Ana içeriğe geç
Sözlük

diz ile cümle

diz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un dizaynı çok orijinaldir.Tom's design is very original.
Mary yerde oturdu ve kollarını dizlerinin etrafına sardı.Mary sat on the floor and wrapped her arms around her knees.
Benim kötü dizlerim var.I have bad knees.
Bu şiir her birinin beş dizesi olan dört kıtadan oluşur.This poem is composed of four verses, each of which has five lines.
O dizüstü bilgisayarı bana ver.Give me that laptop.
Ben karda yoldan ön kapıma kadar üç dizi ayak izi gördüm.I saw three sets of footprints in the snow from the road up to my front door.
Tom diz çöküyor.Tom is kneeling.
Mary dizlerini göğsüne çekti ve çenesini onlara dayadı.Mary pulled her knees up to her chest and rested her chin on them.
Tom dizlerini göğsüne kadar çekti.Tom pulled his knees up to his chest.
Tom arabayı dizleriyle yönlendirdi.Tom steered the car with his knees.
Bu dizüstü bilgisayar çok ince.This laptop is very thin.
Tom'un dizaynı son derece orijinaldi.Tom's design was highly original.
Tom'un yapay diz eklemi var.Tom has an artificial knee joint.
Dizüstü bilgisayarlar bile geri dönüştürülebilir.Even notebooks can be recycled.
CBS'in bu diziyi kaldırması gerekir.CBS should cancel this show.
Hayatım bir TV dizisi.My life is a soap opera.
Hayatım bir pembe dizidir.My life is a soap opera.
Dizim incitmeye devam ediyor.My knee keeps hurting.
Tom Mary'nin yanında diz çöktü.Tom knelt beside Mary.
Mary diz üstü botlarını giydi.Mary put on her knee-high boots.
Kamp gezisi sırasında, Tom dizanteri oldu.While on the camping trip, Tom got dysentery.
Tom kendini dizinden vurdu.Tom shot himself in the knee.
İnsanlar dua etmek için neden diz çöküyorlar?Why do people kneel down to pray?
Fadıl, Leyla'dan bir dizi mektup aldı.Fadil received a number of letters from Layla.
Tom'un diz yaralanması ne kadar kötüydü?How bad was Tom's knee injury?
Düştüm ve dizimi yaraladım.I fell down and bruised my knee.
Ağrıyan bir dizim var.I have a sore knee.
Dizüstü bilgisayarınızı bir süre ödünç alabilir miyim?Can I borrow your laptop for a second?
Güneş G tipi ana dizi yıldızıdır.The Sun is a G-type main-sequence star.
Dizlerim şimdi iyi durumda.My knees are fine now.
Dizim şimdi iyi.My knee is fine now.
Yeni bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.I need a new laptop.
Ben kendimi dizginledim.I restrained myself.
Hayat bir dizi karardır.Life is a series of decisions.
Tom dizüstü bilgisayarını çıkardı.Tom pulled out his laptop.
Yeni hükümdara diz çökün.Bow down to your new ruler.
Yaşam bir dizi tesadüften başka nedir?What is life but a series of coincidences?
Dizüstü bilgisayarım bozuk.My laptop is broken.
Bu dizüstü bilgisayarın fiyatı nedir?How much does this laptop cost?
O benim dizüstü bilgisayarım değil.That's not my laptop.
Hayat bir dizi tesadüftür.Life is a series of coincidences.
Hayat sadece bir raslantı dizisidir.Life is just a series of coincidences.
Tom yatağına oturdu ve dizüstü bilgisayarını açtı.Tom sat on his bed and opened his laptop.
Mary bir pembe dizi yıldızıdır.Mary is a soap opera star.
Bana dizini göster.Show me your knee.
Dizüstü bilgisayar çalışmayı durdurdu.The laptop stopped working.
Dizüstü bilgisayar çalışmayı durduruyor.The laptop's stopped working.
Polis bir dizi silahlı saldırıyı araştırıyordu.The police was investigating a series of shootings.
Dizüstü bilgisayarımı tamir edebilir misin?Can you fix my laptop?
Lucario, Pokémon dizisindeki bir yaratıktır.Lucario is a creature in the Pokémon series.
TV'de aptalca bir dizi vardı.Some stupid series was on TV.
Kovan mühimmat deposuna düştü ve bir dizi patlama yarattı.The shell fell into the ammunition depot, which provoked a series of explosions.
Kabuk mühimmat depolarına düştü ve bir dizi patlamalar yarattı.The shell fell into the ammunition depot, which provoked a series of explosions.
Tom, Mary'ye bir dizi anahtar verdi.Tom handed a set of keys to Mary.
Tom diz yaralanmasından kurtuluyor.Tom is recovering from a knee injury.
Tom ellerini dizlerinin üzerine koydu.Tom placed his hands on his knees.
Bir dizüstü bilgisayar almak istedim.I wanted to buy a notebook.
Tom yere düştü ve dizini incitti.Tom fell down and hurt his knee.
Dizini incittin mi?Did you hurt your knee?
Dizin nasıl?How's your knee?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod