Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Còn gã tuổi trẻ người ta đem đi thì được sống, sự ấy làm cho mọi người đều yên ủi lắm.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Còn gã tuổi_trẻ người_ta đem đi thì được sống , sự ấy làm cho mọi người đều yên_ủi lắm .
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.De førte da gutten levende bort og blev høilig trøstet.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.De jongen werd levend en wel binnengebracht, wat voor alle gelovigen een geweldige bemoediging was.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.E levaram vivo o jovem e ficaram muito consolados.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Ellos llevaron al joven vivo y fueron grandemente consolados
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Felhozák pedig az ifjat elevenen, és felette igen megvigasztalódának.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Flăcăul a fost adus viu, şi lucrul acesta a fost pricina unei mari mîngîieri.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Intanto avevano ricondotto il ragazzo vivo, e si sentirono molto consolati
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.I přivedli toho mládence živého, a byli nad tím velice potěšeni.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.I przywiedli onego młodzieńca żywego, i byli nader ucieszeni.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Ja he veivät pojan sieltä elävänä ja tulivat suuresti lohdutetuiksi.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.사람들이 살아난 아이를 데리고 와서 위로를 적지 않게 받았더라
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Le jeune homme fut ramené vivant, et ce fut le sujet d`une grande consolation.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Men de bragte det unge Menneske levende op og vare ikke lidet trøstede.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Och de förde ynglingen hem levande och kände sig nu icke litet tröstade.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Orang-orang membawa pulang pemuda itu hidup ke rumahnya. Mereka merasa senang dan sangat terhibur
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Sie brachten aber den Knaben lebendig und wurden nicht wenig getröstet.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Τον δε νεον εφεραν ζωντα και παρηγορηθησαν καθ' υπερβολην.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.И когато се събра с нас в Асон, прибрахме го и дойдохме в Митилин.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Между тем отрока привели живого, и немало утешились.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Привели ж хлопця живого і втішились немало.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.והם הביאו את הנער חי וינחמו עד מאד׃
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.وأتوا بالفتى حيّا وتعزوا تعزية ليست بقليلة
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.有 人 把 那 童 子 活 活 的 領 來 、 得 的 安 慰 不 少
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.有 人 把 那 童子 活活 的 領來 、 得的 安慰 不少
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.essendo stati rigenerati non da un seme corruttibile, ma immortale, cioè dalla parola di Dio viva ed eterna
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.genfødte, som I ere, ikke af forkrænkelig, men af uforkrænkelig Sæd, ved Guds levende og blivende Ord.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.I som er gjenfødt, ikke av forgjengelig, men uforgjengelig sæd, ved Guds ord, som lever og blir!
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.ker ste prerojeni ne iz minljivega semena, ampak neminljivega, po besedi Božji, ki živi in večno ostane.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.너희가 거듭난 것이 썩어질 씨로 된 것이 아니요 썩지 아니할 씨로 된 것이니 하나님의 살아 있고 항상 있는 말씀으로 되었느니라
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.Odrodzeni będąc nie z nasienia skazitelnego, ale z nieskazitelnego przez słowo Boże żywe i trwające na wieki.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.znova splodení súc nie z porušiteľného semena, ale z neporušiteľného živým slovom Boha a zostávajúcim na veky.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.как возрожденные не от тленного семени, но от нетленного, от слова Божия, живаго и пребывающего вовек.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.як народжені не з тлінного сїмя а з нетлїнного, через слово Бога живого і пробуваючого по вік.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.כנולדים מחדש לא מזרע נשחת כי אם מזרע לא ישחת במאמר אלהים החי והקים לעולם׃
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.مولودين ثانية لا من زرع يفنى بل مما لا يفنى بكلمة الله الحية الباقية الى الابد.
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.你 們 蒙 了 重 生 、 不 是 由 於 能 壞 的 種 子 、 乃 是 由 於 不 能 壞 的 種 子 、 是 藉 著 神 活 潑 常 存 的 道
Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrının diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.你 們蒙 了 重生 、 不 是 由於 能壞 的 種子 、 乃是 由於 不 能 壞 的 種子 、 是 藉著 神 活 潑常 存 的 道
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.(123:3) то живых они поглотили бы нас, когда возгорелась ярость их на нас;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Akkor elevenen nyeltek volna el minket, a mint felgerjedt haragjok ellenünk;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.ci avrebbero inghiottiti vivi, nel furore della loro ira
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.da hadde de slukt oss levende, da deres vrede var optendt imot oss,
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.då hade de uppslukat oss levande, när deras vrede upptändes mot oss;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.eles nos teriam tragado vivos, quando a sua ira se acendeu contra nós;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.entonces nos habrían tragado vivos, cuando se encendió su furor contra nosotros
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Ils nous auraient engloutis tout vivants, Quand leur colère s`enflamma contre nous;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.그 때에 저희의 노가 우리를 대하여 맹렬하여 우리를 산채로 삼켰을 것이며
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.maka kita sudah ditelan hidup-hidup, oleh kemarahan mereka yang meluap-luap
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.ne-ar fi înghiţit de vii, cînd li s'a aprins mînia împotriva noastră;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Nếu Ðức Giê-hô-va không binh vực chúng ta, Aét chúng nó đã nuốt sống chúng ta rồi;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Nếu_Ðức_Giê - hô-va không binh vực chúng_ta , Aét chúng_nó đã nuốt_sống chúng_ta rồi ;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.niin he meidät elävältä nielisivät, kun heidän vihansa syttyy meitä vastaan;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.så havde de slugt os levende, da deres Vrede optændtes mod os;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.so verschlängen sie uns lebendig, wenn ihr Zorn über uns ergrimmte;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Tedyćby nas byli żywo pożarli w rozpaleniu gniewu swego przeciwko nam;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Tehdáž by nás byli za živa sehltili v rozpálení hněvu svého proti nám;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.vtedy by nás boli pohltili živých v rozpálení svojho hnevu proti nám;
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.Zij hadden ons wel levend kunnen verslinden, toen zij in hun woede op ons afkwamen.
Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince.žive bi nas bili tedaj pogoltnili, ko se je vnela njih jeza proti nam.