Ana içeriğe geç
Sözlük

diren ile cümle

diren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların en etkilisi direnç varlığını ifade eden direnç (R) genleridir.Ένας από τους πιο αποτελεσματικούς είναι η παρουσία των λεγόμενων γονιδίων αντίστασης (R).
Ailesi Yunanistan Komünist Partisi üyesi olan direniş savaşçılarıydı.Υποστηρικτές της είναι τα μέλη της τοπική ελληνικής ομογένειας.
Bu direniş hareketi sabotaj eylemleri şeklinde gerçekleşti.Εκτός από τις μάχες διενεργούνταν και ενέργειες σαμποτάζ.
Göktürk Kağanlığına karşı direnmişlerdir.Αντιστέκονται στο κιτρίνισμα.
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.(2009), Γλώσσα και Σκέψη.
1996 - Çeçen direnişçiler başkent Grozni'yi ele geçirdiler.1993 - Οι αντάρτες καταλαμβάνουν την πόλη Σοχούμι της Γεωργίας.
Keza, bu direniş Haziran 1941'e kadar sürdü.Αυτή η απαγόρευση ίσχυε μέχρι τον Ιανουάριο του 1941.
Ama günüzmüde birçok bakteri No'ya karşı direnç mekanizmaları geliştirmiştir.Σε απάντηση, πολλά παθογόνα βακτήρια έχουν εξελίξει μηχανισμούς για αντίσταση στο μονοξείδιο του αζώτου.
Fakat Sovyet direnişi çok kuvvetliydi.Ο αγώνας με την ΕΣΣΔ ήταν καθοριστικός.
Buna göre sokaklar direnişçiler ve sivillerin cesetleriyle doludur.Οι στοές του Οχυρού είχαν γεμίσει από ανθρώπινα πτώματα.
Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal!Χορωδία: Debout !
Yüzyıllar boyunca asimilasyona direndiler ve geleneksel yaşam tarzlarını korudular.Igennem århundreder modstod de assimilation og fastholdt deres traditionelle livsstil.
Hitler, 14 Mayıs'ta, Hollanda direnişinin bir anda ezilmesini emretti.Den 14. maj gav han ordre til at den hollandske modstand skulle knuses straks.
Alcantara, yaklaşık% 68 polyester ve% 32 poliüretandan oluşur, artan dayanıklılık ve leke direnci sağlar.Materialet består af 68% polyester og 32% polyurethan, hvilket giver stor slidstyrke og smudsresistens.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Her opstod planter, som havde resistans imod høje niveauer af metaller i jorden.
Bunun yanında sürükleme (parçacık akışlarının hareket yönüne olan direnci) de büyük bir sorundur.Det var temmelig groovy (meget underholden), hvis sandheden skal frem.
Ancak Küstrin kalesinde daha şiddetli bir direnç gösterildi.Der var imidlertid stærkere modstand, da man nærmede sig fæstningen Küstrin.
Alman direnişi küçük ve genellikle izole gruplardan oluşuyordu.Den tyske modstandsbevægelse bestod af små og ofte isolerede grupper.
Ancak Minsk ve Bialystok civarındaki geniş kuşatmalarda Sovyet birlikleri hâlen direnmeye devam ediyorlardı.Men i de store lommer ved Minsk og Bialystok kæmpede de sovjetiske styrker fortsat.
Direnişçilerin birçoğu Breton'un ve Güney Fransa'nın dağlık bölgelerinde operasyonlarını yürüttü.De fleste maquisards opererede i bjergområderne i Bretagne og Sydfrankrig.
Tüm bunlara karşın Moskova Savunması, Mihver kuvvetlerin istilasına karşı direnmenin bir sembolü oldu.Alligevel blev forsvaret af Moskva et symbol på sovjetisk modstand mod de invaderende aksestyrker.
Yugoslav Direnişi II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Komünist Partisi önderliğinde sürdürülmüştür.Den jugoslaviske modstandsbevægelse blev ledet af det jugoslaviske kommunistparti under anden verdenskrig.
Sasaniler ilk Arap ordularının tehditlerine karşı hiçbir zaman yeterli bir direniş oluşturamadılar.Sassaniderne ydede aldrig nogen virkelig effektiv modstand mod de arabiske hæres pres.
Elektrik direncinin birimi ohm (Ω) onun onuruna adlandırılmıştır.Måleenheden for elektrisk modstand, ohm, er opkaldt efter ham.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imod disse planer og kaldte til modstand.
Çin müdahaleyi kınadı ve Afgan direnişçilerine askeri destek sağladı.Kina afviste traktaten og sendte militære styrker ind i Tonkin.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Hun understreger dog, at hun går ind for ikke voldelige modstandsformer.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Den trak sig imidlertid tilbage, så den ikke kom i kamp.
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Han var også leder i modstandsbevægelsen.
Ama Adıge direnişi umutsuzca da olsa yine sürüyordu.Det gjorde modstandsfolkene mere og mere desperate.
Burada sert Sovyet direnciyle durduruldu.Opstanden blev slået voldsomt ned af sovjetiske tropper.
Direnenler acımasızca imha edilecektir.”Den som er imod os, vil blive tilintetgjort!"
Allah'ın Süngüleri bu direnişin öyküsünü ve onun kahramanlarının anlatmaktadır.Historien om Guds projekt omfatter både Jesu og hans tilhængeres ord og handlinger.
Elya Süleyman, 2002 çıkışlı Kutsal Direniş (Divine Intervention) filmi ile tanınır.Divine Intervention er en film af Elie Suleiman fra 2002.
Yeni İmparator Alman orduları ile İtalya'yı istilaya başladı ve fazla direniş görmeden Calabria'ya kadar indi.Kejseren invaderede Syditalien og nåede helt ned til Calabrien uden at møde nævneværdig modstand.
(Yükler direnç veya empedans olabilir.)(Jeg kan modstå alt, undtagen fristelse.)
Buna rağmen Osmanlı direnişi devam etti.På trods af det fortsatte modstanden.
Direniş mi?".Et slagsmål?"
Genç Calbo ada valisı Erisso'nun muharebeye devam edip şehrin sultana direnmesini istemektedir.Den unge Calbo presser Paolo Erisso til at kæmpe videre og forsvare byen, mens Condulmiero ønsker at give op.
Direnişçiler ise 22 partizan kaybetti.Damesingleturneringen havde deltagelse af 22 spillere.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Sikkerhedspolitiet forsøgte flere gange at true ham til tavshed.
Sonuç olarak Müttefik kuvvetleri kara içlerine doğru ilerledikçe çok az direnişle karşılaşmıştır.Derfor mødte de allierede styrker kun lidt modstand, da de rykkede længere ind i landet.
Tip 2 diyabet, insülin direnci ortamında beta hücrelerinin yetersiz sayıda insülin üretmesinden kaynaklanır.Type 2-diabetes skyldes utilstrækkelig insulinproduktion fra beta-cellerne i forbindelse med insulinresistens.
Çoğalma direnci.Den tilbagetrukne milliardær.
Geleneğin Direnişi.Udfordring af normaliteten.
1942 yılında Arnavutluk'a döndü, hemen Arnavutluk Komünist Partisi'ne ve Arnavutluk direnişine katıldı.I 1942 indgik han i den kommunistisk orienterede del af den albanske modstandsbevægelse.
Asi İttifakı, Galaktik İmparatorluk'a karşı kurulan askeri bir direniş güçüdür.Et af oprørsalliancens rumskibe bliver angrebet af Det Galaktiske Imperium.
Gestasyonel diyabetin en ayırıcı özelliği, insülin direncinin artmasıdır.Det mest usædvanlige ved krateret er den indre vægs asymmetri.
1944 - II. Dünya Savaşı: Monte Cassino Muharebesinde, Alman direnişi kırıldı.1944 - 2. verdenskrig: Slaget om Monte Cassino indledes.
Konvoya direnişçiler havan topu, RPG ve makineli tüfekler ile saldırır.Når de angriber, bruger de RPG og skydevåben.
Daha sonra Almanlar, hapsi sırasında Fransız komünist direnişi ile temas ettiğini iddia etmişlerdir.Derefter foreslår han Rick, at de begge slutter sig til den franske modstandsbevægelse.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Styrketræning er også nyttigt, og en kombination af de to typer motion er det bedste.
Kalede ise direniş sürdü.Hjemme mødte hertugen også modstand.
Ancak Japonlar hâlâ direnmekteydi.Portugiserne gav imidlertid ikke op.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Men han havde endnu ikke gjort sig klart, hvilken livsbane han skulle vælge.
İletkenlik direncin karşıtıdır.Implosion er det modsatte af eksplosion.
Burada V voltaj, I akım, R ise dirençtir.På den anden side udvekslede Section D og MI R information.
Küçük bir direnişle karşılaştı.De mødte kun begrænset modstand.
1814 yılından itibaren bazı doğu bölgeleri, ilhak edilmemek için direnmeye başladı.Mod slutningen af 1830-tallet begyndte den nationalliberale opposition mod enevælden at tage form.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Angrebet blev afvist, og de danske tropper måtte trække sig tilbage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod