Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Ils n’ont aucune idée des périls qu’ils devront affronter.
İtalyan Direnişi'ne katılmıştır.II participe à la Résistance italienne.
Parti, Raad van Verzet (Direniş Konseyi) adında bir direniş hareketi kurar.Le parti continue de travailler sous le nom de Parti de l'Espoir (Partido de la Esperanza).
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.La population résiste.
Isı etkisi ile değeri artan direnç.Il influence autant qu’il est influencé.
Bu direncin bağlı olduğu büyüklükler şöyle sıralanabilir.La puissance que pouvaient dissiper ces résistances dépendait de leur taille.
İletkenlik direncin karşıtıdır.C'est l'inverse de celle de la résistivité.
Artık silahlı direniş zamanı gelmişti.Le temps des préoccupations d'ordre militaire est passé.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Il exprime aussi son désir d'une société fondée sur des principes non violents.
Direniş mi?".Résiste ! ».
Birlik özellikle olası bir Nazi işgaline karşı direniş için örgütlenmiştir.Il est vite intimement convaincu de la nécessité d'organiser la résistance à l'envahisseur nazi.
8 Nisan günü V. Aleksios'un ordusu Haçlıları cesaretsiz kılan kuvvetli bir direnç ortaya koydu.Le 9 avril 1204, l'armée d'Alexis V oppose une forte résistance, qui décourage les Croisés.
Telli dirençler yüksek güç gerektiren uygulamalarda kullanılırlar.Ils sont utilisés pour des applications nécessitant une haute résistance.
Direniş üyeleri Doors'un bunu yapabileceğinden şüphe duyuyordu.Il ne semble pas que les agresseurs connaissaient le rôle de Durell.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.Le 15 mars 1939, les troupes allemandes envahissent la Bohême et la Moravie.
Bu şekilde yapılan onarım sonucunda, parçanın metâl yorgunluğuna karşı olan direnci %70 oranında azaldı.La résistance de cette partie de l'appareil a ainsi été diminuée de 70 %,.
5 Mayıs 1945'te Çek Direnişçileri, Prag Ayaklanması'nı başlattı.Le 5 mai, l'insurrection de Prague éclate.
Bu arada ABD'nin desteklediği sağcı contra gerillalarının direnişiyle karşılaştı.Cette idée, soutenue par les pays du sud, a en revanche rencontré l'opposition des États-Unis.
1940'lı yıllarda de Gaullecü olarak direniş hareketinde yer almıştır.Elle fit preuve dès 1940 d’esprit de résistance.
Birçok malzemenin elektrik direnci sıcaklıkla değişir.Beaucoup de matériaux sont résistants au passage de l'électricité.
19 yaşında direnişçilere katıldı.Entre dans la Résistance à 21 ans.
1943 yılının başında direniş hareketine dahil olmuştur.Il entre dans la Résistance début 1943.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Après avoir dit cela, il fut élevé pendant qu’ils le regardaient, et une nuée le déroba à leurs yeux.
(Orkestra için müzik) 2008 - Uyan, Diren ve Sadece Işığa Teslim Ol!1988 : Live and let live!
Ancak direnişçilerde yeterince silah yoktu.Ils n'avaient pas d'armes défensives.
Filistin Halk Direniş Komiteleri'nin lideriydi.Le futur chef de la résistance humaine.
Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi.Le Danemark capitula immédiatement, et après de violents combats, la Norvège succomba.
24 Nisan 1916 yılında İrlandalı direnişçiler büyük bir ayaklanma başlattılar (Paskalya Ayaklanması).Le 24 avril 1916, lundi de Pâques une insurrection est lancée par l’Irish Republican Brotherhood (IRB).
Kalede ise direniş sürdü.Seul le château résistait encore.
Afrikalılar buna karşı dirençlidirler.Les Africains n'en profitent pas.
Ancak daha sonra Fransız Direnişi'ne katıldı.Il participe ensuite à la Résistance française.
Fransız Ordusu ilk ciddi direnişi ve mağlubiyeti 5 Mayıs 1862 tarihinde Puebla Muharebesi ile yaşar.La France poursuit seule la lutte (échec devant Puebla le 5 mai 1862).
Siyahi insanlar doğuştan sarıhumma hastalığına karşı dirençlidir.Il est moyennement résistant à la maladie des taches noires.
1943-1946 yıllarında SFIO genel sekreteri olmuş, Ulusal Direniş Konseyi'nde Sosyalistleri temsil etmiştir.De 1946 à 1947, il a siégé au Comité directeur du Parti socialiste SFIO.
Direnişin temeli sabotajtı.Le sabotage était également une activité de la résistance.
1945 - II. Dünya Savaşı: Küçük bir Japon direnişi kaldıysa da Iwo Jima Muharebesi sona erdi.1945 : guerre du Pacifique : fin de la résistance japonaise à Iwo Jima.
20 Mart - Haliç Camialtı ve İstinye tersanelerinin 3 bin işçisi topluca viziteye çıkarak direniş yaptı.Le soir même, une manifestation de 2 000 étudiants et ouvriers traverse la ville.
Direnişçiler ise 22 partizan kaybetti.Les fidèles sont répartis en 22 diocèses.
Böylece savunmacılar, direnmeyi sürdürebildiler.La garnison put alors poursuivre sa résistance.
Bir cismin eylemsizlik kütlesi, o cismin ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir.Le livre se veut un guide de survie pour faire face aux symptômes de la ménopause.
Çoğalma direnci.Démultiplicateurs de force.
Geleneğin Direnişi.Truffade traditionnelle.
Aksi takdirde güç, çıkış direncinde kaybolur.Une fois touché, cette capacité disparaît.
Entlebuch vadisindeki son direniş de Haziran sonunda kırıldı.La última resistencia en el valle de Entlebuch se rompió a fines de junio.
Alexander Dubček halkına direnmemesini söyledi.Alexander Dubček llamó a su pueblo a no resistir con las armas.
Ancak Küstrin kalesinde daha şiddetli bir direnç gösterildi.Sin embargo, se encontraron con una resistencia más fuerte en las proximidades de la fortaleza de Küstrin.
1986 - Millî Direniş Hareketi, Uganda'da Tito Okello Hükümetini devirdi.1986: el Movimiento de Resistencia Ugandés derroca el gobierno de Tito Okello en Uganda.
Direniş sırasında Maurizio olarak biliniyordu.Durante la resistencia, fue conocido como Maurizio.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Los que iban con ropa de mujer se negaron a ir con las oficiales esa noche.
Değişime karşı tutucu ve dirençlidirler.Son conservadoras y resistentes al cambio.
Nicetas, Perslere direnmeye devam etti, ancak Adhri'at'da yenildi.Nicetas siguió hostigándolos, pero fue derrotado en Adhri'at.
Hitler, 14 Mayıs'ta, Hollanda direnişinin bir anda ezilmesini emretti.El 14 de mayo Hitler ordenó que se aplastara toda la resistencia neerlandesa a la vez.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.Luego, en la mañana del 15 de marzo, tropas alemanas entraron en Bohemia y Moravia, sin encontrar resistencia.
Sıradaki erkekler kimliklerini göstermemekte direnmeye başladı.Los demás hombres comenzaron a negarse a mostrar su identificación.
Direnişçiler tüm yaşlardaki kadın ve erkeklerden oluşmaktaydı, ancak çoğunluğu gençti, hatta çok gençti.Los resistentes fueron hombres y mujeres de todas las edades, aunque a menudo jóvenes, incluso muy jóvenes.
Octavian ve Lepidus Sicilya'daki son direnişide kırmıştır.Octaviano y Lépido acabaron con la última resistencia pompeyana en Sicilia.
Antibiyotik direnci bir mikroorganizmanın antibiyotiklerin etkilerine karşı durabilme yeteneğidir.La resistencia antibiótica es la capacidad de un microorganismo para resistir los efectos de un antibiótico.
Direnişçilerin birçoğu Breton'un ve Güney Fransa'nın dağlık bölgelerinde operasyonlarını yürüttü.Muchos de los maquis operaron en las zonas montañosas de Bretaña y el sur de Francia.
Buradaki direnişi kaybedince, Epir'e çekildi.Perdiendo la batalla, huyó a Epiro.
Fakat o gece onların olağan uyumu şiddetli direnişe dönüştü.Pero esa noche, por primera vez, esa aquiescencia habitual se convirtió en resistencia violenta...