"ONE" adlı bir örgüt, Postane'nin göndermekte direndiği ONE, Inc. dergisini yayımladı.ONE-järjestö julkaisi ONE, Inc. -nimistä aikakauslehteä, jota posti ei suostunut jakelemaan.
Biryuk cinayeti sonrasında, Çikatilo artık cinayet çağrısına direnmeye çalıştı.Birjukin murhan jälkeen Tšikatilo ei enää kyennyt vastustamaan murhanhimoaan.
Bu ilk zaferden sonra silahlı direniş kararı alındı.Sopivalla hetkellä he aloittivat aseellisen vastarinnan.
Ohm, direncin birimi olarak George Ohm'un anısına verilmiştir.Ohmi on nimetty Georg Ohmin mukaan.
Kral da direnişin imkânsız olduğunu anladı.Kuningas sanoi olevansa valmis vastarinnan lopettamiseen.
Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal!Kertosäe: Herää, Somalia!
Bu sabit yine direnç ve kapasite değerlerine bağlıdır.Se saa aina tahtonsa läpi kokonsa ja voimansa ansiosta.
9 Mayıs 1928 tarihinde Türkiye direnişçileri vazgeçirmek için af çıkardı.19. toukokuuta poliisi onnistui tukahduttamaan levottomuudet.
Aerodinamik direnç katsayısı 0,32'dir.Ilmanvastuskerroin 0,22 on hyvin alhainen.
Çatının, depreme karşı kat kat dirençli olmasını sağlar.Silta on tehty rakenteensa puolesta vastustuskykyiseksi maanjäristyksille.
Şehir Ulusal Muhafızlarla birlikte Prusya birliklerine altı ay boyunca direndi.Kaupunki itse ja sen kansalliskaarti olivat pitäneet valloittajat pois kaupungista kuuden kuukauden ajan.
"Sadi Diren ve Seramik"."Majatalot ja kyytilaitos".
Eksudat içerisinde iken dış etkilere karşı oldukça dirençlidir.Sen sijaan ulkomaanasioissa hän oli passiivinen.
Elektriksel direncin birimi ohm’dur.Resistanssin yksikkö on ohmi (Ω).
Özellikle soğuğa karşı uzuvların hipotermi direnci düşüktür.Varsinkin tappelukohtaukset ovat värikkään realistisia.
Kızıl Ordu askerlerinin teslim olmamakta gösterdikleri azim e direnmeydi." yorumunu getirmektedir.Mutta me emme anna periksi punaisille, koska evät meidän vaarimme antaneet periksi.
Kurtarma ve yardım kaptanın açık ve makul direnmesine karşın yapılmış olmamalıdır.Tuomio tulisi, mutta pelastettu, puhdistettu ja uskollinen jäännös tulisi selviämään.
Kalede ise direniş sürdü.Niinpä leirissä syntyi kapina.
Direnme olmadığına göre takviyeye de gerek yoktu.Hemmotteluun ei hänen mukaansa kuitenkaan ollut tarvetta.
Genelde oldukça iyi mekanik özelliklere ve ekstra ısı direncine sahiptirler.Näillä on usein erittäin hyvä kuumuuden kesto ja hyvät mekaaniset ominaisuudet.
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.On epäselvää, vaikuttaako probioottien tai antibioottien käyttö raskauden kulkuun.
1986) 1914 - Max Manus, Norveçli direnişçi (II. Dünya Savaşı sırasında) (ö.1913) 20. syyskuuta – Max Manus, norjalainen toisen maailmansodan aikaisen vastarintaliikkeen taistelija (s.
Antibiyotiğe direnç gelişmesi büyüyen bir sorundur.Antibioottiresistenssi on kasvava ongelma tuberkuloosin hoidossa.
Fransız Direniş Hareketi'nde yer almıştır.Hän toimi Ranskan vastarintaliikkeessä.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Metsäveljiksi sanottujen sissien toiminta loppui 1950-luvulla.
Sırp milisinin direnişi, üye sayısının az olması nedeniyle başarısız oldu.Lucasin mielestä sarjan huono menestys johtui toiminnan puutteesta.
Kimyasal direnci iyidir.Kemiallinen tila on ollut hyvä.
Radyo yayınları yoğun hükümet sansürüne karşı direnişin çok önemli bir iletişim kanalı olur.Mediasta on tullut Irakissa toimiville vastarintajärjestöille tärkeä kanava vaikuttaa.
Octavian ve Lepidus Sicilya'daki son direnişide kırmıştır.Octavianuksen ja Lepiduksen joukot kukistivat Sextuksen Sisiliassa.
I;dirence doğru olan akımdır.Jumala on pyhä ja vanhurskas (oikeamielinen).
Ancak direnişçilerin elinde az silah vardı.Kapinallisilla oli pulaa ammuksista.
Fakat yine de güçlü bir direniş göstermeye devam etti.Samaan aikaan laaja vastarinta jatkui.
Bu şehir üzerine gönderilen Bizans güçleri, şehrin direnişi dolayısıyla şehre giremediler.Ihmiset eivät voineet paeta, kaupungin muuri esti sen.
Çünkü Memlûklular büyük bir direniş göstermişlerdir.Kirjoitus sai aikaan voimakkaan vastareaktion.
Direnişçiler hayatta kalabilmek için yerel halka bağımlıydılar.Joukot kohtasivat vastarintaa paikallisilta asukkailta.
Fakat Emin'in ordusu çok çetin olarak direniş gösterdi.Afgaanien jalkaväki teki kuitenkin ankarampaa vastarintaa.
Şehir kuşatmaya direnemeyerek teslim oldu.Kaupunki antautui piirityksen jälkeen.
Muharebelerin ikinci gününde bir ABD Bell UH-1N helikopteri direnişçiler tarafından düşürülür.Taistelut jatkuivat pitkin yötä ja amerikkalaisia tukivat Bell AH-1 Cobra -helikopterit.
Ben senin yönlendirdiğin insanlara direnemedim mi?Enkö minä muka kyennyt vastustamaan sinun johtamiasi ihmisiä?
Premier League ise, böyle bir azalma isteğine karşı direneceklerini duyurdu.Η Πρέμιερ Λιγκ απάντησε ανακοινώνοντας την πρόθεσή της να αντισταθεί σε μια τέτοια μείωση.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Αμέσως ξεκίνησε ένοπλη αντίσταση υπό την ονομασία "Οι Αδελφοί του Δάσους", η οποία συνέχισε μέχρι το 1991.
Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır.Η αυξανόμενη αντίσταση στα αντιβιοτικά αυξάνει την ανάγκη για μια στρατηγική πρόληψης για το βακτήριο.
Tehcire direnen Seminoleler Florida'da savaş hazırlıklarına başlarlar.Τα florida γουέστερν τοποθετούνται στην Φλόριδα κατά τη διάρκεια του πολέμου της Φλόριδας.
Diren Kardeşim 02.Βελλά 2.
Direnişi daha sonra Mayıs 1943’te Treblinka imha kampı ayaklanması takip etti.Τον Αύγουστο του 1943 σημειώθηκε εξέγερση στο στρατόπεδο εξόντωσης Τρεμπλίνκα.
Bu dönemde TDKP, genel grev ve direniş çağrısı yaptı.Της κίνησης αυτής προηγήθηκαν διαμαρτυρίες και γενική απεργία.
Bununla birlikte Kızıl Ordu direnmesinde bir zayıflama işareti görülmedi.Ωστόσο, αυτή η επίθεση δεν έκαμψε την αντίσταση του Κόκκινου Στρατού.
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Αγωνίστηκε στην κομματική αντίσταση.
Kızıl Ordu taarruzu Alman savunmasının sağlam bir direnmesiyle karşılaştı.Ο Κόκκινος Στρατός αμύνεται εναντίον της Γερμανικής Βέρμαχτ.
Son Alman direnek noktası bugünkü deniz feneri civarında oluşturulmuştu.Η Βερίγγεια γέφυρα βρίσκονταν στο σημείο του σημερινού Βερίγγειου πορθμού.
John'un yanında direnişçilerle birlikte mücadele vermektedir.Με τον πατέρα του Τζον, να έχει τις ενστάσεις του.
Antibiyotiğe direnç gelişmesi büyüyen bir sorundur.Η ανθεκτικότητα στα αντιβιοτικά αποτελεί μια αυξανόμενη ανησυχία, όπως η φυματίωση.
1942 yılında Ulusal Direniş Konseyi üyesi olmuştur.Από το 1942 συμμετέχει στην οργάνωση της Εθνικής Αντίστασης.
Çatışmalarda çok sayıda direnişçi öldürülecektir.Πολλοί αγωνιστές Κανδηλαίοι συμμετείχαν σε μάχες.
Bu direnç kalıtımla devam etmektedir.Περίμενε την αντίδρασή μου.
Direniş hareketinde yer almıştır.Πήρε μέρος στην Αντίσταση.
Uzun süren direnişin sonunda işçiler taleplerini kabul ettirerek grevi sonlandırırlar.Ωστόσο η απεργία δεν σταματά και την επόμενη εβδομάδα τα αιτήματα των εργατών ικανοποιούνται.
Erişim tarihi: 2009-11-25. ^ "Paşa direnemedi: 2-2".Ανακτήθηκε στις 2009-11-27. «Mission: Impossible 2».
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.Η χρήση των συνταγών για αντιβιοτικά έχει επιπλοκές για την ανθεκτικότητα στα αντιβιοτικά.
Artık silahlı direniş zamanı gelmişti.Η ώρα για μια μεγάλη μάχη είχε φτάσει.