Her yıl 13 Eylül de Sakarya Dİreniş anıtının bulunduğu yerde törenlere ve etkinliklere yer verilmektedir.Jaarlijks vinden er bij de Nationale Dodenherdenking en op 13 september plechtigheden plaats bij het monument.
Derin kökleriyle, rüzgar erozyonuna direnebilen türlerin başında gelir.Dichter bij de rand staan soorten die beter bestand zijn tegen de wind.
İşgale karşı Yugoslav Partizanlar ciddi bir direniş göstermişti.Met name de communistische partizanen pleegden veel verzet.
Direnç hesaplanmış olabilir.De temperatuur kan berekend worden.
Burada Avusturya-Macaristan ordusuna karşı başarılı bir şekilde direndi.Daar vocht hij tegen het Oostenrijks-Hongaarse leger.
Direniş günümüzde Litvanya’da ulusal bir kahramanlık olarak değerlendirilir.In het huidige Litouwen heeft hij de status van een nationale held.
Romanya'daki direniş diğer bölgelerdeki gibi gelişmedi.Het verzet in Tilburg ontwikkelde zich zoals elders in Nederland.
Direnişçiler geri çekildi.De overlevenden trokken zich terug.
Muharebelerin ikinci gününde bir ABD Bell UH-1N helikopteri direnişçiler tarafından düşürülür.Er werden zelfs Augusta Bell UH-1 helikopters binnengesmokkeld.
En dirençli parazit hangisidir?Wat is de meest veerkrachtige parasiet?
Howe ise, Washington’u atlatarak, direnişle karşılaşmadan Philadelphia’ya girdi.26 września Howe zdołał obejść Waszyngtona i wkroczył do Filadelfii bez oporu.
Milano ve diğer beş şehir direnmiş ve Ekim 1238'de Brescia kuşatması başarısız olmuştur.Mediolan i pięć innych miast w październiku 1238 bez powodzenia zakończyło oblężenie Brescii.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Kilkakrotnie ruch oporu próbował go zabić.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Rośliny te wyewoluowały oporność na wysokie poziomy metali w glebie.
Nazizm döneminde KPÖ Avusturya direnişinde önemli bir rol oynadı.W okresie nazistowskim odegrała znaczącą rolę w austriackim ruchu oporu.
Fakat yine de güçlü bir direniş göstermeye devam etti.Jednak wciąż był silny opór.
Clara hâlâ uyanmamak için direnir.Następny dnia Cally nie może się obudzić.
19 yaşında direnişçilere katıldı.W działania Ruch Oporu zaangażowała się w wieku 19 lat.
"Bir Direniş Öyküsü: "Min Dît""."Prawda o jedzeniu", odc.
R dirençtir.R., Aby być sobą.
Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal!Do be quiet, please! → Będźże cicho!
Direniş hareketinde yer almıştır.Działał w ruchu oporu.
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Jest przywódcą ruchu oporu.
Direnişçiler geri çekildi.Przeciwnik wycofywał się.
Hiç direniş ile karşılaşmadılar.Nigdzie nie napotykano oporu.
Bölgede Brezilya karşıtı bir direniş başladı.Na Kubie wybuchło powstanie antyhiszpańskie.
Şubat 1942'de Politzer kendisi gibi bir direnişçi ve komünist olan eşi Mai'yle birlikte tutuklandı.W lutym 1942 został aresztowany razem ze swoją żoną Marie (również komunistką).
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.2009: Wiara ze słuchania.
Bu direniş hareketi sabotaj eylemleri şeklinde gerçekleşti.W okresie wojny brał udział w akcjach sabotażowych ruchu oporu.
Son Alman direnek noktası bugünkü deniz feneri civarında oluşturulmuştu.Ostatnim punktem oporu Niemców był Fort Ujście, na którym obecnie stoi wieża latarni morskiej.
1986 - Millî Direniş Hareketi, Uganda'da Tito Okello Hükümetini devirdi.W 1985 roku, w wyniku przewrotu, prezydentem Ugandy został Aczoli, Tito Okello.
En son durumunda, Morrigan, daima annesine direnen "kaba" bir kişi olarak tasarlandı.W konsekwencji stworzona została jako „ordynarna” postać, która zawsze sprzeciwia się swojej matce.
İran direnişinin yasak hikâyeleri (Al.Arabski podbój Iranu (pers.
Artık silahlı direniş zamanı gelmişti.Nastał czas represji popowstaniowych.
Bayezid kırk dokuz gün direndi, fakat yeniçeriler başarılı oldu.Tym razem rzucił 29 punktów, ale Wizards przegrali.
Bunun sebebi Erenköy Direnişi'dir.Przyczyną tego jest nadciśnienie wrotne.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Brała ona udział także w akcjach przeciwko ruchowi oporu.
1942 yılında Fransa Direniş Hareketi'ne katılmıştır.W 1942 roku dołączył do francuskiego ruchu oporu.
Eşmerkezli kablo kullanan Ethernet için kablonun her iki ucuna 50 Ohm(Ω) 'luk bir sonlandırma direnci konulur.Na obu końcach kabla montowany jest rezystor (tzw. terminator) o rezystancji 50 Ω.
Direnişçiler ise 22 partizan kaybetti.Rebeliantami stwierdzili, że stracili tylko 22 bojowników.
Diren Kardeşim 02.Jestem Twoją Lady 2.
Aerodinamik direnç katsayısı 0,32'dir.Współczynnik oporu aerodynamicznego nadwozia wynosił 0,33.
Bundan sonra bir süre belli bir direniş gerçekleşmedi.W wyniku tego, przez długi czas nie podejmował się żadnych walk.
Direnişçiler Almanlara saldırdı ve silahlarını ele geçirdi.On to, rozbrajał Niemców i przyjmował zrzuty broni.
İtalyan Direniş Hareketi'ne katıldı.Należał następnie do włoskiego ruchu oporu.
Sonunda savunmacıların direnişi kırıldı ve 20 Temmuz'da kale düştü.Obrona kolejnej linii przestała mieć sens po upadku Grodna 20 lipca.
Şiddetli kronik ağrılar ve/veya diğer analjeziklere dirençli kanser ağrılarında kullanılır.Stosuje się ja w silnych bólach nowotworowych oraz w bólach o innej etiologii.
Çünkü Memlûklular büyük bir direniş göstermişlerdir.Siły powstańcze okazywały silny opór.
Mekteb-i Tıbbîyye’de ders programlarını protesto için gerçekleştirilen öğrenci direnişine öncülük etti.Marek w jej domu opowiada o pacyfikacji protestu studentów.
Çoğalma direnci.Odporność na proliferację.
ESR DC direnci çok daha küçük.S. guntheri jest w dodatku znacznie mniejszy.
İlaçların aşırı kullanımı (örneğin - bakterilerde antibiyotik direncine neden olur).Związki te są stosowane w medycynie (np. jako środki przeciwbakteryjne, czy leki przeciwnowotworowe).
Direniş kararları Muhafızların merkezi komitesinden alınıyordu.Sytuację udało się opanować dzięki staraniom Komitetu Opieki nad Uchodźcami.
Şiddetle direnişe geçtiler.Napotkały one znikomy opór.
Kelime "Diren" sözcüğünden türemiştir.Zniesienie hańbiącego słowa „kobieta”.
Geleneğin Direnişi.Bunt tradycji.
Yangına direnci yüksektir.Klasy odporności na ogień..
Kudüs Kralı olan III. Hugues Akka'ya geldi ve şehri kuşatmaya direnmek için hazırlamaya başladı.Kiedy król Jan III Waza wkroczył do miasta, zezwolił na naprawę dachu.
Sınırlı direniş bastırıldı ve Bulgaristan bir Bizans eyaleti oldu.Maroko wycofało się, a jego miejsce zajęła Bułgaria.
Bu çarpmalara bağlı direnç daha küçüktür.Wypadkowa tych sił jest wtedy mniejsza niż ciężar.