Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Altre persone dicano la felicità è solo ora; è la qualità della freschezza del momento presente.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Andra säger att lycka är just nu; det är inslaget av fräschör i nuet.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Beberapa orang berkata kebahagiaan itu adalah saat ini; itu adalah kualitas kesegaran saat ini.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Jiní říkají, že štěstí se odehrává právě teď, že je to kvalita svěžesti přítomného okamžiku.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.반면, 행복은 지금 여기에 있다거나 행복은 지금 이 순간의 생생함에 있다고 말하는 이들도 있습니다.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Manche sagen Glück geschehe im Augenblick; Es sei die Beschaffenheit der Frische des gegewärtigen Moments.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Một số người nói rằng hạnh phúc là ngay bây giờ; đó là phẩm chất tươi mới của thời điểm hiện tại.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Niektorí ľudia hovoria, že šťastie je práve teraz - je to vlastnosť týkajúca sa sviežosti terajšieho momentu.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Niektórzy mówią, że szczęście jest teraz, że jest świeżością obecnej chwili.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Outros dizem: "A felicidade é agora, "é a qualidade de vivacidade do momento presente".
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Toisten mielestä onni on tässä ja nyt, tämän hetken tuoreessa raikkaudessa.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Van aki azt vallja, hogy a boldogság a jelenben rejlik; ez adja a jelen pillanat frissességének minőségét.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Κάποιοι άνθρωποι λένε ότι η ευτυχία είναι στο παρόν: είναι η ποιότητα της φρεσκάδας της τρέχουσας στιγμής.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Деякі люди кажуть, що щастя - це саме тепер; це якість свіжості теперішнього моменту.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Другие говорят, что счастье бывает прямо в данный момент; оно есть качество переживания настоящего.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Някои хора казват, ще щастието е точно сега. То е качеството на свежестта на настоящия момент.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.יש אנשים שאומרים שאושר הוא בדיוק עכשיו; הוא האיכות של רעננותו של הרגע הנוכחי.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.جزء آخر من الناس يرون السعادة هي الآن ، إنها كيفية الإستمتاع باللحظة الحالية .
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.今という瞬間の新鮮さの度合いである" そしてこれは フランスの哲学者 アンリ ベルクソンにこう言わせました
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Ai ăn thịt và uống huyết ta thì được sự sống đời đời; nơi ngày sau rốt, ta sẽ khiến người đó sống lại.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Ai ăn thịt và uống huyết ta thì được sự sống đời_đời ; nơi ngày sau_rốt , ta sẽ khiến người đó sống lại .
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Celui qui mange ma chair et qui boit mon sang a la vie éternelle; et je le ressusciterai au dernier jour.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Chi mangia la mia carne e beve il mio sangue ha la vita eterna e io lo risusciterò nell'ultimo giorno
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Cine mănîncă trupul Meu, şi bea sîngele Meu, are viaţa vecinică; şi Eu îl voi învia în ziua de apoi.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Den, som æder mit Kød og drikker mit Blod, har et evigt Liv, og jeg skal oprejse ham på den yderste Dag.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Den som eter mitt kjød og drikker mitt blod, har evig liv, og jeg skal opreise ham på den ytterste dag;
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.El que come mi carne y bebe mi sangre tiene vida eterna, y yo lo resucitaré en el día final
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Kdor jé moje meso in pije mojo kri, ima večno življenje, in jaz ga obudim poslednji dan.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Kdož jí mé tělo a pije mou krev, máť život věčný, a jáť jej vzkřísím v nejposlednější den.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.내 살을 먹고 내 피를 마시는 자는 영생을 가졌고 마지막 날에 내가 그를 다시 살리리니
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Kto je ciało moje, a pije krew moję, ma żywot wieczny, a ja go wzbudzę w on ostateczny dzień.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Kto jie moje telo a pije moju krv, má večný život, a ja ho vzkriesim v posledný deň.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Quem come a minha carne e bebe o meu sangue tem a vida eterna; e eu o ressuscitarei no último dia.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Хто їсть тіло моє і пє мою кров, має життє вічне, і я воскрешу його останнього дня.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.Ядущий Мою Плоть и пиющий Мою Кровь имеет жизнь вечную, и Я воскрешу его в последний день.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.האכל את בשרי והשתה את דמי יש לו חיי עולמים ואני אקימנו ביום האחרון׃
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.من يأكل جسدي ويشرب دمي فله حياة ابدية وانا اقيمه في اليوم الاخير.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.喫 我 肉 喝 我 血 的 人 就 有 永 生 . 在 末 日 我 要 叫 他 復 活
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.喫 我 肉 喝 我 血 的 人 就 有 永生 . 在 末日 我 要 叫 他 復活
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Cuss me als ik veel schelen of hij is dood of levend."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""CUSS me, če sem veliko skrb, ali je mrtev ali živ."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Cuss mich, ob ich viel darum, ob er tot oder lebendig ist."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Cuss mig, hvis jeg meget ligeglad med, om han er død eller levende."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Cuss mig om jag mycket omsorg om han är död eller levande."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Cuss mi se ho molta cura se è vivo o morto".
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Cuss mnie, czy mam dużo opieki, czy jest on żywy lub martwy".
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Kirota minua, jos olen paljon välitä siitä, onko hän kuollut vai elossa."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""나는 많은 사람이 죽었거나 살아 있는지 생각이있다면 나에게 악한."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Mă înjura dacă am multă grijă, dacă el este mort sau viu."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Me Cuss el si me importa mucho si está vivo o muerto".
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Menyumpahi saya jika saya terlalu peduli apakah dia hidup atau mati."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Moi si je Cuss beaucoup de soins s'il est mort ou vivant."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Nadávať ma, či by som veľa na tom, či je mŕtvy alebo živý."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Nadávat mě, jestli bych hodně na tom, jestli je mrtvý nebo živý."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Người tôi có nhiều quan tâm cho dù ông đã chết hoặc còn sống."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Szitok nekem, ha nagyon érdekel, hogy ő élve vagy halva."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Μου cuss αν μπορώ πολύ φροντίδα αν είναι νεκρός ή ζωντανός."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Лаяти мене, якщо я стільки ж уваги, чи є він живим або мертвим".
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Проклятие ми, ако аз много се интересува дали той е жив или мъртъв."
"Ben çok o ölü ya da diri olup olmadığı önem eğer bana Cuss.""Ругать меня, если я столько же внимания, является ли он живым или мертвым".