Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorum ile cümle

diyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.A proto: vzhůru za hrami, které změní svět!
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Azt mondom, kezdődjenek el a világmegváltó játékok.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Deci, eu spun: să înceapă jocurile care schimbă lumea.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Dus, ik zeg, laat de wereld-veranderende spelen beginnen.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.자, 세상을 바꾸는 게임을 시작합시다.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Por eso digo, comencemos los juegos que cambian al mundo.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Preto hovorím: poďme začať hry, ktoré zmenia svet.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Que comecem os jogos que mudarão o mundo.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Que les jeux qui changeront le monde commencent!
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Quindi, io dico: diamo inizio ai giochi che cambieranno il mondo.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Så, jag säger, låt de världsförändrande spelen börja.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Så jeg siger, lad de verdens-forandrende spil begynde.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Tak więc: Otwieram igrzyska zmieniania świata.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Vậy hãy để những trò chơi thay đổi thế giới bắt đầu.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Γι'αυτό λέω, ας αρχίσουν τα παιχνίδια που θα αλλάξουν τον κόσμο.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Затова казвам, нека променящите света игри да започнат.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Скажу так: "Да начнутся игры, меняющие мир".
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Тому я оголошую початок ігор, які врятують світ.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.אז אני אומרת, בואו נתחיל במשחקים משני-עולם.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.إذاً، أقول دعوا الألعاب المغيرة للعالم تبدأ.
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.どうもありがとうございました
Diyorum ki, durum bu, özkaynağım arttı.Ich sage, wow, Bank, habe ich dieses $ 750.000 Eigenkapital.
Diyorum ki, durum bu, özkaynağım arttı.Říkám banko, má vlastní jmění 750 000 dolarů.
Diyorum ki, durum bu, özkaynağım arttı.Tôi nói với ngân hàng, tôi có vốn chủ sở hữu 750.000 đô-la
Diyorum ki, durum bu, özkaynağım arttı.Τους λέω ότι έχω ιδία κεφάλαια αξίας $750,000.
Diyorum ki, durum bu, özkaynağım arttı.Я кажу, вау, я маю 750 000 доларів власного капіталу.
Diyorum ki, durum bu, özkaynağım arttı.私が金持ちだと良いけど、でも現金は持っていません。
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz"Ano, můžeme o tom mluvit.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz"Ja, we kunnen dit onderwerp bespreken.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz"Ja, wir können darüber reden.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabilirizJe dis, " Oui, nous pouvons parler de ce problème.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz이제 "자, 에이즈에 대하여 숨기지 말고 이야기합시다"
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz Terkedip örtbas etmeye gerek yoktur""Sì, possiamo parlarne, non deve rimanere un tabù".
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabilirizTôi nói rằng: "Vâng, chúng ta có thể bàn luận vấn đề này.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz"Да. Мы можем говорить об этом.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabiliriz"Да, ние можем да говорим по този въпрос.
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabilirizאני אומרת "כן, אנחנו יכולים לדבר על הנושא הזה
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabilirizأداة للقول " نعم يمكننا التحدث عن هذه القضية "
Diyorum ki "Evet, bu konu hakkında konuşabilirizクローゼットに隠しておく必要はない。」と伝えることができるのです。
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz."Be', non saprei, che si sieda?". Allora dico: "OK, insegnamogli a sedersi".
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Erre javaslom, hogy "Tanítsuk meg leülni." És akkor adunk neki valami okot, ami miatt érdemes leülnie.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Eu digo: "Vamos ensiná-lo a sentar." E então damos-lhe uma razão para sentar.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.I-am zis "Hai să-l învăţăm să şadă." Şi apoi îi dăm un motiv ca să şadă."
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Ich sagte: "Lasst uns ihm beibringen, sich zu setzen." Und dann geben wir ihm einen Grund, sich zu setzen.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Ik zei: "Laten we hem leren zitten." En dan geven we hem een reden om te zitten.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Je réponds "Allons lui apprendre à s'assoir." Puis on lui donne une raison de s'assoir.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.전 이렇게 말하죠. "앉는 것을 가르치세요." 그리고 우리는 개에게 앉을 이유를 알려줍니다.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Mówię: "To nauczmy go siadać". I wtedy dajemy mu powód, by siadał.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Y les digo: "Enseñémoslo a sentarse". Y le damos una razón para sentarse.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Είπα, "Ας του μάθουμε να κάθεται". Και στη συνέχεια του δίνουμε ένα λόγο για να κάτσει.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz."Ами, не знам, сигурно да сяда." А аз: "Хайде да го научим да сяда."
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Я говорю, "Давайте научим его садиться". После чего мы дадим ему основание чтобы он сел.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.אמרתי, "בוא נלמד אותו לשבת." ואז אנחנו נותנים לו סיבה לישיבה לשבת.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.أقول، "دعونا نعلمه الجلوس." ثم نعطيه سبباً للجلوس.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.そして、犬にお座りをする理由を与えます。 第一段階はまるで
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Je dis, non, le mental est là malgré tout, vous comprenez.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Nem...az elme még ebben is ott van, érted? Csak legyél a semmi.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Ti dico, no, la mente e' addirittura li', vedi.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Yo digo, no, la mente está allí, incluso eso, ¿ves?
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Я говорю, что и здесь ум, понимаешь?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod