"bir nargile yapıyorsun değil mi" diyorlardı."고철 덩어리 만들고 있구나, 그렇지?"라고 물었을 때,
"bir nargile yapıyorsun değil mi" diyorlardı."Правиш лула за трева, нали?"
"bir nargile yapıyorsun değil mi" diyorlardı."Ты строишь бонг, да?"
"bir nargile yapıyorsun değil mi" diyorlardı.ואמרו, "אתה בונה 'באנג' (לעישון חשיש), נכון?"
"bir nargile yapıyorsun değil mi" diyorlardı.وقالوا "إنك تصنع شيشة، أليس كذلك؟"ـ
"bir nargile yapıyorsun değil mi" diyorlardı.「いや スターリングエンジンだよ」と答えました
Bir proje paylaştılar. Diyorlar ki;Divulgam projetos como este:
Bir proje paylaştılar. Diyorlar ki;Sie veröffentlichen Projekte, etwa:
Bir proje paylaştılar. Diyorlar ki; "Sınıfıma Huckleberry Finn'i göstermek istiyorum ama kitapları yok."Zij dienen projecten in, bijvoorbeeld:
Bir proje paylaştılar. Diyorlar ki;Zveřejňují své projekty, takže třeba řeknou:
Bir proje paylaştılar. Diyorlar ki;Δημοσιεύουν έργα, και λένε:
Bir proje paylaştılar. Diyorlar ki;Вони публікують проекти, наприклад:
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.A biológusok ezt kölcsönös önzetlenségnek nevezik.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Biolodzy nazywają to altruizmem odwzajemnionym. Ok.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Biologen nennen das gegenseitigen Altruismus. Okay.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Biologen noemen dat wederkerig altruïsme.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Biologii o numesc altruism reciproc.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Biologové to nazývají reciproční altruismus.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.I biologi la chiamano altruismo reciproco. Bene.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.생물학자들은 이것을 호혜적 이타주의라고 부릅니다. 아시겠죠.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Les biologistes l'appellent l'altruisme réciproque.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Los biólogos la llaman altruismo recíproco.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.Биолозите наричат това реципрочен алтруизъм. Така.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.ביולוגים קוראים לה זולתנות הדדית. אוקיי.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.العلماء يسمونه الإيثار المتبادل. حسنا.
Biyologlar buna karşılıklı altruizm diyorlar.どういうものかというと
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.E continuano: "No, dica loro che siamo cresciuti col terrorismo."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Azt mondják nekem: "Mondja el, hogy mi ezzel nőttünk fel."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.De ber mig säga; "Nej, berätta för dem att vi växte upp med det hotet."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Ils me disent de dire : " Non, dites-leur que nous avons grandi avec cela ".
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Îmi cer să zic, " Spuneţi-le că noi am crescut cu asta."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.그들은 저보고 "우리는 테러와 함께 자랐다고
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Me piden que diga: "No. Diga que crecimos con eso".
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.My jsme v tom vyrůstali."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Proszą: "Mów ludziom, że my z tym dorastaliśmy".
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar."que estamos a lidar com o terrorismo. "Diga-lhes que nós crescemos com isso."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Sie sagen: "Nein, sagen Sie den Menschen, dass wir damit aufgewachsen sind."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Ze zeggen: "Vertel ze dat wij ermee zijn opgegroeid."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Μου λένε να πω, "Όχι, πείτε στον κόσμο ότι μεγαλώσαμε με την τρομοκρατία."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Казват ми да кажа, "Не, кажете им, че ние сме израснали с това."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.Они просят: "Скажите им — мы с этим выросли".
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.הם אומרים לי להגיד: "לא, תספר להם שאנחנו גדלנו עם זה."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.يطلبون مني أن أقول : " لا ، أخبرهم بأننا كَبُرنا تحت وطأة الإرهاب."
"Biz bunlarla büyüdük deyin." diyorlar.この "テロ" の時代は ご存知のように
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.Azt mondják, hogy William négyszer idősebb Bennél.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.Donc on nous dit que William est 4 fois plus âgé que Ben.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.Sie sagen uns dass William 4 mal so alt ist wie Ben.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.Vi får at vide, at William er 4 gange så gammel som Ben.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.William은 Ben보다 나이가 4배 많다고 합니다
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.William je 4 krát tak starý, jako Ben.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.В умові сказано, що Вільям у 4 рази старший.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.Казва се, че Уилям е 4 пъти по-възрастен от Бен.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.ウイリアムの現在の歳は
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar."הצביעו למעננו. נקים שלטון דתי."
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar." إنتخبنا ، سنؤسس الثيؤوقراطية ( حكم الدولة الدينية ) "
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar."Bỏ phiếu cho chúng tôi, chúng tôi sẽ thiết lập một chế độ Thần Quyền"
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar."Głosujcie na nas, ustanowimy teokrację."
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar."저희가 신권정치를 수립하겠습니다. 저희에게 투포해주십시오"라고 합니다
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar."Pilihlah kami, kami menegakkan teokrasi."
"Bize oy verin, biz teokrasiyi getireceğiz" diyorlar."Rösta på oss, vi kommer att etablera en teokrati."