dirençli ile cümle

dirençli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.Tá ma 150 krát vyšší odpor ako ta slaná.
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.Tja, ihr Widerstand gegenüber elektrischem Strom ist 150-mal so groß, wie bei der Salzknete.
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.Έχει 150 φορές μεγαλύτερη αντίσταση στο ηλεκτρικό ρεύμα από αυτή με το αλάτι.
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.Воно у 150 разів стійкіше до електричного струму, ніж солоне тісто.
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.Его сопротивляемость в 150 выше, чем у солёного теста.
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.יש לו התנגדות של פי 150 לזרם חשמלי מהבצק המלוח.
Şekerli hamur, tuzlu olana göre elektiğe 150 kat daha dirençli, yani yalıtkan.حسناً .. انه مقاوم للكهرباء 150 مرة اكثر من الصلصال الملحي
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim.Deixe-me comer isso. Deixe-me matar isso.
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim."Jsem rezistentní vůči té a té bakterii nebo viru."
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim.어떤 특정한 박테리아나 바이러스에 대한 면역이 있다 할 때는
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim.Saya memiliki ketahanan terhadap bakteri atau virus itu.
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim.Tengo resistencia a las bacterias o virus.
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim.Widerstandsfähigkeit gegen dieses Bakterium oder jenes Virus
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim."Я стійкий до такої бактерії чи такого вірусу".
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim."יש לי תנגודת לחיידק הזה או לנגיף הזה"
Şu bakteriye ya da şu virüse karşı dirençliyim.لدي حصانة ضد هذه الباكتيريا أو ذاك الفيروس
Tam tersi oldu. Gruplar daha güçlendi. Daha dirençli oldular.Stało się na odwrót. oddziały powiększyły się, stały się silniejsze.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Acontece que estes mutantes de vida longa são mais resistentes a todas estas doenças.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.E' emerso che questi mutanti longevi sono più resistenti a tutte queste malattie.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Es stellt sich heraus, dass all diese langlebigen Mutanten all diesen Krankheiten gegenüber resistenter sind.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Het blijkt dat deze langlevende mutanten beter bestand zijn tegen al deze ziekten.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Il se trouve que ces mutants à longue durée de vie résistent mieux à toutes ces maladies.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Kết quả là những cá thể đột biến này chống chọi tốt hơn với các bệnh trên.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.하지만 이 장수하는 돌연변이들은 이런 모든 질병에 대해 내성이 더 강한 것으로 밝혀졌습니다
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Okazuje się, że te długo żyjące mutanty są bardziej odporne na wszystkie te choroby.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Resulta que estos mutantes longevos son más resistentes a todas estas enfermedades.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.S-a dovedit ca acest mutanti longevivi sunt mai rezistenti fata de toate aceste boli.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Ukazuje se, že tito dlouhověcí mutanti jsou proti všem těmto nemocem odolnější.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Αποδεικνύεται ότι αυτές οι μακροβιώσιμες μεταλλάξεις είναι πιο ανθεκτικές σε όλες αυτές τις ασθένειες.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Виявляється, що мутанти-довгожили чинять більший опір хворобам.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Оказва се, че тези продължително съществуващи мутанти са по-устойчиви към всички тези болести.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Оказывается, что долгожители-мутанты более устойчивы ко всем этим болезням.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.מסתבר שמוטציות ארוכות חיים אלה עמידות יותר מפני כל המחלות הללו.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.لقد اتضح أن تلك المُتحولات طويلة العمر أكثر مُقاومة لكُل تلك الأمراض
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.これら全ての病気に対して抵抗性を持つと分かりました 彼らはほとんどガンにならないし
Ve bakteriler iletişim kurduğundan şuan penisiline dirençli çok sayıda bakterimiz var.És most sok baktérium ellenálló a penicillinnel szemben a baktériumok közötti kommunikáció miatt.
Ve bakteriler iletişim kurduğundan şuan penisiline dirençli çok sayıda bakterimiz var.그래서 지금은 페니실린에 내성을 가진 많은 세균들이 있게 되었죠. 왜냐하면 세균들도 서로 소통하기 때문입니다.
Ve bakteriler iletişim kurduğundan şuan penisiline dirençli çok sayıda bakterimiz var.Сейчас существуют бактерии, устойчивые к пенициллину, потому что бактерии общаются между собой.
Ve bakteriler iletişim kurduğundan şuan penisiline dirençli çok sayıda bakterimiz var.וכעת יש לנו הרבה בקטריות עמידות לפניצילין, משום שבקטריה מתקשרת
Ve bakteriler iletişim kurduğundan şuan penisiline dirençli çok sayıda bakterimiz var.والآن لدينا الكثير من البكتيريا مقاومة للبنسيلين، لأن البكتيريا تتواصل.
Ve bakteriler iletişim kurduğundan şuan penisiline dirençli çok sayıda bakterimiz var.細菌同士のコミュニケーションが原因です このコミュニケーションは
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.-e finisco la frase- è molto probabile che tu aiuti a selezionare batteri resistenti agli antibiotici.
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.É muito provável que você vai ajudar a selecionar para bactérias resistentes a antibióticos.
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.다시 본론으로 돌아가서 하던 문장을 마치겠습니다. 당신이 하는 행동은 백신에 저항성을 지닌 박테리아를 선택하도록 돕는 행위입니다.
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.Niin koivumittarista tuli - voit tavallaan nähdä sen mustana koiperhosena.
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.-sa-mi termin fraza- dar este foarte probabil sa ajungi la selectarea bacterilor rezistente la bacterii.
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.- và cho tôi kết thúc câu của tôi- bạn đang rất có khả năng để giúp chọn cho vi khuẩn kháng kháng sinh.
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.ودعني أكمل حديثي أنك تساعد البكتريا على أن تكون محصنة ضد المضادات الحيوية
- ve cümlemi bitireyim - ve antibiyotiğe dirençli bakteri seçmeye çok yatkınsınız.抗生物質に強い細菌が「選択」されることを、助けてしまう、ことになるからなんだ。 どうやって、そうなってしまうのか?
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Az emberek rühellik az új elméleteket, és igazuk is van!
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:E la gente è sempre molto reticente di fronte alle idee, giustamente:
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:그런데 사람들은 당연히 새로운 아이디어에 저항을 하죠.
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Las personas se resisten a las nuevas ideas, y con razón:
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Les gens sont très réticents face aux idées et à raison :
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Ludzie stawiają opór, i nie bez racji.
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Mọi người phản đối các ý tưởng:
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu: Neden yeni fikirler kabul gorsun ki?Mensen houden niet zo van ideeën, en terecht: waarom zouden we nieuwe ideeën aannemen?
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu: Neden yeni fikirler kabul gorsun ki?А хората много се съпротивляват на идеи, и с право: защо трябва да бъдат приемани нови идеи?
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Şi oamenii sunt foarte rezistenţi faţă de idei şi pe bună dreptate:
Ve insanlar fikirlere karsi oldukca direnclidirler, ve dogrusu:Und Menschen sind sehr widerspenstig gegenüber Ideen und zu Recht:
İlgili Sayfalar