Tom dizlerinin üzerine çöktü.Tom got down on his knees.
Size bir dizi soru soracağım.I'm going to ask you a series of questions.
Biz bir dizi cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a series of murders.
Ben dizimi kazıdım.I scraped my knee.
Dizimi incittim.I hurt my knee.
Dizim çok acıyor.My knee hurts a lot.
Benim dizüstü bilgisayarı nereye sakladın?Where did you hide my notebook?
Dizüstü bilgisayarımı nereye koydun?Where did you put my notebook?
İnternet tüpler dizisidir.The Internet is a series of tubes.
"The Simpsons" en sevdiğim televizyon dizilerinden biridir."The Simpsons" is one of my favourite TV shows.
"Ölüm Defteri" benim en çok sevdiğim on televizyon dizisinden biridir."Death Note" is one of my top ten favourite TV series.
Benim dizüstü bilgisayarım nerede?Where's my notebook?
Tom yeni bir dizüstü bilgisayar aldı.Tom bought a new notebook.
Tom oyun sırasında Tom sağ dizini yaraladı.Tom injured his right knee during the game.
Ben tuvalete gitmek istiyorum ama kendimi dizginleyeceğim.I want to go to the restroom but I'll restrain myself.
Tom bir dizi cinayet işledi.Tom committed a series of murders.
Onları dizginledik.We restrained them.
Onları dizginlemeye çalışıyoruz.We're trying to restrain them.
Onlar onu dizginlemeye çalışıyor.They're trying to restrain him.
Tom bir dizi cinayetten dolayı iki ömür boyu hapis cezası çekiyor.Tom is currently serving two life sentences for a series of murders.
Hayat bir seçimler dizisidir.Life is a series of choices.
Dan o pembe dizinin hiçbir bölümünü kaçırmadı.Dan didn't miss any episode of that soap opera.
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.Tom's knee hurts when he walks up or down stairs.
Mary dizlerine kadar uzanan uzun bol bir tişört giyiyordu.Mary wore a long baggy T-shirt down to her knees.
Fibonacci dizisinin doğada çok örneği vardır.There are many examples of the Fibonacci sequence in nature.
Diz üstü bilgisayarında sadece ne yazdın?What did you just write in your notebook?
Ebeveynlerim dizlerinin üstünde yürümenin kötü şans olduğunu söyledi.My parents said it's bad luck to walk on your knees.
Terminatör efsanesi ayrıca bir TV dizisi.The Terminator saga also has a television series.
Su dizlerime ulaştı.The water reached my knees.
Bu dizüstü bilgisayar ince ve hafif.This laptop is thin and light.
Nancy dirseklerini dizlerinde dinlendirdi.Nancy rested her elbows on her knees.
Dizimde bir bağ yırttım ve ameliyat olmak zorundaydım.I tore a ligament in my knee and had to have surgery.
Dizlerimin ikisinde de ağrı hissedebilirim.I can feel pain in both of my knees.
Dizimde hala biraz ağrım var.I still have some pain in my knee.
Tom kendini dizginleyemedi.Tom was unable to restrain himself.
İkinci dizenin nasıl başladığını hatırlayamıyorum.I can't remember how the second verse starts.
Yaşamımda dizginleri ele almam için bu gereksiz algılardan kurtulmam lazım.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Tom'a bir dizüstü bilgisayar aldım.I bought Tom a laptop.
Bugünlerde, insanlar nadiren kendi dirsek ve dizleri üzerinde yamalar giymektedir.These days, people rarely wear patches on their elbows and knees.
Dizel motor Rudolf Diesel tarafından icat edilmiştir.The diesel engine was invented by Rudolf Diesel.
Tom dizüstü bilgisayarını kapattı ve ayağa kalktı.Tom closed his laptop and stood up.
Dizi politikası yok.There's no set policy.
Mary dizi izliyor.Mary is watching a soap opera.
Tom dizüstü bilgisayarını evde bıraktı.Tom left his laptop at home.
Ben onu büktüğümde dizim acıyor.My knee hurts when I bend it.
On florin için, bir dizi pul gönderirim.For ten florins, I send a series of stamps.
Ben futbol oynarken dizimi incittim.I hurt my knee when I was playing soccer.
Bu bir dizüstü bilgisayardır.It is a notebook.
Benim dizimin üzerinde oturmak ister misin?Would you like to sit on my knee?
"Ah! Ben ölüyorum" dedi Pierrette dizlerinin düşerken. "Beni kim kurtaracak?""Ah! I'm dying," said Pierrette, falling to her knees. "Who will save me?"
Pierrette dizlerinin düşerken "Ah! Ben ölüyorum" dedi. "Beni kim kurtaracak?""Ah! I'm dying," said Pierrette, falling to her knees. "Who will save me?"
O dizüstü bilgisayar ne kadar?How much is that laptop?
Bu dizüstü bilgisayar ne kadar?How much is this laptop?
Dizüstü bilgisayar, çantanın içinde.The notebook is in the briefcase.
Dizüstüm çöktü.My laptop crashed.
Tom dizlerini cam sehpa üzerine çarptı.Tom banged his knees on the glass coffee table.
Sen hiç 90'ların televizyon dizisi Zeyna: Savaşçı Prenses'i izledin mi?Have you ever watched the '90s TV show Xena Warrior Princess?
O, 1990'ların en kötü televizyon dizilerinden biriydi.It was one of the worst TV shows of the 1990s.
En sevdiğin anime televizyon dizisi nedir?What's your favorite Anime TV series?
Sword Art Online popüler bir anime dizisidir.Sword Art Online is a popular Anime series.