Ana içeriğe geç
Sözlük

diye ile cümle

diye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben elveda diyemezdim.I couldn't say goodbye.
Fransızcada nasıl hoşça kal diyeceğimi bilmiyorum.I don't know how to say goodbye in French.
Tom'a ne diyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to say to Tom.
Tom'un ne diyeceğini bilmiyorum.I don't know what Tom will say.
Sanırım biz hayır diyemeyiz.I guess we can't say no.
Kirasını ödeyebilsin diye Tom'a parayı ödünç vermek zorunda kaldım.I had to lend Tom money so he could pay his rent.
Bazı insanlar yüksek yağ ve düşük karbonhidrat diyetinin sağlıklı olduğunu söylüyorlar.Some people say a high fat–low carbohydrate diet is healthy.
Diyete başlamaya karar verdim.I've decided to go on a diet.
Az önce Tom'a hayır diyemedim.I just couldn't say no to Tom.
İyi misin diye bakmak için geçerken uğradım.I just stopped by to see if you were OK.
Tom'un hayır diyeceğini biliyordum.I knew Tom would say no.
Hayır diyeceğini biliyorum.I know you're going to say no.
Evet diyebilirim.I might say yes.
Bir zamanlar Tom diye birini tanırdım; ama bu çok uzun zaman önceydi.I once knew somebody named Tom, but that was a long time ago.
Tom'un haberini almıştım diye hatırlıyorum.I remember hearing about Tom.
Yeni bir diyete başladım. İki hafta içinde on dört gün kaybettim!I started a new diet. In two weeks I lost fourteen days!
Sizin dilinizde nasıl "Seni seviyorum" diyebilirim?How can I say "I love you" in your language?
Diyet hapları, onların dedikleri kadar sağlıklı mı?Are diet pills as healthy as they say?
Benim yaptığım aynı hataları yapmasın diye Tom'a yardım etmeye çalışıyorum.I'm trying to help Tom so he doesn't make the same mistakes I did.
Belki buraya gelmemeliydim diye düşünmeye başlıyorum.I'm starting to think that maybe I shouldn't have come here.
Tom'a sorsan evet diyeceğinden eminim.I'm sure if you asked Tom, he'd say yes.
Bugün bir bilet alabilirdim diye düşündüm.I thought I could buy a ticket today.
Bunu benim yerime yapabilirsin diye umuyordum.I was hoping you could do it for me.
Dengeli bir diyet yemeye çalışıyorum.I try to eat a balanced diet.
Bunu sorarsın diye düşündüm.I thought you might ask that.
Bunu sorarsınız diye düşündüm.I thought you might ask that.
Tom hayır diyecek diye korkuyorum.I'm afraid Tom will say no.
Korkarım Tom hayır diyecek.I'm afraid Tom will say no.
Keşke evet diyebilsem.I wish I could say yes.
Tom ne diyeceğini bilir.Tom knows what to say.
Hayır diyeceğim.I'm going to say no.
Tom diyette.Tom is on a diet.
Yalnızca ne diyeceğimi bilmiyorum.Simply, I don't know what to say.
Tom otuz dilde "Ben yalnızca Fransızca konuşabilirim." diyebilir.Tom is able to say "I can only speak French" in thirty languages.
Tom aniden "Eureka!" diye bağırdı."Eureka!" shouted Tom suddenly.
Ben "Vay be, ne küçük bir dünya!" diye düşündüm.I thought, "Wow, what a small world!"
Bir kediye küçük bir kaplan ve bir kaplana büyük bir kedi diyebilirsiniz.You can call a cat a small tiger, and a tiger a big cat.
Tom bunu şaka olsun diye yapmıştı, ama kimse gülmedi.Tom meant it as a joke, but nobody laughed.
Tom Mary'ye çıkma teklif etmek istiyordu ama onun hayır diyeceğinden korkuyordu.Tom wanted to ask Mary out, but he was afraid she would say no.
Tom Mary onun yanına oturabilsin diye kenara kaydı.Tom scooted over so Mary could sit down next to him.
Bir şey olmuştu diye endişeliydik.We were worried something had happened.
Değişiklik olsun diye keyfine bak.Enjoy yourself for a change.
Ne diyeceğimi hiç bilemiyorum.I never know what to say.
Hayır diyebilirdiniz.You could've said no.
Tom diyeceğini dedi.Tom has had his say.
Tom hayır diyebilir.Tom could say no.
Bu yüksek maaşınla epey birikim yapmışsındır diye tahmin ediyorum.With that big salary you're getting I guess you've saved up quite a lot.
Annem bir muz diyetinde.My mother is on a banana diet.
Tom ne diyeceğini bilemiyordu.Tom was at loss for words.
Jordan "Evet, dinliyordum." diye yanıtladı."Yes, I was listening," replied Jordan.
Hepimiz diyetimizde çeşitliliğe ihtiyacımız var.We all need variety in our diet.
Pinokyo gözyaşları içinde "Doğru, doğru!" diye ağladı. "Bunu tekrar yapmayacağım.""It's true, it's true!" cried Pinocchio in tears. "I won't do it again."
Ben bilmiyordum diye cevapladım.I replied that I did not know.
Tom bir paleo diyeti izler.Tom follows a paleo diet.
"Tom'un nerede olduğunu biliyor musun?" Tom, "Ben Tom'um" diye cevap verdi."Do you known where Tom is?" "I'm Tom!" replied Tom.
O, biz yaşayabilelim diye öldü.He died so that we may live.
"Beni tanıyor musun?" diye ona sordum. "Biz eski arkadaşız.""Do you recognize me?" I asked him. "We are old friends."
Odanın diğer ucundan bir ses "Ne oluyor?" diye mırıldandı."What's happening?", murmured a voice from the other end of the room.
Ona yolda "Ölü adamı tanıyor muydunuz?" diye sordum."Did you know the dead man?" I asked him on the way.
Ne diyeceğini bilmiyorsan, sadece "başsağlığı diliyorum" de.If you don't know what to say, just say "my condolences."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod