"O delidir" diyorlardı.They say: “Surely he is afflicted with madness”;
"Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.They say: “Surely he is afflicted with madness”;
Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.They say: “Surely he is afflicted with madness”;
"O, delidir!" diyorlardı.They say: “Surely he is afflicted with madness”;
Kelimelerin anlamını kaydırıp. "Size bu verilirse alın, bu verilmezse sakının," diyorlar.He whom Allah doometh unto sin, thou (by thine efforts) wilt avail him naught against Allah.
Kâfirler diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil miydi?”The unbelievers say, "Why has God not sent him, (Muhammad), some miracles."
Kim kaldırdı bizi yatağımızdan?” diyorlar...“İşte Rahmân'ın vâdi: Resuller doğru söylerler!”This is what the Beneficent God has promised. The Messengers have also spoke the truth".
"Size bu verilirse alın, bu verilmezse sakının," diyorlar.If you do not, then beware!"
Ve Allah'ı tanımayanlara, "Bunlar, müminlerden daha doğru yoldadır." diyorlar.They say of those who deny the truth, "They are more rightly guided than the believers."
"Türkler 'döner kebap', Yunanlar 'gyro', Iraklılar 'kas' diyorlar.“Turks call it döner kebab; Greeks call it gyro; Iraqis call it kas,” Qleibo says.
"Son zamanlarda Balkan savaş suçu görüntüleriyle beynimiz yıkanıyor." diyorlar."We are being showered with recent Balkan war-crime snuff production," they write.
Sonra da oraya gidip 'Bakın, burada yok,' diyorlar," şeklinde konuştu.Then they go to the location and say: 'See, he is not here
Bunun için de satıcılara, "Biraz alabilir miyim, iştahımı kessin," diyorlar."Give me just a bit, to quench my appetite!" they then tell the sellers.
Nazilere ve Almanlara karşı savaştım, şimdi de bana hain mi diyorlar?"I fought the Nazis and the Germans, and now they call me a traitor?"
“Fazlagica Kula’da herşeye sıfırdan başladık ve asla pes etmeyiz”, diyorlar."We have started from zero in Fazlagica Kula, and shall not give up," they say.
İnsanların bu konudaki beklentileri her zaman yüksek – takımlarına Siyah Yıldızlar diyorlar.People's expectations are always high -- they've nicknamed their team the Black Stars.
"CHP elitist bir parti diyorlar."They say the CHP is an elitist party.
Toprakların küçük gözeneklerindeki su saf su değildir; Buna toprak çözümü diyorlar.The water in the small pores of soils is not pure water; they call it soil solution.
Sonunda, otobiyografisine Bana Baba Booey diyorlar adını koydu .Eventually, he titled his autobiography They Call Me Baba Booey.
Bugün insanlar bu köprüye hem Büyük Peter Köprüsü hem de Bolsheokhtinsky Köprüsü diyorlar.Today people call this bridge both Peter the Great Bridge and Bolsheokhtinsky Bridge.
İşte bu yüzden ona Red Coulee diyorlar.And that is why they call it Red Coulee.
Kendilerine Birleşik İmparatorluk Sadıkçıları diyorlardı .They called themselves United Empire Loyalists.
Buraya Astarte tapınağı diyorlar.They call it the temple of Astarte.
Neden onlar New York'a Büyük Elma diyorlar?Warum nennt man New York "Großer Apfel"?
Onlara beş para etmez diyorlar.Sie nannten sie Scalawags.
Bu suyun geliş yolunu bilenimiz hiç yok; yaşlılarımızda bizlere böyle gördük böyle biliyoruz diyorlar; derler.Die Verse lauten: Wir kannten nicht sein unerhörtes Haupt, darin die Augenäpfel reiften.
Buna da "Nihai Çözüm" diyorlardı.Er bezeichnete es als den „Wendepunkt in der ‚Endlösung‘“.
Ben yaratıcı bir insanım! diyorlar.Ich bin auch ein Geist, sagt das All!
Ardından bu durumda böyle, fakat hala doğru olabilir diyorlar." demiştir.Sag ihnen die Wahrheit“.
Diyorlardı ki: “Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, hiç olmazsa yaşadığımız sürece şen ve neşeli olalım.”Zudem wird am Anfang und am Ende des Liedes gesagt, „auch wir sind hier, immer glücklich, immer fröhlich“.
Sözde Sarıkız kötü yola düşmüş, başka başka insanlarla yatıp kalkıyor diyorlarmış.Un peu mal à l’aise, ils parlent à propos du fait qu’ils n’ont couché avec personne d’autre.
“El-Mukannaʿ ölmedi ama İsa gibi göğe çekildi,” diyorlardı.Le pauvre mourut et, dit Jésus, il fut emporté au Ciel.
Elfler ona Annatar yani “hediyeler veren” diyorlardı.Selon Pausanias, il se serait laissé tenter par des « cadeaux »,.
Hayat kısa diyorlar.Dicen que la vida es corta.
Arkadaşlarım bana Ken diyorlar.Mis amigos me llaman Ken.
Buna da "Nihai Çözüm" diyorlardı.De ella se ha dicho que es “El Destino Final”.
“El-Mukanna ölmedi ama İsa gibi göğe çekildi,” diyorlardı.Y yo no le conocía, pero he venido a bautizar en agua para que él sea manifestado a Israel.»
Tom hakkında ne diyorlar, biliyorsun.Sai cosa dicono di Tom.
Ona Khocalı'da "Mihaylo" diyorlardı.Gli chiamavano come “Mikhaylo” a Khojaly.
Çünkü 'Sertab iyi İngilizce söyler, Türkçe söyleyemez.' diyorlardı.Perché, diavolo, la metà di loro non parla nemmeno inglese".
Ben yaratıcı bir insanım! diyorlar.Siamo esseri umani!»
"Etekleri başlarımıza geçiriyor, altımızın çıplak olmasını sağlıyor, 'gez' diyorlardı."Tutti urlavano il mio nome e lanciavano in aria i cappelli..."
28 Şubat gibi diyorlar.Si festeggia il 28 febbraio.
Açıklamak için de gözlenemeyen evrenler uygulamada sınırsız sayıda varsaymak mümkündür diyorlar.Dunque, è possibile vedere che sono i parlanti a limitare il sistema infinito utilizzabile.
Çünkü 'Sertab iyi İngilizce söyler, Türkçe söyleyemez.' diyorlardı.Она сказала мне: „Пожалуйста, говорите по-английски, я не знаю французского“.
Sadece seninle de mutluyum.' diyorlar." dedi."С тобой веселей",— говорит.
Buna da "Nihai Çözüm" diyorlardı.Назывался он «Новые Края».
"RAB'bin halkını siz öldürdünüz" diyorlardı.إي يقول المشركون: قد قتلوا أهل دينهم ...
Ona Khocalı'da "Mihaylo" diyorlardı.وكان يطلق عليه لقب "ميخايلو" في خوجالي.
"Biz kendi aramızda ona Fatty diyoruz." diyorlar fakat hala Dokuzuncu Gezegen'in resmi bir ismi yok.ومن بين تسعة أفلام أصدرنها أتوميك، ليس بأي منها اسم مشهور".
Bu suyun geliş yolunu bilenimiz hiç yok; yaşlılarımızda bizlere böyle gördük böyle biliyoruz diyorlar; derler.وأما المشبهة فيقولون: نحن لا نؤول بل نحمل آيات الصفات وأخبارها على ظاهرها.
Plebler bu iki yeni memura "pleb tribünleri" diyorlardı.Os plebeus chamaram seus novos oficiais "tribunos da plebe".
Sohbetlerinde "İnsanlar yerine biz duygu sahibi olsaydık sürekli ibadet ederdik" diyorlardı.«Disse também Deus: Façamos o homem à nossa imagem, conforme a nossa semelhança.»
Aslında ‘bizi görün' diyorlardı.Ouça "Say My Name"!».
"'Dağdan inmek istemiyoruz diyorlar'".«Se a montanha não vai a Maomé».
Patty: Ona peppermint (nane) diyorlar.Hij wil ze Pieps-maden noemen.
Buna da "Nihai Çözüm" diyorlardı.Zij noemde dat 'het noodlot'.
Ben yaratıcı bir insanım! diyorlar.Maar ik ben een beschaafd mens, ik!"
Orman için ne diyorlar, diye araştırdım."Wat de dieren in het woud me vertellen".
Bu popçuya ibne diyorlar.Men zegt dat deze popster een flikker is.