Jogi'nin kardeşi dükkanını açarken dövülür ve diri diri yakılır.Jogi's brother is beaten as he opens his shop and burned alive.
İslamcılıktan önce çıkan bazı İslami dirilişçi hareketleri ve liderler şunları içerir:Some Islamic revivalist movements and leaders pre-dating Islamism include:
Sağa dönüş ve solun yeniden dirilişiTurn to the right and resurgence of the left
Öldükten sonra dirilmek haktır.Jedoch kehrte er nach dessen Tod zurück.
Halbuki bu kitapta, yazar yaratığın diriliş yönteminden bahsetmemiştir.Nicht in den Qumran-Funden enthalten ist das (Teil-)Buch der Bildreden.
Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti.Er offenbart Keinzell dann, wie er es schaffte, von den Toten zurückzukehren.
İyilik yapmış olanlar yaşamak, kötülük yapmış olanlar yargılanmak üzere dirilecekler".Jene, die Gutes tun, werden gut; jene, die Schaden verursachen, werden schlecht.
Ve gene bir dirilme olacağından ölüler diyarı diye bir yer de kalmayacaktır.Die Kleidung der wiedererweckten Toten ist nicht schmutzig, obwohl sie gerade einem Erdgrab entstiegen sind.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.Die meisten von ihnen sind nur abends und nachts geöffnet, einige aber auch tagsüber.
Tanrı, ölüleri diriltecektir.Und treu bist du, die Toten wieder zu beleben.
Diriltici : Ölü bir köylü üyeyi diriltin.Er war einem Mann gewidmet, der in ihr gestorben (?) war.
Osiris öldürüldükten sonra tekrar dirilerek Duat'ın hâkimi olmuştur.Diejenigen, von denen Davis überzeugt ist, rückfällig zu werden, ermordet er.
Bunlar yeniden dirilmeyi ve ahireti reddederler.So setzten sie die Stadt in Brand und zogen sich zurück.
Seri, Johann Peter Gustav Lejeune Dirichlet'ye adanmıştır.Sie ist benannt nach Peter Gustav Lejeune Dirichlet.
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Wobei Erstere die Macht haben soll, die Toten wieder auferstehen zu lassen.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."Die Sure spricht vom Jüngsten Tag und von der Vergeltung Gottes.
Düşen meleklerle ilgili bir katalogtur ve onların nasıl diriltileceğini anlatır.Sie besaß Schalldeckel mit Engeln und als Krönung eine Darstellung des Auferstandenen.
Ancak yeniden dirilmiş, bütün kötülüğünü yaymak için tüm gücünü kullanmıştır.Eriuk hat ihm bei seinem Verrat alle Zauberkräfte genommen, die er aber inzwischen zurückhat.
Ölüp tekrar dirilen varlıktır.So erweckt er sich wieder zu Leben.
Çarmıhta ölmüş ve sonrasında da dirilmiştir.Er ist am Kreuz gestorben und am dritten Tage auferstanden.
Diriliş'i adaylık sayısında olduğu gibi kazanılan sayısında da Mad Max: Fury Road takip etti.Von der Kritik wird Mad Max: Fury Road fast durchweg gelobt.
İç bölgedeki sıcaklık dağılımı artık ilişkin Dirichlet probleminin çözümü tarafından verilecektir.Damit ist die Temperaturverteilung im Inneren die Lösung eines Dirichlet-Randwertproblems.
Ancak kısa süreli paganizmi diriltme çabaları ölümüyle sona ermiştir.Ihm blieb Ehses bis zu dessen Tod in Freundschaft verbunden.
Diriliş Savaşı kısa ve kanlıydı.Der Bürgerkrieg war kurz, aber blutig.
Aktivistleri dirilişçi (rilindas) olarak tanımlanmaktaydı.Ihre Unterstützer werden als Revivalisten (albanisch Rilindas) bezeichnet.
Bu sistemde diri fayların bulunduğu bilinmektedir.Sie ist überglücklich, dass das System so gewählt hat.
Ned'in Chuck'ı diriltip hayatta tutmasını başta hiç hevesle karşılamamıştır.Trotzdem entscheidet sich Ned dafür, Chuck am Leben zu erhalten.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Nachdem sie einige Städte besucht hatten, ließen sie sich in Wien nieder.
2017'nin Ocak ayında Diriliş Ertuğrul dizisine Tekfurun kızı Helena rolüyle dahil olmuştur.Im Sommer 2017 stand sie mit der schottischen Erfolgskomödie Eine Sommernacht als Helena auf der Bühne.
Üç yıl önce ölenleri bile diriltir, körlerin gözünü açar.Drei Jahre später wird er sein Augenlicht ganz verlieren und fortan der Blinde genannt werden.
İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir.Er glaubt, mit dem Tod Jesu dessen Heilsverkündung verhindert zu haben.
Bu ifade genel Dirichlet serisinin özel bir durumudur.Es handelt sich also um einen Spezialfall der allgemeinen Konchoide.
(İsa dirildi!)Christus wiedergeboren).
148'inin cesedi çıkartılır, 315 işçi diri gömülür.Er wurde 340 begraben, seine Frau 348.
O, diri.Il est vivant.
Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz."Puis Il vous fera mourir; puis Il vous fera revivre et enfin c'est à Lui que vous retournerez. ».
Bu dirilme Gökteki Krallık hüküm sürerek yeryüzünü cennete dönüştürdüğünde yeryüzünde olacaktır.Le ciel est uni à la terre, Une ombre est venue sur la terre, aujourd'hui, Et le ciel est collé à la terre.
Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti.(Can We Resurrect the Dead?)
Diri diri gömülmek veya büyük bir şeref ile ölüp yaşamak!Vivre avec honneur et mourir avec gloire!
Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür.Un jour, il leur annonce qu'ils ont été élus pour devenir des martyrs d'Allah.
Seri, Johann Peter Gustav Lejeune Dirichlet'ye adanmıştır.Article détaillé : Johann Peter Gustav Lejeune Dirichlet.
Bu arada Azog Ölü Dirilten tarafından Dol Guldur'a çağrılır.Pendant ce temps, Azog est convoqué à Dol Guldur.
Buffy dirilmiştir ve mezarından kendi eliyle çıkmak zorunda kalmıştır.Buffy est obligé de sortir de sa tombe seule.
Şiva Purana Sandhya'nın intihar ettikten sonra Dakşa'nın terinden Rati olarak yeniden dirildiğinden sözeder.Le Shiva Purana (en) mentionne qu'après son suicide, Sandhya renaît en tant que Rati de la sueur de Daksha.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Que de cités, donc, avons-Nous fait périr, parce qu'elles commettaient des tyrannies.
Mohamed Diriye Abdullahi, dilbilimci ve tercüman.Mohamed Diriye Abdullahi (en), linguiste et traducteur.
Gökten gelen bir ses Şiva'nın evlendikten sonra kocasını dirilteceğini söyleyerek onu tam zamanında durdurur.Une voix céleste l'arrête à temps, annonçant qu'après le mariage de Shiva, elle fera revivre son mari.
Son aşamada ise onunla birlikte dirilinir ve göğe yükselinir.Suivront par la suite Envoie moi au ciel, ainsi que Comète.
Ölüleri bile diriltebilir.Il ne peut ressusciter les morts.
Avrupa'daki Palladyan diriliş, 18. yüzyıl sonlarında sona erdi.En Europe, le néo-palladianisme prit fin au terme du XVIIIe siècle.
Sezonun başında Willow, Buffy'i güçlü bir büyüyle diriltir.Au début de cette saison, Willow est convaincue de pouvoir ramener Buffy à la vie.
Ancak Kama'nın yalvarmasıyla Brahma yeniden dirileceğini söyler.Cependant, suite aux supplications de Kâma, Brahmā lui assure qu'il renaîtra.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Il ressuscite les morts et guérit les infirmités.
Bu yeniden dirilme, genellikle Kama'nın Krişna'nın oğlu Pradyumna olarak dünyaya gelmesiyle olur.Cette dernière a souvent lieu lorsque Kâma renaît en tant que Pradyumna (en), le fils de Krishna.
Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir.Il fit croire à sa mort parmi une partie de ses troupes ainsi qu'aux assiégés.
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Elle est capable de ressusciter les morts.
Diriliş:Ertuğrul - 2014 yapımı tarihi dizi.Prix des lecteurs - Escale du livre 2014.
Bizi hidayete, dosdoğru yola ulaştır, bize dosdoğru yola ulaşacak bir şuûr diriliği ver.Allons à sa demeure, prosternons-nous devant son marchepied !...
Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı.Elles moururent toutes deux étouffées par les fumées de l'incendie.
1 kere diriltme hakkınız vardır.Il est rééligible une seule fois.