Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.Y llamo a esto mi "año de hablar peligrosamente."
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.Και το ονόμασα "ο χρόνος που μιλούσα επικίνδυνα."
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.Аз я наричам моята "година на опасно говорене".
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.Я назвала этот год "Годом рискованных разговоров".
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.Я називаю це власним "роком небезпечних розмов".
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.אני קוראת לזה "השנה בצל סכנת הנאום" שלי.
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.وأنا أطلق على هذا العام " عام التحدث الخطر ".
Bu yıla "tehlikeli konuşma yılım" diyorum.(笑)
Büyük plak koleksiyonum vardı -- onları kurtaramadım. Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Saya adalah kolektor besar dari rekaman -- rekaman-rekaman itu tidak selamat. film-film terbakar.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.A protož pravím: Poslouchejte mne, oznámím i já také zdání své.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Azt mondom azért: Hallgass reám, hadd tudassam én is véleményemet!
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Bởi cớ ấy tôi nói rằng : Hãy nghe tôi ; Phần tôi cũng sẽ tỏ ra ý_tưởng của tôi .
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Bởi cớ ấy tôi nói rằng: Hãy nghe tôi; Phần tôi cũng sẽ tỏ ra ý tưởng của tôi.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Därför säger jag nu: Hör mig; jag vill lägga fram min mening, också jag.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Darum will ich auch reden; höre mir zu. Ich will mein Wissen auch kundtun.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Derfor sier jeg: Hør nu på mig! Også jeg vil uttale hvad jeg vet.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.derfor siger jeg: Hør mig, lad også mig komme frem med min Viden!
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Iată de ce zic: ,Ascultaţi-mă! Îmi voi spune şi eu părerea.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.그러므로 내가 말하노니 내 말을 들으라 나도 내 의견을 보이리라
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Luister daarom naar mij; ik wil u ook mijn mening geven.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Pelo que digo: Ouvi-me, e também eu declararei a minha opinião.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Per questo io oso dire: Ascoltatemi; anch'io esporrò il mio sapere
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Por eso digo: Escuchadme, yo también expresaré mi parecer
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Preto hovorím: Nože počuj mňa, nech i ja poviem, čo viem!
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Przetoż mówię: słuchaj mię; ja też oznajmię zdanie swoje.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Sebab itu, dengarkanlah aku; izinkanlah aku mengatakan pendapatku
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Sentähden minä sanon: Kuule minua; minäkin ilmoitan, mitä tiedän.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Voilà pourquoi je dis: Écoute! Moi aussi, j`exposerai ma pensée.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Zato pravim: Poslušaj mene, tudi jaz hočem povedati misli svoje.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Δια τουτο ειπα, Ακουσατε μου θελω φανερωσει και εγω την γνωμην μου.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Поэтому я говорю: выслушайте меня, объявлю вам мое мнение и я.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.Прочее, казвам: Слушайте мене; Нека явя и аз мнението си.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.לכן אמרתי שמעה לי אחוה דעי אף אני׃
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.لذلك قلت اسمعوني انا ايضا ابدي رأيي.
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.因 此 我 說 、 你 們 要 聽 我 言 、 我 也 要 陳 說 我 的 意 見
‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, Ben de bildiğimi söyleyeyim.因此 我 說 、 你 們要聽 我 言 、 我 也 要 陳說 我 的 意見
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.C'est pour ça que je demande la création des "Directeurs des détails."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.우리는 Chief Detail Officer가 필요합니다.
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Daarom een oproep voor de 'Detaildirecteur'.
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Daher fordere ich einen "Detail-Vorstand".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.De aceea militez pentru un "Ofiţer Şef al Detaliilor".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Det er derfor jeg plæderer for "Chef for detaljer"
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Đó là lý do tôi thấy cần thiết có một "Giám đốc điều hành chi tiết"
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Ecco perché vorrei vedere un "Amministratore Capo dei Dettagli".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Es por esto que pido la creación del "Director de los Detalles".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Jag skulle vilja att det fanns "Detaljchefer."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Karenanya saya menyebutnya "Direktur Detail (Chief Detail Officer)."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Proponho o cargo de "Diretor Executivo de Pormenores".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Proponuję "Dyrektora ds. Szczegółów".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Proto volám po "vedoucím správy detailů".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.To je dôvod prečo volám po "Vedúcom Predsedovi Detailov"
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Γι' αυτό, επιβάλλεται ένας "Διευθύνων Σύμβουλος της Λεπτομέρειας".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Ето защо се нуждая от "Главен служител по детайлите."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.שבאופן כלכך מעציב מוזנח כרגע,
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.لهذا أنا أدعو ل " مدير التفاصيل."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.全ての企業が設けるべき役職です
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Aku tak lagi mempunyai kemasyhuran, lenyaplah harapanku pada TUHAN
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››A povedal som: Zahynula moja životná sila a moja nádej, ktorej som sa nadejal od Hospodina.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››A říkám: Zahynulatě síla má i naděje má, kterouž jsem měl v Hospodinu.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Digo, pois: Já pereceu a minha força, como também a minha esperança no Senhor.