Bu nedenle diyorum ki:Szóval azt mondom:
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Also schlage ich vor, dass wir nicht in Intelligenzen, sondern in Replikatoren denken.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Aş sugera aşadar să nu ne gândim la inteligenţă, ci la replicatori.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Così suggerisco che non pensiamo all'intelligenza, pensiamo ai replicatori.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Daarom zou ik willen voorstellen niet over intelligentie na te denken, maar over replicators.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Donc je suggère qu'il ne faut pas penser en terme d'intelligence, il faut penser en terme de réplicateur.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Entonces yo sugeriría que no pensáramos en inteligencia, sino que pensáramos en replicadores.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.그래서 저는 우리가 지능이 아니라 복제자를 생각해야 한다고 제안합니다.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Sugeruję, byśmy nie myśleli o inteligencji, ale o replikatorach.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Tudíž bych navrhla, abychom neuvažovali inteligenci; uvažujme replikátory.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Úgyhogy én azt javasolnám, hogy ne intelligenciában gondolkodjunk, hanem replikátorokban.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Έτσι θα πρότεινα να μη σκεφτόμαστε τη νοημοσύνη, αλλά τους αντιγραφείς.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Затова бих предложила да не мислим за интелигентност, а за репликатори.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.Поэтому, я предлагаю использовать не разум, а репликаторы.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.לכן אני מציעה שלא נחשוב על תבונה, אלא על משכפלים.
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.لذلك أنا اقترح أن نفكر في الذكاء , بل نفكر في معيدي التخليق
Bu nedenle, zekayı değil de, çoğaltıcıları göz önüne alalım diyorum.考えることを提案します そのことから 私は別の方程式を提案しました
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?A quoi bon cela, me disais-je, à quoi bon tout cela?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Čo to bolo, vravím si, čo to bolo?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Despre ce e vorba, mă gândeam, despre ce să fie vorba?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Điều đó là sao, tôi tự hỏi, điều đó là sao?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Ez mi volt, mondtam magamban, ez honnan jött?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?그건 대체 무슨 뜻이지? 무슨 말이야?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Ma cosa era successo? Cioè, perché avevo fatto così?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?O čem to bylo, říkám si, o čem to bylo?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?O co w tym chodziło, mówię, o co chodziło?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?"O que foi aquilo, o que foi aquilo?"
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?¿Qué fue eso?, me decía, ¿qué fue eso?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?"Vad var det där?" undrade jag, "Vad handlade det där om?"
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Was passierte da?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?Wat was dit nou, vroeg ik me af, waar ging dit over?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?За какво пък беше това, което казвах, какво значеше то?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?"Что это было", спрашивал я себя, "Что?"
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?מה זה היה, אני אומר, על מה זה היה?
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?ماذا كان ذلك، كنت أقول، ماذا كان ذلك؟
Bu neyle ilgiliydi, diyorum ki, bu neyle ilgiliydi?自分の中で理解するのに100マイルかかりました
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Die noem ik de prima donna van de sterrenstelsels, omdat ze een beetje de blits maken.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Gosto de lhes chamar as prima-donas das galáxias, pois gostam de exibir-se.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Ich nenne sie gern die Primadonnen der Galaxywelt, denn sie sind irgendwie Angeber.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Îmi place să le numesc primadonele lumii galaxiilor, fiindcă ele parcă se dau în spectacol.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Jag brukar kalla dessa galaxvärldens primadonnor, eftersom de på sätt och vis är posörer.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.J'aime à les appeler les prima donna du monde des galaxies car elles sont un peu prétentieuses.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.눈에 띄는 은하이기 때문에 저는 이것를 은하 세계의 프리마돈나라고 부르고 싶습니다.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Las llamo las prima donnas del mundo de las galaxias, porque son algo exhibicionistas.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Mi piace chiamarle "prime donne" del mondo galattico, poiché sono una specie di esibizioniste.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Říkávám jim primadony galaktického světa, protože jsou to takové chlubilky.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Saya suka menyebutnya primadona dunia galaksi, karena mereka seperti pamer keindahan.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Tôi thích gọi chúng là "người phụ nữ đầu tiên" của thế giới thiên hà, bởi vì chúng khá phô trương.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Μου αρέσει να τους αποκαλώ "πριμαντόνες" των γαλαξιών, επειδή είναι "φιγουρατζήδες" γαλαξίες.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Мені подобається називати їх примадоннами галактичного світу, адже вони люблять покрасуватися.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Мне нравиться называть их примадоннами галактического мира, потому что они любят покрасоваться.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Обичам да ги наричам примадони на галактическия свят, защото са някак показни.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.אני אוהבת לקרוא להן הפרימדונות של עולם הגלקסיות, כיוון שהן גנדרניות כאלה.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.احب ان اسميهم السيدة الاولى في عالم المجرات لأنهم نوعاً ما يستعرضون
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.プリマンドンナと呼びます それは「活動銀河中心核」と呼ばれます
"Bunları bu kıza söylemeye çalış" diyorum. Aklımdan bunları geçiriyorum.C'est ce que je me dis.
"Bunları bu kıza söylemeye çalış" diyorum.Eu digo: "Tenta dizer isso a ela."
"Bunları bu kıza söylemeye çalış" diyorum.Ich sage einfach danke und gehe zum nächsten.
"Bunları bu kıza söylemeye çalış" diyorum."Încearcă să-i spui ei asta."
"Bunları bu kıza söylemeye çalış" diyorum.Ja odpovím, "Zkus to říct jí."