Ana içeriğe geç
Sözlük

diren ile cümle

diren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu direnç normal bir direnç gibi güç tüketmez, devreye güç sağlar.Če bi črpal tlak pod normalnim tlakom, bi razvijal preveč moči.
Diren Kardeşim 02.Celjski Herman II.
Savaş sırasında anti-faşist propaganda ve yerel partizan direnişinin örgütlenmesinde önemli rol üstlendi.V času okupacije se je razvilo izredno močno odporniško gibanje s partizanskimi enotami.
Kanatlarından saldırıya uğrayan ve arabalardan bombalanıp duran düşman daha fazla direnç gösteremezdi.Sovražnik ni mogel vzdržati boja na krilih in streljanja z vozov, zato so bili prisiljeni k umiku.
Henüz 14 yaşındayken direnişe başladı.Komaj štirinajstleten se je že začel vojskovati.
Norveç hükümeti bu talepleri de reddetti ve mümkün olduğunca Alman istilasına direneceklerine dair söz verdi.Nemško poveljstvo mu je očitalo, da je vselej zavračal mobilizacijo v nemško vojsko.
Fransız Direniş Hareketi'ne dahil olmuştur.Udeležil se je francoske kampanje.
Ancak Japonlar hâlâ direnmekteydi.Japonci niso mogli storiti nič drugega, kot da se umaknejo.
Toplam olarak 30.000 direnişçi yakalandı 16.000 idam ya da tutsaken öldü.Po padcu Granade je bilo 100.000 muslimanov ubitih ali zasužnjenih, 200.00 pa se jih je izselilo.
Bunların bazıları tehcire karşı güçlü bir direniş göstermiştir.Predstavljajo mu hudo vrsto represije.
Direnişçiler geri çekildi.Preživeli so se uspeli umakniti.
Direnme olmadığına göre takviyeye de gerek yoktu.Zaradi svoje velike odpornosti sploh ne potrebuje zaščite.
ABD Ordusu (3. Piyade, 7. Ordu) sivil nüfus direnişi olmadan 30 Mart 1945 tarihinde kasabaya girdi.Army) je prišla v mesto 30. marca 1945, civilno prebivalstvo se je predalo brez odpora.
Fakat Avusturya savunuculari bu kuşatmaya direndi.Avstrijsko konjenico so obkolili.
Burada Avusturya-Macaristan ordusuna karşı başarılı bir şekilde direndi.V Italiji je bila ofenziva avstrijsko-sardinske vojske uspešna.
Direncin başarısız olmasıyla Procopius 365'te Trakya ve Asiana psikoposluklarının kontrolünü ele geçirdi.Prokopiju je zaradi šibkega odpora do konca leta 365 uspelo dobil oblast v trakijski in azijski diocezi.
Direniş sırasında Maurizio olarak biliniyordu.Prebivalci Quita so bili znani po uporništvu.
Burada aranan en önemli özellik, toprak geçiş (veya yayılma) direncinin mümkün olduğu kadar küçük olmasıdır.Le-ta mora povzročati čim manj napak strani (zamenjav).
Bu sırada Direnişçiler ilerlemeye devam ediyordu.Potem so umikanje nadaljevali.
Hepsinde sıfırdan farklı olmak üzere bir iç direnç vardır, yani hiçbiri sonsuz akım sağlayamaz.Harry je v resnici ujet v nerazložljiv boj med tema dvema naravama, v katerem nobena nikoli dokončno ne zmaga.
Gençliğinde Mahatma Gandi'nin barışçıl direnişini incelemek üzere Hindistan'a gitti.Jaunystėje Marzouki buvo nukeliavęs į Indiją, kad išstudijuotų Mohando Gandžio taikų pasipriešinimą.
Norveç hükümeti bu talepleri de reddetti ve mümkün olduğunca Alman istilasına direneceklerine dair söz verdi.Be to, vyriausybė pranešė, kad priešinsis vokiečiams kiek tik galės ir prašė norvegų pagalbos.
Buna rağmen Osmanlı direnişi devam etti.Nepaisant to, musulmonų maištai tęsėsi.
Moğollara karşı savaşarak direnmeye kara verdiler.Šios be kovos pasidavė mongolams.
Savaş sırasında Macar direniş liderlerinden biri oldu.Esą, mūšio metu žuvęs vienos iš kariaujančių pusių vadas.
Toprakların iskelet yüzdesinin artması erozyona karşı dirençlerinide arttırır.Augdama smėliuose, ji savo šaknimis stiprina jų atsparumą erozijai.
Bu bir direnişin öyküsüdür.Tai esąs sukilimo atminimas.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Bulgar direniş hareketi'ne katıldı.Per Antrąjį pasaulinį karą dalyvavo Bulgarijos pasipriešinimo judėjime.
Champa kralı Moğol boyunduruğunu kabul etse de halk bu emri reddederek direnişe geçer.Jei parlamentas pareiškia nepasitikėjimą vyriausybe, monarchas privalo priimti jos atsistatydinimą.
Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi.Po trumpo karo, Jugoslavija besąlygiškai pasidavė.
Asitlere dirençli alkole az dirençlidir.Prieš vartojimą gėrimas atšaldomas.
Bunların bazıları tehcire karşı güçlü bir direniş göstermiştir.Kai kurios jų netgi jėga tam apsijungimui pasipriešindavo.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Toliau veikė ginkluotos partizanų grupės, kurios išliko iki penktojo dešimtmečio pradžios.
Küba direnişinde büyük rol almıştır.Didžiosios Lenkijos sukilimo dalyvis.
Diren Kardeşim 02.Jaunas darbininkas 2.
Bunların en sakıncalısı plastiğin elektriksel uygulamalarını sınırlayan yalıtım direncidir.Pavojingiausiais laikomi kvėpavimo apribojimai.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Pati gauja taip pat garsėjo sugebėjimu išvengti smurto.
Fransız Direniş Hareketi'ne dahil olmuştur.Per karą dalyvavo Prancūzijos Pasipriešinimo judėjime.
Bu duruma karşı ilk direniş 1963 yılındaki büyük grevde yaşandı.Ši krizė sutapo su trim sunkiais pirmosios santuokos nutraukimo 1961 m. metais.
Afrikalılar buna karşı dirençlidirler.Lietuviai tam priešinosi.
Yazgıcılığı kabullenmek, kaçınılmazlığa direniş göstermekten daha uygundur.Heakskiit on sobilikum kui vastuhakk paratamatusele.
Avusturya ordusundan herhangi bir direniş görmediler.Austria armee ei osutanud neile vastupanu.
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.Selline teadlikkuse puudumine viib tavaliselt eituseni ja vastupanule igasuguse abi või ravi suhtes.
Titanyumun en ünlü kimyasal özelliği korozyona karşı gösterdiği müthiş direncidir.Kõige tähelepanuväärsem keemiline omadus on titaani vastupidavus korrosioonile.
Amerika timsahı, Amerika aligatörüne göre soğuğa daha dirençlidir.Ameerika alligaatorid taluvad külma paremini kui ameerika krokodillid.
Bu tür devreler Kirchhoff'un devre yasalarını takip eder ve indüktans direncine sahiptirler.Sellised vooluringid järgivad Kirchhoffi seadusi ja omavad takistust ning induktiivsust.
Wheatstone köprüsü, elektriksel dirençleri karşılaştırmaya ya da ölçmeye yarayan elektrik devresidir.Wheatstone'i sild on elektriahel, mida kasutatakse elektritakistuse mõõtmiseks.
Ruhlarındaki direnç kırılmıyor.Hinged puhkavad puudes.
Bu özellikler kayaların günlenmeye ve erozyona direnciyle ilişkilidir.Kruus tekib kaljude murenemise ja erosiooni tulemusena.
Çünkü Memlûklular büyük bir direniş göstermişlerdir.Sofistide tegevus tekitas tugevat vastuseisu.
Çok az sayıda olan takipçileri oldukça baskıya maruz kalıyor, Levellerlardan bile direnç görüyorlardı.Neid oli väga vähe ning neile oli väga tugev vastuseis isegi levelleride seas.
Önceleri ELN, direniş teolojisinden etkilenmekteydi.Kaale kasutati enne kangi teooriat.
Hiç direniş ile karşılaşmadılar.Ta ei kohanud tõsist vastupanu.
De Waarheid (Gerçek) isimli gazete ise direniş döneminden beri yayının adı olacaktır.Alates Oktoobrirevolutsioonist ilmus ajaleht endist nime Pravda kandes.
Büyük Tebnin kalesi 10 gün direndi.Lossi restaureerimine kestis kümmekond aastat.
Diğerleri buna karşı direnç gösterebilir.Vaevalt mõni teist seda aktsepteeriks.
Bir gerilla ordusu olan Lord'un Direniş Ordusu, 2005 yılında Uganda hükümetine karşı silahlı isyana başladı.1976. aastal asutatud Acehi iseseisvusliikumine avaldas keskvalitsusele relvastatud vastupanu 2005. aastani.
30 Nisan 1975'te Vietkong birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Güney Vietnam'ın başkenti Saygon'a girdi.30. aprill 1975 vallutasid Põhja-Vietnami väeosad Việt Cộngi lipu all Saigoni.
Henüz 14 yaşındayken direnişe başladı.Jõutõstmisega hakkas ta tegelema 14-aastaselt.
Dirençsiz bir böcek Bt içeren bitkiyi yediğinde, protein böceğin alkalin yapıdaki bağırsaklarında aktive olur.Kui haavatav putukas sööb Bt-d sisaldavat taime, siis aktiveerub see valk putuka soolestikus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod