Dizilişi değiştirdim.I modified the formation.
Bazı insanlar her akşam televizyon dizilerini izlediler.Some people watched TV serials every evening.
Simpsonlar popüler bir televizyon dizisidir.The simpsons are a popular tv show.
Ben dizüstü bilgisayarımı çaldırdım.I got my notebook stolen.
Benim dizüstü bilgisayar son zamanlarda çok yavaş çalışıyor.My laptop has been running so slow lately.
Onun yeni bir dize ihtiyacı var.He needs a new knee.
Onun dizüstü zaten beş yıllık.His laptop is already five years old.
O, onu dizinden vurdu.He shot him in the knee.
Tom'un ağrılı bir dizi var.Tom has a sore knee.
Tom'un yaralı bir dizi var.Tom has a sore knee.
Onlar bu akşam TV dizileri izlediler.They have watched TV serials this evening.
Evim depreme dayanıklı olarak dizayn edilmiştir.My house is designed to withstand an earthquake.
Tom pembe dizi izliyor.Tom is watching a telenovela.
Kendini dizginle biraz.Hold your horses.
Tom diz çöktü.Tom kneeled.
Mary diz çöküyor.Mary is kneeling.
Saat 08.00 pembe dizisini izliyor musunuz?Do you watch the 8 o'clock soap opera?
Bizim yeni polisiye dizimiz bu akşam saat 7.30'da başlıyor.Our new serial thriller begins at 7.30 this evening.
Tom, lütfen kendini dizginle.Tom, please restrain yourself.
Tom düştü ve dizini sürttü.Tom fell and scraped his knee.
Dizlerimin üzerindeydim.I was on my knees.
Dizlerinin üstüne çök.Get on your knees.
Tom kafama dizüstü bilgisayarımla vurdu. O da çatladı!Tom hit me in the head with my laptop. Now it's cracked!
Tom dizüstü bilgisayarımla kafama vurdu. O şimdi çatlak!Tom hit me in the head with my laptop. Now it's cracked!
Yeni dizüstü bilgisayarım eskisinden daha ince ve daha hafif.My new laptop is thinner and lighter than my old one.
Kiliseye girince dizlerinin üstüne çöktü.She knelt down as she came into the church.
Tom, dizlerine masaj yapıyor.Tom is massaging his knees.
Kendine ne zaman yeni bir dizüstü bilgisayar satın alacaksın?When will you buy yourself a new laptop?
Şimdiye kadar ilk kez bu merhemle dizlerime masaj yaptım.This is the first time I've ever massaged my knees with this ointment.
Yağlama sistemi kötü dizayn edilmişti.The lubrication system was poorly designed.
Benim diz üstü bilgisayarım çalındı.My laptop has been stolen.
Dizlerime masaj yapmak zorundayım.I have to massage my knees.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar satın aldım.Last Saturday I bought a laptop.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar aldım.Last Saturday I bought a laptop.
O akşamlarını dizüstü bilgisayarının önünde geçirir.He spends his evenings in front of his laptop.
İşte pembe dizüstü bilgisayarım.Here's my pink notebook.
Dizinde bir çocuğu olan kadının fotografik bir hafızası var.That woman who has a child on her knee has a photographic memory.
"Neden yeni bir dizüstü bilgisayar aldın?" "Dayanamadım""Why did you buy a new laptop?" "I couldn't resist!"
Tom dizini yaraladı.Tom hurt his knee.
Senin yanında dizüstü bilgisayarın var mı?Do you have your laptop with you?
Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.The series of crimes were thought to have been committed by the same man.
Tom kendini dizginledi.Tom restrained himself.
Tom'un dizleri burkuldu.Tom's knees buckled.
Dizlerimizin üzerinde yaşamaktansa, ayaklarımızın üzerinde ölmek daha iyidir.Better to die on our feet, than to live on our knees.
Onlar Tom'u dizginlediler.They restrained Tom.
Dizlerini bük.Bend your knees.
Dizüstü bilgisayarını al.Get your notebook.
O çocuk dizginlemek zorunda.That child has to be restrained.
Bir dizi masa örtüsü ve peçete aldım.I bought a set of table linen.
Bu kaslar zayıfsa, diz kaputunu doğru konumda tutamazlar.If these muscles are weak, they cannot hold the kneecap in the correct position.
Ben bir dizi kötü şansa sahiptim.I had a run of bad luck.
Dizüstü bilgisayarımı almaya gitmem gerekiyor.I need to go get my laptop.
Dizüstü bilgisayarımı almaya gitmeliyim.I need to go get my laptop.
Tom Mary'ye dizüstü bilgisayarını verdi.Tom gave Mary his notebook.
Dizel göndererek bana yardım eder misin?Could you help me by sending diesel?
Dizel araçlar Avrupa'da popülerdir.Diesels are popular in Europe.
Dizel arabalar Avrupa'da popülerdir.Diesel cars are popular in Europe.
Pembe dizi bağımlısıyım.I'm addicted to soap operas.
Benim bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.I need a laptop.
Hangi dizüstü bilgisayara ihtiyacım var?Which laptop do I need?