Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?Tu dis ça sachant qu'il ne reste qu'une semaine avant le prochain test ?
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?Zeg je dit, wetende dat er nog maar week over is tot het examen?
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?Το λες αυτό ξέροντας ότι υπάρχει μόνο άλλη μια εβδομάδα για την εξέταση;
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?А осъзнаваш ли, че има само една седмица до изпитите?
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?Ты говоришь это, зная, что до экзамена осталась неделя?
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun??את אומרת את זה בידיעה שנשאר רק שבוע אחד עד למבחן הקרוב
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?اتقولين هذا وانتي تعرفين انه بقي على الاختبارات اسبوع واحد؟
Sınavın haftaya olacağını bile bile mi bunu diyorsun?だから言ってるのよ
Sonra diyorsunuz ki, "Tamam, buraya kadar kabul ediyorum." -그러자 여러분들이 말합니다 "그래, Sal. 괜찮은 것 같아"
Sonra diyorsunuz ki, "Tamam, buraya kadar kabul ediyorum." -Και τότε θα μου πείτε ότι, εντάξει Sal αυτό ακούγεται λογικό μέχρι εδώ.
Sonra diyorsunuz ki, "Tamam, buraya kadar kabul ediyorum." -И аз казвам не, не, не, не.
Sonra diyorsunuz ki, "Tamam, buraya kadar kabul ediyorum." -ومن ثم تقول: حسناً، ان هذا يبدو --ذلك منطقي للغاية
Sonra diyorsunuz ki, "Tamam, buraya kadar kabul ediyorum." -言うでしょう。 しかし、6ヶ月後に返済する意図があり、
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.E' la stessa cosa se un ragazzo dice che si è preso una cotta per me.
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.Es lo mismo si un chico me dice que está enamorado de mi
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.Mais, tu peux répondre à la situation comme si un garçon m'aimait.
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.Nie ma różnicy, jeśli chłopak ci powie, że mu się podobasz.
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -Budu vám z toho účtovat 1/12. Budu vám účtovat 100% děleno 12 a to je kolik?
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -그래서 여러분들은 말합니다 "Sal, 이건 좀 심하지만" "돈이 필요하니 그렇게 할게"
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -Οπότε λέτε, εντάξει Sal, η συμφωνία είναι κάπως δυσβάσταχτη, αλλά χρειάζομαι τα χρήματα, οπότε θα το κάνω.
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -Знаеш, че 50% за шест месеца пак не е евтино. Ами ако имам парите след един месец?
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -لذا ستقول: حسناً، انك تسحقني قليلاً لكنني احتاج المال لذا سأقبل
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -しかし私はお金が必要なので、私はそれをやります。 しかし、もう一度、125%の年間ベースでは、
Söyle bana. Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Me dices, dices: "¡Tengo algo que me interesa!", y respondo:
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Allora Charlie, perché dici che lui dovrebbe avere la possibilità di usare la golf car?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Beritahu kita, Charlie, mengapa anda berkata kalau dia harus diperbolehkan menggunakan mobil golf?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Cho chúng tôi biết, Charlie, tại sao cô nói anh ta nên được quyền sử dụng một xe golf?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Cuéntanos Charlie, ¿por qué dirías que él debería usar el carrito de golf?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Diga-nos, Charlie, porque é que diz que ele devia poder usar um carrinho de golfe?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Dites-nous, Charlie, pourquoi vous dites qu'il devrait pouvoir utiliser une voiturette ?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Fortæl os, Charlie, hvorfor ville du sige, han burde have lov til at benytte en golfvogn?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?말해주세요 찰리 왜 그가 골프 카트를 이용할 수 있어야 한다고 말하는거죠?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Mondja el nekünk Charlie, miért gondolja, hogy meg kell engedni, hogy golfkocsit használjon?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Povězte nám, Charley, proč byste řekla, že by měl mít Martin možnost používat vozík?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Powiedz nam Charlie dlaczego Casey powinien dostać wózek golfowy?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Sagen Sie uns, Charlie, warum sagen Sie, er sollte den Golfwagen benutzen?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Spune-ne, Charlie, de ce ai spune ca ar trebui sa poata folosi masina de golf?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Vertel eens Charlie, waarom vind je dat hij een golfkar mag gebruiken?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Πες μας, Τσάρλι, γιατί θα έλεγες ότι θα έπρεπε να του παραχωρηθεί αμαξάκι;
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Кажи ни, Чарли, защо смяташ, че трябва да може да използва количка за голф?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?Скажите нам, Чарли, почему вы бы дали ему возможность использования гольф-кара?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?תאמרי לנו, צ'ארלי, למה את אומרת שהוא צריך לקבל את הזכות להשתמש בעגלת הגולף?
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?أخبرنا، تشارلي، لماذا ستقول أنه يجب أن يحصل على عربة غولف؟
Söyle Charlie, neden golf arabası kullanabilmesi gerek diyorsun?なぜカートの使用を認めるべきなのだろうか? チャーリー:カートはゴルフの一部ではないからです
Şu an büyük ihtimalle "hey, Sal, bu 'karşı', 'komşu' 'hipotenüs' neyin nesi?" diyorsunuz.Možná si právě říkáte, ale jak poznám protilehlou a přilehlou odvěsnu a přeponu?
Şu an büyük ihtimalle "hey, Sal, bu 'karşı', 'komşu' 'hipotenüs' neyin nesi?" diyorsunuz.Možno si práve hovoríte, ale ako poznám protiľahľú a priľahlú odvesnu a preponu?
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:Ah, je sais ce que vous pensez.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:A vím, že si říkáte.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:E eu sei que você está pensando.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:E lo so a che pensi.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:Tak, wiem, co myślicie.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:Tudom, hogy most gondolkodóba estél.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:Y sé lo que estás pensando.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:И я знаю, о чем вы думаете.
Şu anda şöyle diyorsunuzdur:وانا اعلم بما تفكرون
"Su çok yavaş akıyor!" Ve diyorsunuz ki :Je kijkt naar de waterval en denkt: oh, dat water valt echt heel traag.
"Su çok yavaş akıyor!" Ve diyorsunuz ki :Juste là-bas à l'horizon; vous regardez la cascade et vous vous dites, "Oh, l'eau tombe vraiment doucement."
"Su çok yavaş akıyor!" Ve diyorsunuz ki :이런 생각이 들겠죠 '와 저 폭포 정말 천천히 떨어지네.'
"Su çok yavaş akıyor!" Ve diyorsunuz ki :"Oh, das Wasser fällt wirklich langsam."
"Su çok yavaş akıyor!" Ve diyorsunuz ki :"Oh, el agua está cayendo muy lentamente". y dirías: