Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Ja nämä sanoivat: "Herra on totisesti noussut ylös ja on ilmestynyt Simonille".
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Kik ezt mondják vala: Feltámadott az Úr bizonynyal, és megjelent Simonnak!
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.말하기를 주께서 과연 살아나시고 시몬에게 나타나셨다 하는지라
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.ktorí hovorili, že Pán skutočne vstal, a že sa ukázal Šimonovi.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Mereka itu berkata, "Memang benar Tuhan sudah hidup kembali! Ia telah memperlihatkan diri-Nya kepada Simon!
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.nói với họ rằng : Chúa thật đã sống lại , và hiện ra với Si-môn .
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.nói với họ rằng: Chúa thật đã sống lại, và hiện ra với Si-môn.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Och dessa sade: »Herren är verkligen uppstånden, och han har visat sig för Simon.»
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.os quais diziam: Realmente o Senhor ressurgiu, e apareceu a Simão.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Powiadających: Iż wstał Pan prawdziwie, i ukazał się Szymonowi.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.quienes decían: --¡Verdaderamente el Señor ha resucitado y ha aparecido a Simón
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.şi zicînd: ,,A înviat Domnul cu adevărat, şi S'a arătat lui Simon.``
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Ti pravijo: Res je vstal Gospod in se je prikazal Simonu.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.welche sprachen: Der HERR ist wahrhaftig auferstanden und Simon erschienen.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.Zodra die hen zagen, zeiden ze: "Het is toch waar! De Here is weer levend geworden! Simon heeft Hem gezien!"
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.οιτινες ελεγον οτι οντως ανεστη ο Κυριος και εφανη εις τον Σιμωνα.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.които и казаха: Господ наистина възкръснал и се явил на Симона.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.которые говорили, что Господь истинно воскрес и явился Симону.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.як говорили: Що встав Господь справді і явив ся Симонові.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.האמרים אכן קם האדון מן המתים ונראה אל שמעון׃
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.وهم يقولون ان الرب قام بالحقيقة وظهر لسمعان.
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.說 、 主 果 然 復 活 、 已 經 現 給 西 門 看 了
Bunlar, ‹‹Rab gerçekten dirildi, Simuna görünmüş!›› diyorlardı.說 、 主 果然 復活 、 已 經現給 西門 看了
Buradaysa dirilişin sembolü olan Anka Kuşu var.Pak jsme dostali tohoto malého fénixe zde což je samozřejmě symbolem vzkříšení
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A držali to slovo u seba dopytujúc sa medzi sebou, čo je to vstať z mŕtvych.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A tak oni zatrzymali tę rzecz u siebie, pytając się między sobą, co by to było zmartwychwstać.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ed essi tennero per sé la cosa, domandandosi però che cosa volesse dire risuscitare dai morti
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.E eles guardaram o caso em segredo, indagando entre si o que seria o ressurgir dentre os mortos.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ei au păstrat în ei lucrul acesta, şi se întrebau între ei ce să însemne învierea aceea dintre cei morţi,
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.És ezt a szót megtarták magukban, tudakozván egymás között, mit tesz a halálból feltámadni?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ils retinrent cette parole, se demandant entre eux ce que c`est que ressusciter des morts.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.In to besedo so ohranili, in vpraševali so med seboj, kaj bi to bilo: vstati iz mrtvih?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.I zachovali tu věc u sebe, tížíce mezi sebou, co by to bylo z mrtvých vstáti?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ja he pitivät mielessään sen sanan ja tutkistelivat keskenään, mitä kuolleista nouseminen oli.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.저희가 이 말씀을 마음에 두며 서로 문의하되 죽은 자 가운데서 살아나는 것이 무엇일까 하고
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de fastholdt dette Ord hos sig selv og spurgte hverandre, hvad det er at opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de holdt fast ved det ord, og de talte sig imellem om hvad det er å opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy , môn_đồ ghi_nhớ lời ấy , và hỏi nhau sự từ kẻ chết_sống lại là gì .
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy, môn đồ ghi nhớ lời ấy, và hỏi nhau sự từ kẻ chết sống lại là gì.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Y ellos guardaron la palabra entre sí, discutiendo qué significaría aquello de resucitar de entre los muertos
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Και εφυλαξαν τον λογον εν εαυτοις, συζητουντες προς αλληλους τι ειναι το να αναστηθη εκ νεκρων.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И они удержали это слово, спрашивая друг друга, что значит: воскреснуть из мертвых.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И те пазеха тая поръчка, като разискваха помежду си що значи да възкръсне от мъртвите.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.І задержали вони се слово в себе, перепитуючись, що се єсть: із мертвих воскреснути.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.וישמרו את הדבר בלבבם וידרשו לדעת מה היא התקומה מן המתים׃
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.فحفظوا الكلمة لانفسهم يتساءلون ما هو القيام من الاموات.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門 徒 將 這 話 存 記 在 心 、 彼 此 議 論 從 死 裡 復 活 是 甚 麼 意 思
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門徒 將這話 存記 在心 、 彼此 議論從 死 裡 復活 是 甚 麼意思
Bu yakıtları kullanabilecek makinelere sahibiz. İşte İsa'nın dirildiği an.Combustibles fósiles y una forma de hacerlos funcionar.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Hän tekee elävistä kuolemattomia ja herättää kuolleita.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Obiecuje nieśmiertelność żyjącym i odrodzenie po śmierci zmarłym.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Dá a imortalidade aos vivos e a ressurreição aos mortos.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Dà immortalità ai vivi e resurrezione ai morti.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Hace inmortales a los vivos y resucita a los muertos.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Han gör de levande odödliga och får de döda att återuppstå.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Han gør de levende udødelige og får de døde til at genopstå.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Δίνει αθανασία στους ζωντανούς, και ανασταίνει τους νεκρούς.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Он дарует бессмертие живым и воскрешает мёртвых.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.A mládenca doviedli živého a veľmi sa potešili.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.A mladeniča so pripeljali živega, in bili so ne malo potolaženi.