Ana içeriğe geç
Sözlük

diyoruz ile cümle

diyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazıları bizim kadınlarımıza ucuz diyor, fakat biz onlara sadece "Anne" diyoruz." ifadesini duydular.Algunos dicen que nuestras mujeres son fáciles, pero nosotros las tratamos como a nuestras madres ("mamas").
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Llegan a ser cerca de mil millones.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Mi permetto osservare che sono un milione.
Biz onlara “Kızılderililer”, bazen de “Apaçiler” (normalde sadece bir kabilenin ismi) diyoruz.В историографии их обычно называют «союзами племён», иногда просто «племенами».
Biz ona Sismoskop(deprem gözler)diyoruz.Назвал его — «хитроскоп».
Buldukları yere Baykonur diyoruz, biliyorum...مكان الفطر أعرفه أنا...
"Biz kendi aramızda ona Fatty diyoruz." diyorlar fakat hala Dokuzuncu Gezegen'in resmi bir ismi yok.ومن بين تسعة أفلام أصدرنها أتوميك، ليس بأي منها اسم مشهور".
Buna Doppler Etkisi diyoruz.Esse fenômeno é chamado efeito Doppler.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Mas é apenas cem bilhões.
Bazıları bizim kadınlarımıza ucuz diyor, fakat biz onlara sadece "Anne" diyoruz." ifadesini duydular.Sommige mensen betitelen onze vrouwen als 'goedkoop' maar wij noemen ze gewoon 'Mama'").
Buna büyük kan dolaşımı diyoruz.Deze weg wordt de grote bloedsomloop genoemd.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Zostawiają oni miliard funtów.
Buna Doppler Etkisi diyoruz.Detta brukar inte kallas dopplereffekt.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Underburna spädbarn, eller prematurbarn, är de som föds före vecka 37.
Bu noktaların her birine VERTEX diyoruz.Ми згодні на кожне з цих тлумачень!
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Jako nedonošené novorozence označujeme děti porozené do 37. týdnu těhotenství.
Biz bu tanklara Ana Muharebe Tankı kısaca (AMT) (ingilizce→Main Battle Tank,MBT) diyoruz.Tím vznikla nová kategorie poválečných tanků Main Battle Tank - MBT.
Karşımıza çıkan değere de : Ω Y ( E ) {\displaystyle \Omega _{Y}\left(E\right)} diyoruz.Prvním z nich je, jak již víme, ω {\displaystyle \omega \,\!} .
Buna Doppler Etkisi diyoruz.A hatást emiatt Doppler–Fizeau-hatásnak is nevezik.
Biz ona Sismoskop(deprem gözler)diyoruz.Akkor Papkeresztúr-nak nevezték.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Keskoseksi kutsutaan ennen raskausviikkoa 37 syntynyttä lasta.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Tuhannelle miljoonalle käytetään erityistä nimeä miljardi.
Bu noktaların her birine VERTEX diyoruz.Θα αναλύσουμε κάθε μια από αυτές τις παραμέτρους με την σειρά.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Ως πρόωρος τοκετός ορίζεται κάθε τοκετός που πραγματοποιείται πριν από την 37η εβδομάδα της κύησης.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Det dreide seg om 1 milliard dollar.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Prematur anvendes som benevning på barn født før 37. graviditetsukes utgang.
Buna Doppler Etkisi diyoruz.Dette kalles Doppler-måling.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Dalam bahasa Inggris, angka ini disebut billion.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Sinh non là việc sinh nở của một trẻ sơ sinh khi chưa đủ 37 tuần thai kỳ.
Bu noktaların her birine VERTEX diyoruz.Mỗi nốt nhạc này được gọi là một bậc.
İşte gerçekte olmayan bu kuvvete merkezkaç kuvveti diyoruz.Đây là một chức vụ hữu danh vô thực và không thực quyền cầm quân.
Ağza giren,(biz buna,MAPS diyoruz) bölümün dudak ile diş arasında kalan bir muhafazası vardır.ここでは密教を含む)の中には、復た持明(真言)を以って秘蔵(秘密の教え)とする。
İşte gerçekte olmayan bu kuvvete merkezkaç kuvveti diyoruz.実質的な能力は保有していない名目上の部隊である。
Yani iki küme birebir eşlenebilir diyoruz.つまり二重に加入することになる。
"Biz kendi aramızda ona Fatty diyoruz." diyorlar fakat hala Dokuzuncu Gezegen'in resmi bir ismi yok.嚴格來說,「第九行星」並不是學術上正式的名稱。
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.有一个绰号:“龚十亿”。
Buna büyük kan dolaşımı diyoruz.这就叫做多重调度。
Biz bu tip malzemelere “metal” diyoruz.這種設計稱為「鎗式」。
Bazıları bizim kadınlarımıza ucuz diyor, fakat biz onlara sadece "Anne" diyoruz." ifadesini duydular.אנשים מסוימים קוראים לנשים שלנו זולות, אבל אנחנו פשוט קוראים להן אימהות".
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.הונו מוערך במיליארדי דולרים.
Biz bu tip malzemelere “metal” diyoruz.חומרים אלו נקראים "מטא-חומרים".
Bu noktaların her birine VERTEX diyoruz.Всяка такава права наричаме хоризонтална.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Глобяват го $3 млн.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Bilijón je število, ki označuje milijon milijonov.
Biz bu tip malzemelere “metal” diyoruz.Tokį stilių jie vadina „Love Metal“.
Buna Doppler Etkisi diyoruz.Seda nimetatakse tert-butüüli efektiks.
- 0'a eşit olduğu için, ikinci mertebeden homojen doğrusal diferansiyel denklem diyoruz. -Portanto, equações diferenciais segunda ordem lineares homogéneas -- porque são iguais a 0.
- 0'a eşit olduğu için, ikinci mertebeden homojen doğrusal diferansiyel denklem diyoruz. -Takže lineární druhého řádu a homogenní - protože se rovnají nule.
- 0'a eşit olduğu için, ikinci mertebeden homojen doğrusal diferansiyel denklem diyoruz. -Więc równanie różniczkowe drugiego rzędu linniowe jest jednorodne -- gdy równa się zero.
- 0'a eşit olduğu için, ikinci mertebeden homojen doğrusal diferansiyel denklem diyoruz. -פונקציות של X או Y, הם רק קבועים. לכן זו משוואה דיפרנציאלית לינארית מסדר שני, כיוון שהן שוות ל 0.
- 0'a eşit olduğu için, ikinci mertebeden homojen doğrusal diferansiyel denklem diyoruz. -また、これは、0に等しいので、 二階線形斉次微分方程式です。 これは、特に、面白い
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.11단계는 냉각과정입니다. 보통 갓 만든 빵을 그대로 먹지는 않지요.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.11-й этап называется "охлаждением" — мы никогда не едим хлеб сразу.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.A etap 11 nazywamy chłodzeniem - ponieważ nigdy nie zjadamy chleba od razu.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.A tizenegyedik szakaszt "hűtésnek" hívjuk, mivel valójában soha nem esszük meg rögtön a kenyeret.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Di tahap 11, kita sebut pendinginan -- sebab kita tak pernah makan roti langsung panas-panas.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.On appelle l'étape 11 le refroidissement car on ne mange jamais vraiment le pain à la sortie du four.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Şi etapa a 11-a, o numim răcire -- pentru că nu mâncăm niciodată pâinea imediat.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Stap 11 is het afkoelen, want we eten het brood nooit echt meteen op.
11. aşama, ona soğuma diyoruz -- çünkü hiçbir zaman ekmeği hemen yemeyiz.Und auf Ebene 11 wollen wir es kühlen - denn wir essen das Brot nie sofort.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod