Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Říkáte si, 3 krát nějaké číslo se rovná 15.
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Stai dicendo che ciò equivale a dire che 3 per un numero è pari a 15.
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Tässä 3 kertaa jokin numero on yhtä kuin 15.
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Λέτε δηλαδή ότι 3 φορές κάποιον αριθμό ισούται με 15.
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Ви просто говорите, що 3 помножене на якесь число дорівнює 15.
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Вы просто говорите: "Что-то умноженное на 3 ... равно числу 15."
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .Казваш, че това значи "3 по някакво... ...число е равно на 15."
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .נגיד שזה אומר שיש לנו שלוש פעמים מספר כל שהוא שווה חמש עשרה
Diyorum ki 3 kere bir şey 15 ediyor. .كنت تقول هذا يقول بعض 3 مرات عدد يساوي 15.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli.Azt mondom, hogy noonának élete ezen pontján egy érett férfit kell találnia.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli. Demek istediğim bu.Je dis que nuna devrait rencontrer un homme mur.NVoilà ce que je dis.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli.Τότε, τώρα νούνα Λέω ότι αυτή η νούνα είναι σε μια φάση της ζωής της που πρέπει να βρει έναν πραγματικό άντρα.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli.لذا نونا الان اقصد ان نونا الان في فترة من حياتها يجب ان تجد الرجل المناسب
Diyorum ki, 'Bak'AZT MONDOM:
Diyorum ki, 'Bak'EU DIGO:
Diyorum ki, 'Bak'Eu spun: Doar uită-te.
Diyorum ki, 'Bak'ICH SAGE:
Diyorum ki, " Bakın, evet, tartışma grupları, dersin önemli bir parçası.제가 이것 봐, 그래. 이게 수업에서 중요한 부분이야.
Diyorum ki, " Bakın, evet, tartışma grupları, dersin önemli bir parçası.אני אומר, "תראו, כן, זהו חלק חשוב
Diyorum ki, 'Bak' Sadece bakJe dis regardez tout simplement regardez tout simplement
Diyorum ki, 'Bak'Я говорю: просто посмотри.
Diyorum ki, "Bilemiyorum,A tak si říkám:
Diyorum ki, "Bilemiyorum,Donc je me mets à penser, "bon, je sais pas,
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Also denke ich so, "Nun, ich weis nicht, ich weis nicht ob ich mich noch darüber aufregen soll."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Así que entonces pienso, "Bien, no lo se, no se si quiero enfurecerme con esto todavía."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Dus denk ik bij mezelf, "Wel, ik weet niet, ik weet niet of ik me daar al kwaad om wil maken."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Maka saya berpikir, "Saya tak tahu, apa harus kesal terhadap hal ini sekarang."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?""Não vou preocupar-me com isto". não sei se quero ficar já perturbado por causa disto."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Și atunci mă gândesc, "Mm, nu știu, nu știu dacă vreau să mă supăr din cauza asta încă".
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Więc znów sobie myślę, "Nie wiem, czy chcę żeby mnie to już zdenerwowało".
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?""אני לא יודע אם אני כבר רוצה להתרגז בגלל זה."
Diyorum ki, "Bilemiyorum,그래서 이렇게 생각했습니다. "뭐 모르겠군.
Diyorum ki, "Bilemiyorum,Oikeastaan ajattelen:
Diyorum ki, "Bilemiyorum,Quindi penso:
Diyorum ki, "Bilemiyorum,Έτσι σκέφτομαι,
Diyorum ki, "Bilemiyorum,Затова някак си мисля:
Diyorum ki, "Bilemiyorum,Так я считаю: "Ну, я не знаю,
Diyorum ki, "Bilemiyorum,لذا أفكر، " حسنا لست أدري،
Diyorum ki, "Bilemiyorum,「これに気分を害すべきか まだ分からない」と
Diyorum ki, bu berbat bir fikir.A já říkám, to je strašný nápad.
Diyorum ki, bu berbat bir fikir.なぜなら、 もしそれらの資産が本当に1億ドルの価値しかないのに、
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Az a véleményem, hogy ez a kudarc képlete.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Ce vreau să spun este că aceasta este în mod sigur O formulă pentru eşec.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Chci prostě říct, že je to úplně jasný recept na neúspěch.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Chodzi mi o to, że to jest pewna recepta na porażkę.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Het is een gegarandeerde formule voor mislukking.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Ich meine, das führt doch zwangsläufig zu Versagen.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Je veux dire c'est seulement Une recette pour l'échec
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.이는 분명 어떤 기능장애를 초래하는 것이죠.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Myslím, že toto je akurát tak plán neúspechu.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.O sea, es absolutamente una fórumla para el fracaso.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Tôi muốn nói đó đúng là 1 công thức cho sự thất bại.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Una formula di fallimento assicurato.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Αυτή είναι απόλυτα μία συνταγή για αποτυχία.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Искам да кажа, това е просто абсолютно формула за провал.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.Я хочу сказать, это просто очевидный рецепт неудач.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.אני מתכון, זוהי פשוט נוסחה לכשלון.
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.اعني ان هذا حتماً اسلوب فاشل
Diyorum ki bu tam anlamiyla bir basarisizlik formulu.やり方です こんな警告ラベルも傑作です
Diyorum ki, dünyayı-değiştiren oyunların başlamasına izin verelim.Also sage ich, lasst die weltverändernden Spiele beginnen!