Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorlar ile cümle

diyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.Näin sanoo Herra, Herra: Koska teille on sanottu: `Sinä olet ihmissyöjätär, oman kansasi lasten riistäjätär`,
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.Så siger den Herre HERREN: Fordi de siger til dig: "Du er en Menneskeæder, som gør dit Folk barnløst!"
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.Tako pravi Gospod Jehova: Zato ker vam pravijo: Ti, dežela, žreš ljudi in pripravljaš narod svoj ob otroke –
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.Така казва Господ Иеова: Понеже ви думат: Ти си земя, която поглъщаш човеци и обезчадваш людете си,
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.כה אמר אדני יהוה יען אמרים לכם אכלת אדם אתי ומשכלת גויך היית׃
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.هكذا قال السيد الرب من اجل انهم قالوا لكم انت اكّالة الناس ومثكلة شعوبك.
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.主 耶 和 華 如 此 說 、 因 為 人 對 你 說 、 你 是 吞 喫 人 的 、 又 使 國 民 喪 子
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.主 耶和華 如此 說 、 因為人對 你 說 、 你 是 吞喫人 的 、 又 使 國民 喪子
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.4%만 되어도 문제가 없어요.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Ak by sme to mohli zvýšiť na štyri percentá, naše problémy by sa skončili.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Als we dat naar 4 % konden krijgen, waren onze problemen voorbij.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Arrivare al 4 percento risolverebbe tutti i nostri problemi.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar."Como é que andariam? Como é que falariam? Como é que seriam?
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Dacă am reuşi să mărim la 4%, problemele noastre s-ar rezolva.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Gdyby zwiększyć to do 4%, nasze problemy by zniknęły".
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Ha csak fel tudnánk tornászni ezt 4 százalékra, megoldódna minden problémánk.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Hvis bare vi kunne komme på fire procent, ville vore problemer være ovre.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Jika bisa dinaikkan ke 4 persen maka masalah akan selesai.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Om bara vi kunde öka den siffran till fyra procent skulle våra problem försvinna.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Pokud by se nám to podařilo zvýšit na 4 %, naše problémy by zmizely.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Si pudiéramos subirlo al 4 porciento se acabarían nuestros problemas.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Si seulement nous pouvions atteindre 4%, nos problèmes seraient résolus.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Wenn wir nur auf 4 Prozent kämen hätten wir keine Probleme mehr.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Έστω και στο 4 τοις εκατό να μπορούσαμε να το ανεβάσουμε, τα προβλήματά μας θα τελείωναν.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Если мы сможем сделать, чтобы её полюбили 4% — это будет наша победа!
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Само да можем да ги направим 4 и проблемите ни ще свършат.
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.Якщо ми зможемо зробити так, щоб її полюбили 4% - ми переможемо!
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.לו יכולנו להגיע ל-4%, בעיותינו היו נפתרות. (צחוק)
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.وإذا استطعنا فقط ان نرفع تلك النسبة الى 4% فأن مشكلاتنا سوف تُحل
"Eğer bunu yüzde dörde çıkarırsak sorunlarımız biterdi" diyorlar.「どう導けば、どう話せば、どうしたらいい?
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Ak sa snažíte o niečo nové, ľudia vždy hovoria: "Ále, charta-školy."
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Als je iets nieuws probeert, zeggen ze altijd: "Oh, gesubsidieerde scholen".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Dacă încerci ceva nou, mereu spun:
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Ha kipróbálsz valami újat, azt mondják: "Ó, kísérleti iskola."
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Hvis man prøver noget nyt, siger folk altid ting som, "Uha, fundats skoler."
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Jeśli próbujecie czegoś nowego, ludzie zawsze powiedzą: "Ooh, szkoła czarterowa."
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.여러분이 새로운 것을 시도하면, 사람들은 항상 이런 식이죠,
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Nếu bạn thử một cái gì mới, người ta luôn phản ứng kiểu như "Ôi, đúng là trường ủy nhiệm".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Om man prövar något nytt kommer folk alltid säga: "Åh, friskoleidéer."
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Probiert man etwas Neues, heißt es z. B.: "Subventionierte Privatschulen.
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Se provate qualcosa di nuovo, la gente vi fa, "Ooh, le charter school".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Se tentamos algo novo, as pessoas são sempre "Oh, escolas de gestão privada.
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Si intentas algo nuevo, te dirán, "Ah, escuelas por concesión".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Si vous essayez quelque chose de nouveau, les gens pensent toujours : " Oh là, écoles privées ".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Αν δοκιμάσεις κάτι καινούριο, λένε, "Ωχ, αυτά τα δοκιμαστικά σχολεία".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Ако опиташ нещо ново, хората винаги казват, "о, експериментално училище".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Если вы попытаетесь сделать что-то новое, люди всегда реагируют так: "O, эти экспериментальные школы".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.Якщо ви спробуєте зробити щось нове, люди завжди реагують так: "Ох, ці експериментальні школи".
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.إن جرّبت أمرا جديدا، ردّة فعل الناس تكون
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.「へぇ、特別認可学校」といった感じです さあ 色々と試してみましょうよ
Eğer yeni bir şey denersen; "Ne bu, sözleşmeli okul mu?" gibi şeyler diyorlar.當你想嘗試新嘢嘅時候 啲人就會話︰「哇。特許學校喔!」
Enayi durumuna düşmek istemiyorum. İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.나만 바보처럼 굴수는 없지. 더 이상 협조하지 않겠어."
Enayi durumuna düşmek istemiyorum. İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.أنا لا أريد أن أكون مغفل . أنا لن أتعاون . "
Enayi durumuna düşmek istemiyorum. İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.それで協調性は一気に下降
Etrafta santimetre kalmadığı için buhrana girdik diyorlar, veya dolar kalmadığı için. Bunlar hep saçmalık.Поражда се депресия поради липсата на сантиметри или долари.
Etrafta santimetre kalmadığı için buhrana girdik diyorlar, veya dolar kalmadığı için.Pueden tener una depresión porque no tienen pulgadas para ir de aqui para allá o no tienen dolares
Ev sahiplerine, Mercedes-Benz kullanacak kadar parası olan adam anlamına gelen Wabenzi diyorlardı.A főbérlőjüket Wabenzinek nevezték, ami azt jelenti, hogy elég pénze van Mercedes-Benzt vezetni.
Ev sahiplerine, Mercedes-Benz kullanacak kadar parası olan adam anlamına gelen Wabenzi diyorlardı.Họ gọi chủ đất là một Wabenzi, nghĩa là ông ta là người có đủ tiền để lái Mercedes-Benz.
Ev sahiplerine, Mercedes-Benz kullanacak kadar parası olan adam anlamına gelen Wabenzi diyorlardı.여기서는 집주인을 와벤지라고 칭하는데, 메르세데스 벤츠를 몰 정도의 재력있는 사람을 뜻합니다.
Ev sahiplerine, Mercedes-Benz kullanacak kadar parası olan adam anlamına gelen Wabenzi diyorlardı.O właścicielu mówili "wabenzi" - był tak bogaty, że mógł jeździć Mercedesem-Benzem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod