Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorum ile cümle

diyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.אני אומר 'לא', המיינד נמצא אפילו בזה, את מבינה?
Diyorum ki... ...henüz herkes mutluyken... ...ondan kurtulalım.Azt mondom, most, miközben mindenki boldog, szabaduljunk meg tőle.
Diyorum ki... ...henüz herkes mutluyken... ...ondan kurtulalım.Ce que j'en dis, c'est que maintenant, tant que tout le monde est heureux, débarrassons-nous d'elle.
Diyorum ki... ...henüz herkes mutluyken... ...ondan kurtulalım. Ne demek istiyorsun? Allah'ım!Όσο είναι καλή η διάθεση, ας το τελειώνουμε. τι εννοείς;
Diyorum ki... ...henüz herkes mutluyken... ...ondan kurtulalım.بما ان المزاج جيد لننهي الامر
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Digo: observa qué es eso que (gesto de contracción) siente que cualquier cosa buena, "debo agarrarla"
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Hovorím, Pozerajte sa na to čo robí: "Ááh... čokoľvek príjemné musím zhrabnúť."
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Ich sage: Schau, was es ist, das sagt: "Alles was gut ist, muss ich mir schnappen!"
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak."Orice e bun trebuie sa fie al meu"
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Regarde ce que c'est ce... "Ah"... qui ressent : quelque chose de bon, je dois l'attraper".
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Říkám - podívej se, co je to, co cítí - aah, cokoli je příjemné, musím uchopit.
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Λέω, Δες τι είναι αυτό που νιώθει, "Ό,τι είναι καλό, πρέπει να το αρπάξω".
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Acho que estamos prontos para o nosso jogo épico.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Én azt mondom, készen állunk a saját hősi játékunkra.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Estamos listos para nuestro propio juego épico.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Eu spun că noi suntem gata acum pentru propriul nostru joc epic.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Ich behaupte, wir sind bereit für unser eigenes episches Spiel.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Ik zeg dat we klaar zijn voor onze eigen epische game.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Io dico: siamo pronti per il nostro gioco epico.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Jag påstår att vi är redo för vårt eget episka spel.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Jeg siger, at vi er parate til vores eget episke spil.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Je pense que nous sommes prêts pour notre jeu héroïque.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.우리만의 웅대한 게임을 할 준비가 됐습니다.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Podľa mňa sme pripravení na svoju veľkú hru.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Tôi nói rằng ta đã sẵn sàng cho trò chơi lịch sử của riêng chúng ta.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Tvrdím, že jsme připraveni na naši vlastní epickou hru.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Uważam, że jesteśmy gotowi na własną epicką grę.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Λέω πως είμαστε έτοιμοι για το δικό μας επικό παιχνίδι.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.И я говорю, что мы готовы к нашей собственной эпической игре.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Според мен сме готови за наша собствена епична игра.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.Тобто ми вже готові до власної епічної гри.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.אני טוענת שאנחנו מוכנים למשחק אפי משלנו.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.أنا أقول بأننا جاهزون لمغامرتنا الأسطورية.
Diyorum ki, kendi destansı oyunumuz için hazırız.彼らは文明の半分を
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Azt mondom, hogy az öntranszcendenciára való képesség csak az emberi létezés egy része.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Digo que la capacidad de autotrascendencia es simplemente una parte básica de ser humanos.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Estou a dizer que a capacidade para a auto-transcendência faz parte do ser humano.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Eu spun că acea capacitate de transcendenţă a sinelui este doar o parte principală a omului în sine.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Ich sage, dass die Fähigkeit zur Selbsttranszendenz nur ein Grundbaustein menschlichen Seins ist.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Ik zeg dat de capaciteit voor zelftranscendentie een fundamenteel deel van de mens is.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Je dis que la capacité d'autotranscendance fait simplement partie de nous en tant qu'humain.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.저는 지금 자기초월의 역량이 아주 기본적인 인간의 한 부분이라는 것을 이야기하고 있습니다.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Sto dicendo che la capacità di autotrascendenza fa parte di ogni essere umano.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Tôi đang nói rằng khả năng chuyển hóa tinh thần chỉ là một phần tất yếu của con người.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Tvrdím, že schopnost sebetranscendence je základní částí lidství.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Twierdzę, że możliwość autotranscendencji to podstawowy wyznacznik człowieczeństwa.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Λέω ότι η ικανότητα για αυτο-υπέρβαση είναι ένα βασικό κομμάτι της ανθρώπινης φύσης.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Мы говорили о том, что способность к эго-трансцендентности — одно из основных человеческих свойств.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Твърдя, че способността за преодоляване на егото е част от човешката природа.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.אני אומר שהיכולת להתעלות היא רק חלק בסיסי בהיותנו אנושיים.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.إنني أقترح أن إمكانية السمو بالنفس هي مجرد جزءٍ من كوننا بشر.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.人間存在のまさに基本部分であるということです。 私は、比喩を提案しています、
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Azt üzenem nektek: bízzatok magatokban, és higgyetek!
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Digo-vos: confiem em vocês mesmos e acreditem.
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Eu vă spun, aveţi încredere în voi şi credeţi.
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Hovorím vám, dôverujte si a verte.
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Ich sage ihnen, vertrauen Sie sich selbst und glauben Sie.
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Ik zeg je: vertrouw in jezelf en geloof.
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Io vi dico: abbiate fiducia in voi stessi e credete.
Diyorum ki, kendinize güvenin ve inanın.Jag säger till er att tro på er själva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod