Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorlar ile cümle

diyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Ămm, hai să-l luăm de aici."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Eh... vámonos".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Heu, on l'emmène."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."어어, 애를 데려갑시다."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Musimy już iść".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Uh, prendiamolo".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar.היי, מה ההבדל?
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar.يجب أن نبعد صغارنا عنه
"ah, komünizmden korkuyoruz" "Kazanmak üzereyiz. Bu onurlu bir savaş" diyorlar."Walczymy z komunizmem, jesteśmy bliscy wygranej, to imponująca wojna".
"Algoritma nedir? Bunu yapmanın kuralı nedir?" bana şöyle diyorlar:"어떤 알고리즘입니까? 그러니까, 이걸 만드는 규칙이 뭐죠?" 라고 했을 때,
"Algoritma nedir? Bunu yapmanın kuralı nedir?" bana şöyle diyorlar:ושאלתי אנשים, "מהו האלגוריתם? מה הם כללי הבניה?"
"Algoritma nedir? Bunu yapmanın kuralı nedir?" bana şöyle diyorlar:سائلا الناس ، "ما هي الخوارزمية؟ ما هي القاعدة لرسم هذا؟"
"Algoritma nedir? Bunu yapmanın kuralı nedir?" bana şöyle diyorlar:答えは
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ale hovorili: Nie na sviatok, aby nepovstala vzbura medzi ľudom.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ale pravili: Ne v den sváteční, aby snad nebyl rozbroj v lidu.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Dar ziceau: ,,Nu în timpul praznicului, ca să nu se facă turburare în norod.``
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.De azt mondják vala: Ne az ünnepen: hogy zendülés ne legyen a nép között.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.말하기를 민요가 날까 하노니 명절에는 말자 하더라
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Lecz mówili: Nie w święto, aby nie był rozruch między ludem.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ma dicevano: «Non durante la festa, perché non avvengano tumulti fra il popolo»
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mais ils dirent: Que ce ne soit pas pendant la fête, afin qu`il n`y ait pas de tumulte parmi le peuple.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mas diziam: Não durante a festa, para que não haja tumulto entre o povo.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sade: »Icke under högtiden, för att ej oroligheter skola uppstå bland folket.»
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sagde: "Ikke på Højtiden, for at der ikke skal blive Oprør iblandt Folket."
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sa: Ikke på høitiden, forat det ikke skal bli opstyr blandt folket.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mutta he sanoivat: "Ei juhlan aikana, ettei syntyisi meteliä kansassa".
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Pero decían: "No lo hagamos en la fiesta, para que no se haga alboroto en el pueblo.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Rekli so pa: Ne na praznik, da se ljudstvo ne upre.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Sie sprachen aber: Ja nicht auf das Fest, auf daß nicht ein Aufruhr werde im Volk!
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Song họ nói rằng : Không nên làm trong ngày lễ , e trong dân_chúng sanh ra_điều xào_xạc chăng .
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Song họ nói rằng: Không nên làm trong ngày lễ, e trong dân chúng sanh ra điều xào xạc chăng.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ελεγον δε μη εν τη εορτη, δια να μη γεινη θορυβος εν τω λαω.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.но говорили: только не в праздник, чтобы не сделалось возмущения в народе.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.но думаха: Да не е на празника, за да не стане вълнение между народа.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Та казали: Тільки не в сьвято, щоб не було бучі між народом.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ויאמרו אך לא בחג פן תהיה מהומה בעם׃
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ولكنهم قالوا ليس في العيد لئلا يكون شغب في الشعب
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.只 是 說 、 當 節 的 日 子 不 可 、 恐 怕 民 間 生 亂
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.只是 說 、 當節 的 日子 不 可 、 恐怕 民間 生亂
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Aber die Leute sagte zu ihr: "Warum bist du so schlecht gelaunt?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Ale lidé jí říkali, "Proč jsi tak nešťastná?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Ale ludzie mówili do niej: "Czemu jesteś taka przygnębiona?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Dar oamenii obișnuiau să-i spună: "De ce ești atât de tristă?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.하지만 사람들은 그녀에게 말합니다. "왜 그렇게 슬퍼 보이세요?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Maar mensen zegden tegen haar: "Waarom ben je zo ongelukkig? "
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Mais les gens lui disaient, "Pourquoi es-tu si malheureuse?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Ma la gente le diceva: "Perché sei così infelice?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Mas as pessoas costumavam perguntar-lhe. "Porque estás tão infeliz?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Men folk brukade säga "varför är du så olycklig?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Nhưng mọi người hay nói với cô ấy "sao trông cô khó chịu thế"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Pero la gente solía decirle: "¿Por qué eres tan infeliz?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Але всі питали в неї: "Що трапилося?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Но люди обычно спрашивали её : "Что случилось, чем ты так расстроена?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Хората обаче й казваха: "Защо си толкова нещастна?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.אבל אנשים נהגו להגיד לה, "למה את כל כך אומללה?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.ولكن اعتاد الناس على القول لها ، " لماذا انتي بائسة هكذا؟"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.人々はいつも彼女の気持ちを
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ale jest to nazwa zwyczajowa w Nantucket, jak mówią, i przypuszczam, że to Peter o to emigrant stamtąd.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ale to je běžné jméno v Nantucket, říkají, a myslím, že to Peter zde emigrant odtamtud.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ale to je bežné meno v Nantucket, hovoria, a myslím, že to Peter tu emigrant odtiaľ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
diyorlar ile cümle - Sayfa 11 - diyorlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App