dijital dizilerin yolunu açar"."Fi dijital dizilerin yolunu açar".
"Fi dizisindeki stillerin çatışması"."Fi dizisindeki stillerin çatışması".
Erkeğin Yittiği Yerde - Everest Yayınları / İnceleme Dizisi 2009”.Erkeğin Yittiği Yerde - Everest Yayınları / İnceleme Dizisi 2009”.
"Samsung Başrolüyle Fi Dizisi Değerlendirmesi"."Samsung Başrolüyle Fi Dizisi Değerlendirmesi".
Tüm G1G1 dizüstü bilgisayarların teslimatı 19 Nisan 2008'e kadar tamamlandı.Delivery of all of the G1G1 laptops was completed by April 19, 2008.
"Hayat Mucizelere Gebe dizisinde rol alan Damla Colbay: Bana kalsa doğurmazdım"."Hayat Mucizelere Gebe dizisinde rol alan Damla Colbay: Bana kalsa doğurmazdım".
Dizide, Amy bir cadıdır.In the show, Amy is a witch.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."The ghosts fall on their knees."
Sonar, 432 bireysel transdüserden oluşan büyük bir dizi idi.The sonar was a large array of 432 individual transducers.
Office 365 hizmeti, bir dizi ürün ve hizmetten oluşur.The Office 365 service consists of a number of products and services.
Michelangelo bile köprü dizayncısı olarak düşünülmüştü.Michelangelo also was considered as designer of the bridge.