Ana içeriğe geç
Sözlük

diz ile cümle

diz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Wounded Knee (Yaralı Diz) katliamı bu sene oldu.This is the year of the Wounded Knee Massacre.
Evet, çok açık ki DVD'de televizyon dizilerini izlemenin büyüsünü anlayamamışsın.Obviously you haven't understood the magic of TV series on DVD.
Şu yönde diz.Align it in this direction.
Yani eğer kristal biçimde dizilmiş buz parçaları varsa elinizdeSo if you have the actual water motecules in a lattice structure in the ice cube
Literatürde diz orgazmı diye bir ifade vardır.There is such a thing as a knee orgasm in the literature.
Ben bu yeni paradigmalar (değerler dizisi) altında yaşıyordum.I lived under this new paradigm.
Sana tarihi dizi izlememeni söylememiş miydim?I told you, to stop watching historical dramas, didn't I?
Bir dizi çalışmam daha var.I've got to train some more
Dizlerinin üstüne çök.On your knees
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Let's start to design the sound around us.
50 yıl önce bir dizi konuşma yaptı.50 years ago, he gave a series of a bunch of different lectures.
Bulduğumuz bütün cevaplar, sabit bir dizi eylemden oluşmaktaydı.All the solutions that we have found consist of a fixed sequence of actions.
Hey! Senin yüzünden tüm saray karıştı. Ama sen dizi izlemek için buraya mı geldin?Hey, right now because of you the palace is in uproar, yet you're here leisurely watching a drama.
Ve şunu hatırlıyorum, bir fuar dizaynını,And I remember an exhibition design
Pinocchio benim muhtemelen benim en iyi dizayn ürünlerimden biri, favorim.Pinocchio is probably one of my best design products, my favorite one.
Ve Dizzy'i kaydettim, ve o bir yıl sonra öldüAnd I recorded Dizzy.
Ve işte Dizzy, size söylediğim gibi, oradaydı.And there's Dizzy, just like I told you. He was there.
2 insanın DNA dizisi yakın geçmişte ortak bir ataya dönüyor.The two human DNA sequences go back to a common ancestor quite recently.
Ve dizüstünü bir aşı olarak düşünün.And think of the laptop as a vaccine.
Ve bir de krallara yakışır şıklığı içinde, dizüstü bilgisayarıyla Şef vardı.And there is the Chief, in all his regal finery, with a laptop computer.
Dizayn, resim hepsi çok ucuz gözüküyor!The design, the picture, it all looks so cheap!
Fakat kanatların tabanına tutunmuş ince küçük bir dizi kontrol kası vardır.Fakat kanatların tabanına tutunmuş ince küçük bir dizi kontrol kası vardır.
- Bak, dizime ne oldu? - Mert!But stupid thing made me fall down yesterday, look what happened to my knee
RABbin huzurunda, RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerine ekmekleri dizdi.He set the bread in order on it before Yahweh, as Yahweh commanded Moses.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.The sons of Aaron the priest shall put fire on the altar, and lay wood in order on the fire;
Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, ‹‹Ne istiyorsun?›› diye sordu.Bathsheba bowed, and showed respect to the king. The king said, "What would you like?"
Neden beni dizler, Emeyim diye memeler karşıladı?Why did the knees receive me? Or why the breast, that I should nurse?
Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu, Titreyen dizleri sen pekiştirdin.Your words have supported him who was falling, You have made firm the feeble knees.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.I will give you thanks in the great assembly. I will praise you among many people.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Oh come, let's worship and bow down. Let's kneel before Yahweh, our Maker,
RAB'be övgüler sunsun ağzım! Bütün canlılar O'nun kutsal adına, Sonsuza dek övgüler dizsin.My mouth will speak the praise of Yahweh. Let all flesh bless his holy name forever and ever.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.A fool vents all of his anger, but a wise man brings himself under control.
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.So man is brought low, mankind is humbled, and the eyes of the arrogant ones are humbled;
Gevşek elleri güçlendirin, Pekiştirin çözülen dizleri.Strengthen the weak hands, and make firm the feeble knees.
Dişlerimi çakıl taşlarıyla kırdı, Kül içinde diz çöktürdü bana.He has also broken my teeth with gravel stones; he has covered me with ashes.
Derken bir el dokundu, titredim; beni dizlerimle ellerimin üzerine kaldırdı.Behold, a hand touched me, which set me on my knees and on the palms of my hands.
Başına bir kamışla vuruyor, üzerine tükürüyor, diz çöküp önünde yere kapanıyorlardı.They struck his head with a reed, and spat on him, and bowing their knees, did homage to him.
Bunun için, yerde ve gökte her ailenin adını kendisinden aldığı Babanın önünde diz çökerim.For this cause, I bow my knees to the Father of our Lord Jesus Christ,
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Biziz, o saf saf dizilenler, biz."And we are truly those who stand in rows,
Dizilmiş yastıklar,Cushions arranged,
Melekler sıra sıra dizili durumda Rabbin geldiği zaman.And comes your Lord, and angels row on row,
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Andolsun, Biz öğüt alıp-düşünsünler diye, sözü birbiri ardınca dizip-indirdik.We have been sending word to them that they may take a warning.
Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da.And tall date-palms with their spathes pile on pile
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,And acacia covered with heaps of bloom,
Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı?Do they not see the birds above them flying wings spread out or folded?
Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.The sinners were seized by a blast from heaven, and lay overturned in their homes in the morning,
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,And comes your Lord, and angels row on row,
Sonra çekinenleri kurtarırız, zalimleriyse dizüstü çökmüş bir halde bırakırız orada.We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Meyve dizili muz ağaçları,And acacia covered with heaps of bloom,
Ve o bir egzersiz ve diyet koçu olarak dizayn edildi.And it was designed to be a robot diet-and-exercise coach.
Yatay olarak tutulan kalın kordona düğüm ve diziler bağlanırdı.The quest for the truth, in and of itself, is a story that's filled with insights.
Ancak, onun için kendini dizginlemek vermedi uzun.However, she didn't restrain herself for long.
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Cuz if your mind don't move and your knees don't bend ♫ ♫ Well don't go blaming the kids again ♫
Bunlar şu diziler.These are these arrays.
Çok naziksiniz ve coşkuyu dizginlediniz, sadece birazcık.Curb the enthusiasm, just a little bit.
Bu diziyi a üzeri 0'ı bulmak için kullanalım.So let's use this progression to figure out what a to the zero is.
-Bu House dizisi değil- This isn't House, Mr. Taylor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod