"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Carne, nagyon okosnak kell lenned ahhoz, hogy diplomata lehess!"
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Carne, tienes que ser muy inteligente para ser un diplomático."
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Carne, trebuie să fii foarte isteț ca să ajungi diplomat."
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Carne, tu dois être vraiment intelligent pour être diplomate."
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın." (Gülüşmeler) Hedefim kesinleşmişti."Carne, con phải thông minh mới làm được" (cười) thế là khát vọng của tôi được định đoạt.
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""칸, 외교관은 매우 머리가 좋아야 된단다." 라고요.
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Καρν, πρέπει να είσαι πολύ έξυπνος για να γίνεις διπλωμάτης".
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Карн, дипломат має бути дуже розумним."
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Карн, трябва да си много умен, за да бъдеш дипломат".
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""Карн, чтобы быть дипломатом, нужно быть очень умным".
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""קארן, אתה צריך להיות פיקח מאוד בכדי להיות דיפלומט."
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın.""عليك أن تكون ذكي جدا إن أردت أن تصبح دبلوماسيا".
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın."(笑い)
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Ce vreau să te intreb, dacă aţi fi primit aceste mii de rapoarte diplomatice de la ambasada Statelor Unite ...
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Jadi kalau anda menerima ribuan telegram diplomatik kedubes Amerika
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Jeg mener, hvis I havde modtaget tusinder af diplomat-telegrammer fra amerikanske ambassader...
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Jeśli otrzymałeś te tysiące dokumentów z ambasady USA...
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Je veux dire, si vous aviez reçu des milliers de télégrammes diplomatiques des ambassades US...
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Theo tôi, nếu anh nhận hàng ngàn bức điện ngoại giao của Đại sứ quán Hoa Kỳ...
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Имам предвид, ако бяхте получили хиляди записи от американското посолство ...
CA: Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Я имею в виду, если вы на самом деле получаете тысячи дипломатических документов из посольства США...
Diplomat, Başbakan'la çelişiyor.[Összetűzés az Elnök és a diplomata között]
Diplomat, Başbakan'la çelişiyor.Διπλωμάτης σε διαξιφισμό με τον Πρόεδρο.
Diplomat, Başbakan'la çelişiyor.الشجار بين الرئيس والدبلوماسي الصراع على السلطة بين القصر والبيت الازرق
Diplomat Bey... Lütfen ona iyi bakın. Rica ediyorum.Professeur, prenez soin d'elle, s'il vous plaît.
Diplomat Bey... Lütfen ona iyi bakın. Rica ediyorum.Tanár úr, kérem vigyázzon rá.
Diplomat Bey...Κύριε Διπλωμάτη.
Diplomat Bey...سيدي الدبلوماسي
- Diplomat bile ortada yok.Nincs itt.
Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu.외교 도구상자는 실질적으로 우리의 대화를 강화하기 위하여 우리가 사용할 수 있는 각양각색의 도구들로 가득 차 있습니다.
Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu.Zestaw dyplomaty jest pełny różnych narzędzi, których możemy użyć do wzmocnienia komunikacji.
Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu.Дипломатия располагает огромным выбором средств для укрепления коммуникации.
Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu.ארגז הכלים הדיפלומטי הוא למעשה מלא בכלים שבהם אנחנו יכולים להשתמש לחזק את התקשורת ביננו.
Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu.ادوات الدبلوماسية مليئة فعليا بادوات مختلفة يمكن ان نستخدمها لتقوية تواصلنا
Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu.使用できる 外交のための道具箱には 実際たくさんの道具が揃っているのです ただ この10年間 こうした手法を
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Chúng tôi phân biệt rõ ràng giữa đối thoại ở cấp độ ngoại giao và ở cấp độ chính trị.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Facem diferenţa între a discuta la nivel diplomatic şi a discuta la nivel politic.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Fazemos uma distinção entre falar a um nível diplomático e falar a um nível político.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.우리는 외교적인 수준에 있어서의 대화와 정치적 수준에 있어서의 대화에 있어서 차이를 둘 수 있습니다.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Megkülönböztetjük egymástól a diplomácia szintjén történő tárgyalást és a politika szintjén zajlót.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Noi facciamo una distinzione tra il parlare a un livello diplomatico e parlare a un livello politico.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Nous faisons une distinction entre dialoguer à un niveau diplomatique et dialoguer à un niveau politique.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Se puede hablar a nivel diplomático o a nivel político.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.We maken onderscheid tussen praten op diplomatiek niveau en praten op politiek niveau.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Wir unterscheiden zwischen dem diplomatischen Sprechen und dem politischen Sprechen.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Wprowadziliśmy rozróżnienie na rozmowę na poziomie dyplomatycznym oraz na poziomie politycznym.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Κάνουμε μια διάκριση μεταξύ της συνομιλίας σε διπλωματικό επίπεδο και της συνομιλίας σε πολιτικό επίπεδο.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Мы разграничиваем их на переговоры на дипломатическом и политическом уровне.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.Правим разлика между разговори на дипломатическо ниво и разговори на политическо ниво.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.אנחנו עושים הבחנה בין דיבור ברמה הדיפלומטית ודיבור ברמה הפוליטית.
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.يمكننا التفريق بين الحديث على المستوى الدبلوماسي, والحديث من المستوى السياسي
Diplomatik bir seviyeden konuşmak ile politik seviyeden konuşmak arasında bir ayrım yapıyoruz.政治レベルでの対話を区別しています 援助を伴うものと伴わない対話があり
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIArticolul II-46PROTECŢIA DIPLOMATICĂŞI CONSULARĂ
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIDIPLOMAATTI- JA KONSULIVIRANOMAISTEN ANTAMASUOJELU
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIDIPLOMÁCIAI ÉS KONZULI VÉDELEM
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIDIREITO A UMA BOA ADMINISTRAÇÃO
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIOPIEKA DYPLOMATYCZNA I KONSULARNA
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIPRÁVO NA ÚČINNOU PRÁVNÍ OCHRANU A SPRAVEDLIVÝPROCES
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIPRÁVO NEBYŤVTRESTNOM KONANÍ SÚDENÝ ALEBO POTRESTANÝ DVAKRÁT ZA TEN ISTÝTRESTNÝČIN
DİPLOMATİK KORUNMA VE KONSOLOSLUK KORUMASIPRESUMTION FÖR OSKULD OCH RÄTTEN TILL FÖRSVAR