1950'lerde, Finler dünyadaki en az sağlıklı diyetlerden birine sahip olarak belirtildiler.In the 1950's, the Finns were cited as having one of the least healthy diets in the world.
Meyve ve sebzeler dengeli bir diyet için gereklidir.Fruits and vegetables are essential to a balanced diet.
Bu akşam çok yemek yiyeceğiz, bu yüzden umarım bir diyette değilsin.We're going to eat a lot tonight so I hope you're not on a diet.
Yüksek bir tuz diyetinin sürdürülmesi yüksek tansiyona katkıda bulunabilir.Maintaining a high salt diet may contribute to high blood pressure.
Doktor sıkı bir diyete başlamasını tavsiye etti.The doctor ordered her to go on a strict diet.
Doktor diyet yapmam için talimat verdi.The doctor instructed me to go on a diet.
Doktor bana diyet yapmam gerektiğini tavsiye etti.The doctor advised me that I should go on a diet.
Zayıflamak zorundayım, bu yüzden diyetteyim.I have to lose weight, so I'm on a diet.
Eğer bir diyetteysen kahvaltıyı atlamanın sana yardım etmeyeceğini unutma.Don't forget that, if you are on a diet, skipping breakfast will not help you.
Bir diyete sıkı sıkıya sarılmadıkça, çok az zayıf kalma şansı vardır.There's little chance of keeping slim, unless you stick to a diet.
O diyette olsa da çikolatalı kek onu cezbetti.The chocolate cake tempted her even though she was dieting.
O diyete başladığından beri çok zayıfladı.She's lost a lot of weight since she went on a diet.
Neden bir diyet yapmıyorsun?Why don't you go on a diet?
Tasarının Diyeti geçmesi gereklidir.It is necessary that the bill pass the Diet.
Diyet üyesi siyasi katkı üzerine bir tasarı getirdi, ama o geçmedi.The member of the Diet brought in a bill on political contribution, but it didn't pass.
Sally geçen aydan beri diyettedir.Sally has been on a diet since last month.
Bu diyet vitamin dolu.This diet is full of vitamins.
Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.Between ourselves, the fat ugly witch is on a diet.
Senin ve benim aramda, şişman çirkin adam diyette.Between you and me, the fat ugly man is on a diet.
Sanırım ben Noel'den sonra diyete geri dönmek zorundayım.I think I have to go back on a diet after Christmas.
Diyetini vitaminlerle tamamlasan iyi olur.You had better supplement your diet with vitamins.
Diyetine bağlı kalmalısın.You must stick to your diet.
Ben diyetteyim.I'm on a diet.
Kız kardeşim bir haftadır diyetteydi ama vazgeçti.My sister was on a diet for a week, but gave up.
Annem diyette.My mother is on a diet.
Bir yıldan daha fazla bir süredir diyetteyim.I have been on a diet for more than a year.
İki haftadır diyetteyim.I have been on a diet for two weeks.
Diyetimi değiştirmek zorunda mıyım.Do I have to change my diet?
Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.A natural diet is suitable for human digestion.
Diyetime dikkat etmeli miyim?Should I watch my diet?
Sıkı bir diyet takip etmek önemlidir.It's important to follow a strict diet.
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.I think all fat people should go on a diet.
Onun diyetinde kalsiyum yoktur.Calcium is absent from his diet.
İki aydır diyette.He has been on a diet for two months.
Diyet yapmasına rağmen hala kilo veremedi.Though he dieted, he still could not lose weight.
O diyet yapmasına rağmen, hâlâ çok şişman kaldı.Though he dieted, he still remained too fat.
Onun Diyette bir koltuğu var.He has a seat in the Diet.
Onun Diyette sayısız arkadaşları var.He has numerous friends in the Diet.
Biraz şişman olduğu için diyette.He's on a diet because he is a little overweight.
O bir diyet yapmaya çalıştı ve beş kilo kaybetti.She tried to go on a diet and lose five kilograms.
O bir diyette.She is on a diet.
Kilo alacağı korkusuyla diyet yapıyor.She is on a diet for fear that she will put on weight.
Şimdiye kadar yayınlanmış tüm diyetleri denedim ama hala kilo kaybetmedim.I have tried every diet that has ever been published and I still haven't lost weight.
Yağlı bir diyeti sevmiyorum.I don't like a fat diet.
Diyetinizde bir anda dramatik değişiklikler yapmaya çalışmayın.Don't try to make dramatic changes to your diet all at once.
Diyetimi değiştirmeli miyim?Do I need to change my diet?
Zayıflamak istiyorsan, bu diyeti izle.If you want to be slim, follow this diet.
Diyetisyenler yemek branşında uzmandırlar.Dieticians are experts in the food industry.
Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.In spite of my diet, I couldn't help taking a slice of chocolate cake.
O, diyet yapıyor.She is dieting.
Diyetimden sonra yeni elbiseler aldım.I bought new clothes after my diet.
Et sevmem. Bir vejetaryen diyet tercih ederim.I don't like meat. I prefer a vegetarian diet.
Diyetin çok fazla yağlı mıdır?Does your diet have too much fat?
Hangi diyet daha iyi?Which diet is better?
Bu hastalığın diyetten kaynaklandığına dair hiçbir kanıt yoktur.There's no evidence this disease is caused by diet.
Mary, diyetinde et miktarını kısıtlıyor.Mary restricts the amount of meat in her diet.
Tom'un diyeti kilo kaybıyla sonuçlandı.Tom's diet resulted in weight loss.
O diyet yapıyor.She's on a diet.
Doymamış yağlar sağlıklı bir diyet için gerekli.Unsaturated fats are essential to a healthy diet.
O ona sıkı bir diyet yapmasını tavsiye etti.She advised him to go on a strict diet.