Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Regendid püüdsid teda mitu korda tappa.
Direnişçiler diri diri yakıldı.Toivo põletas ennast surnuks.
Kasım 1975'te askeri bir darbeye karşı direnişi örgütledi.Novembris 1958 toimus tema juhtimisel sõjaväeline riigipööre.
Ama uzaylılara direnen, onların gerçek amaçarını bilenler vardı.Peale objektide tundmise teab vaim tõdesid objektide kohta.
Kartacalılar hemen direnişe geçtiler.Kartaagolased otsustasid sõjaga vastata.
Tutuklanması sırasında iddiaya göre kelepçeli olarak direndi.Asehaldurina oli ta süüdistuste eest kaitstud.
Mayıs 2002. s. 273. Diren Çakmak.Postimees, 27. mai 2002 Aunimetusi.
Hitler, 14 Mayıs'ta, Hollanda direnişinin bir anda ezilmesini emretti.Karistuseks käskis Hitler 14. mail Rotterdami pommitada.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.3.5.2009 - Füüsiline töökoormatus naismaalritel.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.Alfa je distribuce velikostí útoků, což je ve skutečnosti distribuce síly skupiny, která vede útoky.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.Alfa je rozloženie veľkostí útokov, čo je v skutočnosti rozloženie síl skupín, ktoré vykonávajú útoky.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.Alfa odpowiada za rozkład wielkości ataków, co naprawdę jest rozkładem siły grup przeprowadzających ataki.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.Alpha é a distribuição da dimensão dos ataques, que é a distribuição da força do grupo que opera os ataques.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.알파값은 공격규모의 분포를 말하는데 그것은 즉 공격을 하는 반란군들의 세력 분포를 말하는 것이지요.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.אלפא היא הפיזור של גודל ההתקפות, שזה בעצם הפיזור של כוח הקבוצה שמבצעת את ההתקפות.
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.ألفا تعبر عن توزع أحجام الهجمات الذي هو في الحقيقة توزع قوات الجماعة التي تنفذ الهجمات
Alfa, saldırıların boyutlarının dağılımıdır. gerçek dağılımıdır saldırıları düzenleyen grup direncinin.それと同時に、攻撃をおこなう為の 集団の力の分布でもある そこで集団力学の変化に注目してみました
Ama basitleştirmek için, hava direncini yok sayacağız veya hava direncinin etkilerini dahil etmeyeceğiz.אבל לצורך הפשטות, נניח כי אין אויר, או לפחות נניח כי התנגדות האויר זניחה
Ama basitleştirmek için, hava direncini yok sayacağız veya hava direncinin etkilerini dahil etmeyeceğiz.وليكون الامر اكثر بساطة ,, نفرض انه لا يوجد هواء أو اننا لن نعتبر تأثير مقاومة الهواء
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Aber das hätte eine Menge negativer Konsequenzen gehabt und höllischen Widerstand provoziert.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Dar asta ar fi creat foarte multe reactii negative si o foarte mare rezistenta.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.De ez rengeteg hátulütővel járt volna, és iszonyú sok ellenállásba ütközött volna.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.한데 그랬더라면 반발도 심했을 것이고 여러 저항에 직면했겠죠.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Maar dat had een heleboel nare gevolgen kunnen veroorzaken en zou op ontzettend veel verzet hebben gestuit.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Ma ciò avrebbe comportato un pesante aumento della corruzione e tanta resistenza.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Mas isso teria provocado muitos efeitos colaterais negativos e muitíssima resistência.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Men det hade lett till ett förskräckligt bakslag och väldigt starkt motstånd.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Men det ville have givet en masse modpres og en pokkers masse modstand.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Nhưng nó sẽ gặp sự phản đối kịch liệt và cưỡng lại từ người dân.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Tapi itu pasti akan berakhir dengan banyak sekali tantangan dan banyak penolakan.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.To by ale skončilo spoustou ošklivých protestů a sakra velkým odporem.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Αλλά αυτό θα προκαλούσε κάποια αντίδραση και θα συναντούσε πολύ αντίσταση.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Но от това би последвала ужасно силна реакция и дяволски много съпротива.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.Но это закончилось бы все бурной реакцией и чертовски сильным сопротивлением.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.אבל זה היה יוצר ריקושטים נוראיים והמון התנגדות.
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.ولكن هذا سوف يولد الكثير من ردات الفعل سيئة والكثير من الممانعة والمقاومة
Ama bu da bir çok geri tepme ve direnişi beraberinde getirirdi.大変な抵抗があったでしょう 発想が自由なアタチュルクは
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.A cél, hogy megóvjuk a biodiverzitást, hogy stabilitást és ellenálló képességet biztosítsunk.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Celem jest ochrona bioróżnorodności, zapewnienie stabilności i odporności.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Cieľom je ochrana biodiverzity na zabezpečenie stability a odolnosti.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Cilj je zaščititi biološko raznovrstnost, priskrbeti stabilnost in odpornost.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Das Ziel heißt, Artenvielfalt zu bewahren, die für Stabilität und Belastbarkeit sorgen.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Het doel is biodiversiteit te beschermen, om zorg te dragen voor stabiliteit en veerkracht.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.그 목표는 생물의 다양성을 보호하고, 안정성과 회복력을 주는 것입니다.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.La meta es proteger la biodiversidad, para proveer estabilidad y fuerza.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.L'obiettivo è di proteggere la biodiversità, e di garantirle stabilità e durevolezza.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.L'objectif est de protéger la biodiversité, d'en assurer la stabilité et la résilience.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Målet är att skydda den biologiska mångfalden, att erbjuda stabilitet och motståndskraft.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Mục tiêu là bảo vệ hệ sinh thái, và thiết lập sự ổn định cũng như sự bền vững.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.O objetivo é proteger a biodiversidade, para providenciar estabilidade e resiliência.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Scopul este protejarea biodiversităţii, furnizarea stabilităţii şi rezistenţei.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Tavoite on biodiversiteetin suojeleminen ja vakauden sekä toipumiskyvyn varmistaminen.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Tujuannya untuk melindungi keanekaragaman hayati, untuk menyediakan stabilitas dan ketahanan.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Ο σκοπός είναι να προστατέψουμε τη βιοποικιλότητα, να εξασφαλίσουμε ισορροπία και ανανεωσιμότητα.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Наша цель -- защитить биоразнообразие, чтобы обеспечить его стабильность и быстрое восстановление.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Целта е да защитим биоразнообразието, да осигурим стабилност и устойчивост.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.המטרה היא להגן על הגיוון הביולוגי, לספק יציבות וכושר עמידה.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.الهدف هو حماية التنوع الحيوي، لتقديم الإستقرار والمرونة.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.安定と回復を促すことです 海の探査には 深く潜れる潜水艦の
Ama diğer örnekler, trafik sıkışıklığı, borsa, toplum ve felaketleri atlatma, terörizm ve direniş.Alte exemple sunt blocajele auto, bursa, societatea şi revenirea după un dezastru, terorismul şi revoltele.