Tüm bunlara karşın Moskova Savunması, Mihver kuvvetlerin istilasına karşı direnmenin bir sembolü oldu." モスクワの防衛は枢軸国の進攻に対するソビエト連邦の抵抗の象徴となった。
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.当局は揉み消しを図った。
Cephenin diğer kısımlarında olduğu gibi Sovyet 39. ve 43. Orduları, ciddi bir direnmeyle karşılaştılar.しかし、戦線ではソビエト第39軍、第43軍がドイツ軍の激しい反撃に遭遇していた。
Cephenin diğer kısımlarında olduğu gibi Sovyet 39. ve 43. Orduları, ciddi bir direnmeyle karşılaştılar.但是,與戰線的其它部分一樣,第39及第43軍團遭到非常頑強的抵抗。
Bu yüzden direnmenin daha zayıf olması gerekir.因此,它可能具有較小的阻抗。
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.守军奋力抵抗。
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.軍隊沒有嘗試進入。
Tüm bunlara karşın Moskova Savunması, Mihver kuvvetlerin istilasına karşı direnmenin bir sembolü oldu.그럼에도 불구하고 모스크바 사수는 추축군 침략자에 대한 소련군 저항의 상징으로 자리매김하게 되었다.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.일당은 읍으로 들어가면서 아무런 저항도 받지 않았다.
Bunlar; özgürlük hakkı, mülkiyet hakkı, güvenlik hakkı ve baskıya karşı direnme hakkıdır.이러한 권리에는 자유권, 재산권, 안전할 권리, 그리고 압제에 저항할 권리가 있다.
Direnme olmadığına göre takviyeye de gerek yoktu.적을 맞아 싸우는 경우에는 움직일 필요가 없었기 때문이다.
Alexander Dubček halkına direnmemesini söyledi.אלכסנדר דובצ'ק קרא לעמו לא להתנגד.
Ermenilerin çoğu direnmekten vazgeçti ve Roma tarafından atanacak bir prensi kabul etme kararı aldı.ברגע זה הסכימו רוב הארמנים להפסיק את ההתנגדות ולקבל את השליט שיוצע על ידי רומא.
Bu yasaya direnmesi üzerine tutuklandı ve Londra Kalesi'ne hapsedildi.מור מסרב להישבע והוא נכלא במצודת לונדון.
Fakat Irazca köyde kalıp direnmeyi tercih eder.אך, הוא העדיף להתגורר בסביבה כפרית.
Geçici meclis üyelerine karşı direnmedi.הוא סירב להחמיץ את דיוני הוועידה.
Alexander Dubček halkına direnmemesini söyledi.Александър Дубчек призовава народа да не дава отпор.
Bu yüzden direnmenin daha zayıf olması gerekir.Затова, може да има по-малко съпротивление.
Daha çok direnmeliyiz.Трябва ти повече сила.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.В бой не влизаше.
Kenti savunan garnizon kısa bir direnme gösterdi.Гарнизонът на крепостта оказва малка и безрезултатна съпротива.
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.Обществеността реагира с протести.
Grup, Almanları pasif bir şekilde Nazilere direnmeye bu makaleler yoluyla teşvik ediyordu.Pozivali su Nijemce na pasivni otpor nacistima.
İnsanların bu doğal hakları; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnmedir.Deklaracija utvrđuje prirodna ljudska prava na slobodu, vlasništvo, sigurnost i otpor opresiji.
Fakat güçlü bir direnme bu taarruzu durdurmayı başardı.Međutim, snažan je vjetar spriječio te pokuse.
Ardından yüzyıllar süren Britanya fethi ve İrlandalıların isyan yoluyla direnmesi takip etti.Stalo sa tak po stovkách rokov britského dobývania a írskeho odporu skrze povstania.
Köle emeğine duyduğu gereksinme, bu kesimin köleliğin kaldırılmasına uzun süre direnmesinin nedeniydi.Dôvod bol tvrdý odpor ku zrušeniu otroctva.
Ancak Belçika ordusu hiç umulmadık bir direnme gösterdi.Belgickí vojaci sa takisto vyznačovali nebývalou brutalitou.
Haçlı ordugahı bunu hiç savunmalı değildi ve direnme yapamadı.Naslednji križarski napad je bil premočan in se ga ni dalo odbiti.
Ancak Japonlar hâlâ direnmekteydi.Japonci niso mogli storiti nič drugega, kot da se umaknejo.
Direnme olmadığına göre takviyeye de gerek yoktu.Zaradi svoje velike odpornosti sploh ne potrebuje zaščite.
Moğollara karşı savaşarak direnmeye kara verdiler.Šios be kovos pasidavė mongolams.
Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi.Po trumpo karo, Jugoslavija besąlygiškai pasidavė.
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.Selline teadlikkuse puudumine viib tavaliselt eituseni ja vastupanule igasuguse abi või ravi suhtes.
Bu düşüncelere karşı direnmeye çalışsa da onları aklından çıkaramadı.الافكار و الأسئلة عن الحياة و الحب و بقدر ما حاولت أن تقاوم هذه الأفكار لم تستطع أن تخرجها من رأسها
Bu kadar direnmek zorunda mıydın?Dois-tu te démarquer autant ?
Bu kadar direnmek zorunda mıydın?Ennyire ki kell tűnnöd?
Bu kadar direnmek zorunda mıydın?Πάντα προσπαθείς να ξεχωρίζεις.
Bu kadar direnmek zorunda mıydın?تحاولين دائما ابراز نفسك
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Acest schimb a contribuit la vitalizarea întregii economii.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Ce changement a contribué à la vitalité et à toute l'économie.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Deze verandering heeft bijgedragen aan de vitaliteit van de gehele economie.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Dieser Wechsel hat zur Vitalität und der gesamten Wirtschaft beigetragen.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Este intercambio ha contribuido a la vitalidad y a toda la economía.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Ez a változás hozzájárult a vitalitáshoz és a gazdaság egészéhez.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.이런 식의 기여는 전체 경제에 활력을 불어넣었습니다
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Pertukaran ini berkontribusi pada kekuatan ekonomi negara.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Questo scambio ha contribuito alla vitalità e a tutta l'economia.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Sự thay đổi này cũng đóng góp cho cuộc sống và toàn bộ nền kinh tế.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Tato změna přispěla k lepší životaschopnosti celé ekonomiky.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Ta zmiana przyspożyła sił życiowych i wzmocniła gospodarkę.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Тази обмяна допринася за жизнеността и цялата икономика.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.Это изменение привело к жизнеспособности всей экономики.
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.השינוי הזה תרם לחיוניות ולכלכלה כולה
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.وقد ساهم هذا التحول في إضفاء حيوية على الاقتصاد ككل
Bu karşılıklı değişim direnme gücüne ve bütün ekonomiye katkıda bulunmaktadır.その経済を大きく 改善することができました インド変革の3つ目の要因は
Direnme, herhangi bir sorunu çözmez. Hayatta en iyi şey, her zaman her şeye yeniden başlamaktır!Az aggodalom nem oldja meg a problémákat, a legjobb dolog az életben, hogy mindig újra lehet kezdeni.
Direnme, herhangi bir sorunu çözmez. Hayatta en iyi şey, her zaman her şeye yeniden başlamaktır!L'afflizione non risolve i problemi, il bene nella vita è sempre ricominciare.
Direnme, herhangi bir sorunu çözmez. Hayatta en iyi şey, her zaman her şeye yeniden başlamaktır!Nedočkavost žádné problémy nevyřeší, to nejlepší na životě je, že lze vždy začít znovu.
Direnme, herhangi bir sorunu çözmez. Hayatta en iyi şey, her zaman her şeye yeniden başlamaktır!Remuscarile nu vor rezolva nimic, cel mai bun lucru in viata este sa o iei mereu de la inceput.