direniş ile cümle
direniş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Нищо не плаши армията повече от ненасилствена съпротива.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Нічого так не лякає армію, як ненасильницький опір.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.יותר מאשר התנגדות אזרחית בלתי אלימה.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.أكثر من المعارضة غير العنيفة.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.A második fázis a polgári engedetlenség, úgy is ismert, mint erőszakmentes ellenállás.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Druhou fází je občanská neposlušnost, také známá jako nenásilný odpor.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Faza druga: nieposłuszeństwo obywatelskie. Znane także jako bierny opór.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.La etapa dos es la desobediencia civil, conocido también como resistencia no violenta.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.La fase 2 è la disobbedienza civile, conosciuta anche come resistenza non violenta.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.L'étape 2 est la désobéissance civile, également connue sous le nom de résistance pacifique.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.O segundo estágio é a desobediência civil, também conhecida como resistência não violenta.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Scena doi este nesupunere civilă, de asemenea, cunoscut sub numele de non-violentă rezistenta.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Steg 2 är civil olydnad, också känt som icke-våldsmotstånd.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Stufe 2 ist ziviler Ungehorsam, auch bekannt als gewaltfreier Widerstand.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Toinen vaihe on kansalaistottelemattomuus. Tässä vaiheessa raha puhuu.
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.Το δεύτερο στάδιο είναι η πολιτική ανυπακοή,γνωστή και ως μη βίαιη αντίσταση .
İkinci safha şiddetsiz direniş olarak da bilinen sivil itaatsizliktir.المرحلة الثانية هي العصيان المدني, وتعرف أيضا بالمقاومة الغير عنيفه, بهذه الفتره تضع مالك عند فمك.
İnanıyoruz ki toplumda huzur da direniş olmadan var olmayacak.Kami percaya bahwa perdamaian di masyarakat tidak akan lahir dari kurangnya resistensi.
İnanıyoruz ki toplumda huzur da direniş olmadan var olmayacak.Věříme, že mír ve společnosti nevzejde z nedostatku odporu.
İsrailli Eylemci: Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Attivista israeliano: niente spaventa di più l'esercito dell'opposizione non violenta.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduAs imagens deles alimentavam a resistência contra a guerra e o racismo.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduAz ő képeik táplálták a háborúval és rasszizmussal szembeni ellenállást.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduHeidän kuvansa ruokkivat sodan ja rasismin vastustusta.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduIch zdjęcia podsycały opór wobec wojny i rasizmu.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduIhre Bilder schürten den Widerstand gegen Krieg und Rassismus.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduImaginile lor alimentau rezistenţa în faţa războiului şi a rasismului.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyordu그들의 사진은 인종차별철폐와 반전주의에 기름을 부었습니다.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduLe loro immagini alimentavano la resistenza alla guerra e al razzismo.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduLeurs images ont alimenté la résistance à la guerre et au racisme.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduSus imágenes alimentaron la resistencia a la guerra y al racismo.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduZe legden niet alleen de geschiedenis vast; ze hielpen deze van koers veranderen.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduИх фотографии разжигали сопротивление войне и расизму.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduТехните снимки подхранваха съпротива срещу войната и расизма.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduצילומיהם ליבו את ההתנגדות למלחמה ולגזענות.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduلقد غذت صورهم معارضة الحرب والعنصرية.
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyordu写真は歴史を記録しただけでなく、歴史の道筋を変えたのです
Sadist mi olurdun, anlayışlı mi? Uyumlu bir makum mu olurdun yoksa kahramanca direniş mi gösterirdin?Дали ще бъдете послушен затворник, или герой от съпротивата?
Şehrim kurban olmaktan ne zaman vazgeçecek, ihlalcilere karşı direnişi ne zaman başlayacak?Quando la mia città smetterà di essere la vittima e si ribellerà ai suoi violentatori?
Şehrim kurban olmaktan ne zaman vazgeçecek, ihlalcilere karşı direnişi ne zaman başlayacak?Πότε ή πόλη μου θα σταματήσει να είναι θύμα και θα εξεγερθεί εναντίων των θυτών της;
Şiddetli direniş ve pasif direniş birlikte çok önemli bir şeyi paylaşıyorlar;폭력적인 저항과 비폭력적인 저항은 마치 그들이 주장하는 바를
Şiddetli direniş ve pasif direniş birlikte çok önemli bir şeyi paylaşıyorlar;התנגדות אלימה והתנגדות לא אלימה חולקות דבר אחד חשוב מאוד:
Şiddetli direniş ve pasif direniş birlikte çok önemli bir şeyi paylaşıyorlar;مقاومة عنيفة والمقاومة اللاعنفية شيء واحد مهم جدا مشترك ؛
Şiddetli direniş ve pasif direniş birlikte çok önemli bir şeyi paylaşıyorlar;非暴力の抵抗には とても重要な共通点があります どちらもある種の「舞台」で
Şimdi en büyük direniş eylemim, bir hava alanında Arapça bir kitabı elimde tutmak haline geldi.Agora meu maior ato de resistência é segurar um livro em árabe dentro de um aeroporto.
Şimdi en büyük direniş eylemim, bir hava alanında Arapça bir kitabı elimde tutmak haline geldi.Ahora mi mayor acto de resistencia es sostener un libro en árabe en un aeropuerto.
Şimdi en büyük direniş eylemim, bir hava alanında Arapça bir kitabı elimde tutmak haline geldi.Aujourd'hui mon acte de résistance principal est de tenir un livre en arabe dans un aéroport.
Şimdi en büyük direniş eylemim, bir hava alanında Arapça bir kitabı elimde tutmak haline geldi.Ora il mio più grande atto di resistenza è tenere in mano un libro arabo in aereoporto.
Şimdi en büyük direniş eylemim, bir hava alanında Arapça bir kitabı elimde tutmak haline geldi.Τώρα η μεγαλύτερή μου πράξη αντίστασης είναι να κρατάω ένα αραβικό βιβλίο σε ένα αεροδρόμιο.
Şimdi en büyük direniş eylemim, bir hava alanında Arapça bir kitabı elimde tutmak haline geldi.Сейчас все мое сопротивление состоит в том, что я держу арабскую книгу в аэропорту.
Söylentiye göre Çinliler, tartalarında ve yüksek binalarında direniş göstermişlerdir.Corría la conseja de que los chinos habían resistido desde sus huertas y edificios altos.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Człowiek stojący przed czołgiem, dla całego świata stał się symbolem oporu.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Een man voor een tank werd een beeld dat over de hele wereld een symbool van verzet werd.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Egy férfi egy tank előtt, egy kép, amely az egész világ számára az ellenállás szimbólumává vált.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Ein Mann vor einem Panzer wurde zu einem Bild, das für die ganze Welt zu einem Symbol des Widerstands wurde.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Hình ảnh một người đàn ông đứng trước chiếc xe tăng đã trở thành một biểu tượng cho sự kháng cự.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.탱크 앞에 선 남자의 사진은 전 세계적인 저항의 상징이 되었습니다.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Seorang pria di depan tank menjadi gambar simbol perlawanan bagi seluruh dunia.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Un om în fața unui tanc a devenit o fotografie simbol, pentru întreaga lume, a rezistenței.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Un uomo di fronte ad un carro armato: un'immagine che divenne un simbolo della resistenza per il mondo intero.
Tankın önündeki bir adam, tüm dünyaya direnişin bir resmi, bir sembolü oldu.Ένας άνδρας μπροστά από ένα τανκ έγινε μια εικόνα, σύμβολο αντίστασης για ολόκληρο τον κόσμο.