Ana içeriğe geç
Sözlük

diz ile cümle

diz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Makara yüksekte kalacak şekilde diz çökünKneel below a high pulley with a rope attached.
Makara yüksekte kalacak şekilde diz çökün Makara yüksekte kalacak şekilde diz çökünGrasp the cable rope attachment and lower the rope until your hands are next to your face.
Makara yüksekte kalacak şekilde diz çökün sırtınızda olmasını sağlayınFlex your hips slightly and allow the weight to arch your back.
Makara yüksekte kalacak şekilde diz çökün Makara yüksekte kalacak şekilde diz çökün ...Make sure to keep constant tension on your abs throughout the movement.
Bir dizi çalışmam daha var.I've got to train some more
Dizlerinin üstüne çök.On your knees
Bir dizi gerçekten ilginç sorular soruyorlar.And they ask a series of really interesting questions.
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Let's start to design the sound around us.
Sırtınızı eğik tutun ve dizlerinizi esnetinKeep your back arched as you begin the movement by flexing your knees.
50 yıl önce bir dizi konuşma yaptı.50 years ago, he gave a series of a bunch of different lectures.
Ancak ortalamada bir dizi sayı tek bir sayıyla temsil edilir.But the average is just one number that you can use to represent a set of numbers.
Bulduğumuz bütün cevaplar, sabit bir dizi eylemden oluşmaktaydı.All the solutions that we have found consist of a fixed sequence of actions.
Ve kendi hayatimi nasil bir deneyler dizisi olarak gordugumu...And I see my life as a series of experiments.
Hey! Senin yüzünden tüm saray karıştı. Ama sen dizi izlemek için buraya mı geldin?Hey, right now because of you the palace is in uproar, yet you're here leisurely watching a drama.
Tarihi dizileri izlemeyi bırak.You should stop watching those sagueks*. (*historical dramas)
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.So we record all these examples, the data, and then go through a sequence of steps.
Ve şunu hatırlıyorum, bir fuar dizaynını,And I remember an exhibition design
Pinocchio benim muhtemelen benim en iyi dizayn ürünlerimden biri, favorim.Pinocchio is probably one of my best design products, my favorite one.
O kaba kız önümde diz çöktüğünde bitecek.It'll be over when that commoner kneels before me.
Ve Dizzy'i kaydettim, ve o bir yıl sonra öldüAnd I recorded Dizzy.
Ve işte Dizzy, size söylediğim gibi, oradaydı.And there's Dizzy, just like I told you. He was there.
Orada, diziliminin çıkarılmasını bekliyor.It's in there, waiting to be sequenced.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.The two human DNA sequences go back to a common ancestor quite recently.
Bugün çocukların elinde yarım milyon dizüstü bilgisayar var.We have half a million laptops today in the hands of children.
Yani, kabaca 1 milyon tane dizüstü var.So, in rough numbers, there are a million laptops.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.In Colombia, we have about 3,000 laptops.
Ve aniden... bu çocuklar internete bağlı dizüstü bilgisayar sahibi oldular.And suddenly, the kids have connected laptops.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.They own the laptops. They take them home.
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.So now, in closing, people say, now why laptops?
Dizüstü bilgisayarlar pahalı, onlara iPod vermek gibi.Laptops are a luxury; it's like giving them iPods. No.
Dizüstü istememizin sebebi kritik olan kelimenin "eğitim" olması, dizüstü değil.The reason you want laptops is that the word is education, not laptop.
Bu bir eğitim projesi, dizüstü projesi değil.This is an education project, not a laptop project.
Ve dizüstünü bir aşı olarak düşünün.And think of the laptop as a vaccine.
Ve bir de krallara yakışır şıklığı içinde, dizüstü bilgisayarıyla Şef vardı.And there is the Chief, in all his regal finery, with a laptop computer.
Dizayn, resim hepsi çok ucuz gözüküyor!The design, the picture, it all looks so cheap!
Aslında, nükleer reaktör dizaynı yapıyorum.In fact, I design nuclear reactors.
Fakat kanatların tabanına tutunmuş ince küçük bir dizi kontrol kası vardır.Fakat kanatların tabanına tutunmuş ince küçük bir dizi kontrol kası vardır.
Bir tip davranışı gerçekleştirmek için bir dizi hücreyi seçtiniz.Bir tip davranışı gerçekleştirmek için bir dizi hücreyi seçtiniz.
Bu diğer bir doktora sonrası öğrenci olan Bettina Schell'in çalışmasından alınan bir dizin.Bu diğer bir doktora sonrası öğrenci olan Bettina Schell'in çalışmasından alınan bir dizin.
- Bak, dizime ne oldu? - Mert!But stupid thing made me fall down yesterday, look what happened to my knee
Tozdaki bakteri hücrelerini çıkardık, onlari açtık ve gen dizilerini karşılaştırdık.From the dust, we pulled out bacterial cells, broke them open, and compared their gene sequences.
RABbin huzurunda, RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerine ekmekleri dizdi.He set the bread in order on it before Yahweh, as Yahweh commanded Moses.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.The sons of Aaron the priest shall put fire on the altar, and lay wood in order on the fire;
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.You shall set them in two rows, six on a row, on the pure gold table before Yahweh.
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bathsheba bowed, and showed respect to the king. The king said, "What would you like?"
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.When he had taken him, and brought him to his mother, he sat on her knees until noon, and then died.
Yoram, ‹‹Hainlik bu, Ahazya!›› diye bağırdı ve arabasının dizginlerini çevirip kaçtı.Joram turned his hands, and fled, and said to Ahaziah, "There is treason, Ahaziah!"
Neden beni dizler, Emeyim diye memeler karşıladı?Why did the knees receive me? Or why the breast, that I should nurse?
Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu, Titreyen dizleri sen pekiştirdin.Your words have supported him who was falling, You have made firm the feeble knees.
Tanrı ipimi çözüp beni alçalttığı için Dizginsiz davranmaya başladılar bana.For he has untied his cord, and afflicted me; and they have thrown off restraint before me.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.I will give you thanks in the great assembly. I will praise you among many people.
Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.But I will always hope, and will add to all of your praise.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Those who dwell in the wilderness shall bow before him. His enemies shall lick the dust.
Düşkünler boynu bükük geri çevrilmesin, Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin.Don't let the oppressed return ashamed. Let the poor and needy praise your name.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Oh come, let's worship and bow down. Let's kneel before Yahweh, our Maker,
Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm.My knees are weak through fasting. My body is thin and lacks fat.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;I will give great thanks to Yahweh with my mouth. Yes, I will praise him among the multitude.
RAB'be övgüler sunsun ağzım! Bütün canlılar O'nun kutsal adına, Sonsuza dek övgüler dizsin.My mouth will speak the praise of Yahweh. Let all flesh bless his holy name forever and ever.
Böyle bir kadını dizginlemeye kalkmak, Rüzgarı ya da yağı avuçta tutmaya çalışmak gibidir.restraining her is like restraining the wind, or like grasping oil in his right hand.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.A fool vents all of his anger, but a wise man brings himself under control.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
diz ile cümle - Sayfa 40 - diz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App