dip ile cümle
dip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Cicero onu diplomatik yeteneğinden saygı ile söz eder.Cicero was zeer over zijn talenten te spreken.
Diplomasiyi uygulayanlara diplomat denir.De orde wordt aan diplomaten toegekend.
Dipeptitler hidrolaz enzimi dipeptidil peptidazın etkinliği ile polipeptitlerden oluşur.Dipeptides kunnen ontstaan uit polypeptides door de werking van het hydrolase-enzym dipeptidylpeptidase.
İran rehine krizi, ABD ile İran arasında 444 gün süren diplomatik krizdir.Dit was het begin van de 444 dagen durende Iraanse gijzelingscrisis.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Als gevolg van de aanslag schortte Myanmar alle diplomatieke betrekkingen met Noord-Korea op.
Konsolosluk görevlileri, diplomatik temsilci değildirler.De consuls-generaal zijn daarentegen wel diplomaten met diplomatieke onschendbaarheid.
Diplomat ve iş adamı Osman Mayatepek torunlarındandır.Zakenman en diplomaat Osman Mayatepek is de kleinzoon van Hasan Tahsin Mayatepek.
Prof. Dr. Danilo Türk (19 Şubat 1952), Sloven avukat, diplomat ve akademisyen, Slovenya'nın 3. cumhurbaşkanı.Danilo Türk (Maribor, 19 februari 1952) is een Sloveens advocaat en diplomaat, en oud-president van Slovenië.
Buna rağmen, anlaşma Batı Avrupa’da bir diplomasi zaferi olarak kutlandı.Het verdrag wordt gezien als een diplomatieke overwinning van Oostenrijk.
Bir diplomatın çocuğu olan Evra, Senegal'de doğdu ve Avrupa'ya bir yaşındayken geldi.Als zoon van een Senegalese diplomaat kwam Evra op zesjarige leeftijd naar Europa.
Yurtdışında diplomat olarak çeşitli görevlerde bulunmuştur.In die functie is hij als diplomaat veel actief in het buitenland.
İki ülke arasında diplomatik ilişkiler 1964 yılında kuruldu.In 1949 werden diplomatieke relaties opgericht tussen beide landen.
Aynı zamanda Arakelian’ın makyaj kursundan diploma aldı.Hij behaalde ook nog het meestergraadsdiploma 'Kostuumontwerp'.
1982 - Lübnan'da dört İranlı diplomat kaçırıldı.Zo waren in 1982 vier Iraanse diplomaten gegijzeld door een christelijke gewapende factie in Beiroet.
1992 - Çin ve Güney Kore arasında diplomatik ilişkiler başladı.1992 - China en Zuid-Korea knopen diplomatieke betrekkingen aan.
Savaşın bitiminden sonra başlangıçta Papa'nın konuğu ve diplomatik bir üyesi olarak eşi ile Vatikan'da kaldı.Na het einde van de oorlog bleven hij en zijn vrouw als gasten van de paus in Rome wonen.
Diplomasi Uluslararası İlişkilerInternationale betrekkingen van de Europese Unie
Diplomatlarının ve generallerinin kendisini bir burjuva politikacı olarak davranmaya zorladığını düşünüyordu.Hij beschuldigde de fascisten en de nazi's ervan dat ze een politieke padvinderij waren.
İki ülkenin 11 Mart 1992'den bu yana resmi diplomatik ilişkileri var.Sinds 3 oktober 1949 hebben de twee landen een diplomatieke relatie.
ABD için AHS Isı sıcaklık haritası için dipnota bakın. .Nu haalde Please Please Me wel de Amerikaanse hitlijsten.
Diplomatik ve siyasi çalışmalarda bulundu.Daar wordt hij geïntroduceerd in het politieke en diplomatieke leven.
Dipolün yönü ve yoğunluğu, zamanla değişir.De lengte en de richting van de schaduw veranderen in de loop van de dag.
Ayrıca Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden onur diploması almıştır.Ook behaalde hij een ingenieursgraad aan de Amerikaanse Universiteit van Beiroet.
Diplomasını aldıktan sonra Avrupa'yı gezmeye karar verdi.Na zijn studie wilde hij reizen en Europa zien.
Diphan ya da Deepan (d.Door dik en dun (?)
Başarılı bir diplomattı.Hij was ook een succesvol diplomaat.
4 Ağustos 1951), Alman diplomat ve politikacıydı.31 augustus 1945) was een Duits jurist en politicus.
İki ülke 1970 yılında resmen diplomatik ilişkiler kurdu.In 1950 werden diplomatieke relaties opgericht tussen beide landen.
Böylece Viyana Üniversitesi'nden tıp diploması alan ilk kadın olmuştu.Zij werd daarmee de eerste vrouw die een doctoraatsdiploma behaalde aan de Universiteit Gent.
1974 yılında Avusturya'nın diplomatik hizmetine girdi.In 1974 werd hij tot het Oostenrijkse militair ingetogen.
31 Temmuz 1947, Saint-Silvain-Bellegarde (Creuse)) Fransız siyasetçi ve diplomat.Hubert Védrine (Saint-Silvain-Bellegarde, 31 juli 1947) was een Frans diplomaat en politicus.
Çocukluğunu babasının diplomatik görevi nedeniyle İsrail'de geçirdi.Al vanaf jonge leeftijd was hij betrokken bij de diplomatieke diensten van zijn vader.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.Ze gaven gedurende enige tijd een eigen tijdschrift uit met dezelfde naam als de stichting.
Bu kapsamda Diploma Eki Etiketi’ nin (Diploma Supplement Label) alınması hedefine yönelmiştir.De naam van de afstudeerrichting wordt vermeld op het (verplichte) diplomasupplement.
1811 yılında on sekiz yaşında öğretmenlik diplomasını aldı.In 1931 behaalde hij op achttienjarige leeftijd zijn onderwijzersakte.
Diplomatik pasaportlar hiçbir harç veya resme tabi değildir.Bautastenen hebben geen inscripties of afbeeldingen.
Somatik hücre (diploid), bir organizmanın vücudu oluşturan herhangi biyolojik bir hücre.Crisis (biologie), een biologisch proces waarin cellen sterven.
1981-1986-1991 ve 1996 yıllarında bu diploma yenilenmiştir.Dit succes wordt herhaald in 1981 en 1986.
Çeşitli diplomatik görevlerde bulunmuştur.Hij leidde verschillende diplomatieke missies.
Cezayir Geçiş Hükümeti'ne diplomatik danışmanlık yapmıştır.Het kwam tot een diplomatieke interventie van het Ottomaanse hof.
Fransız şair ve diplomat Paul Claudel'in ablası.Ze was de oudste zuster van de dichter, dramaturg en diplomaat Paul Claudel.
Daha sonra yine iki yıl Fransa Savunma Bakanlığı'nda diplomasi danışmanı yardımcısı olarak çalıştı.Hierna was zij twee jaar actief als diplomate van het Ministerie van Buitenlandse Zaken.
Diphallia, çift penislilik durumu tıpta erkek bir bebeğin iki penis ile doğması durumudur.Diphallus of peniele duplicatie is een zeldzame afwijking, waarbij een man met twee penissen geboren wordt.
Birleşik Krallık tarafından Afganistan'da yürütülen askeri operasyonlar Amerikalı diplomatlarca eleştiriliyor.Kritiek op de militaire operaties van het Verenigd Koninkrijk in Afghanistan.
Yani diplomatik bir tabirle söylemek gerekirse.Dit was de opmaat voor diplomatieke rol.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Daarna werden de onderhandelingen overgelaten aan de Europese diplomatie.
Hat sanatının bir icazet veya yeterlilik diploması örneği.Een stilleven is een studiewerk of proefstuk voor de virtuositeit van de schilder.
Moskova ziyareti sonucu Sovyetler Birliği ile resmi diplomatik ilişkiler kuruldu.Als enige uitzondering werden diplomatieke betrekkingen met de Sovjet-Unie onderhouden.
İyi bir diplomat olurdun.Je zou een goede diplomaat zijn.
Diplomasını yalnızca sosyolojiden değil felsefeden de aldı.Hij behaalde zijn diploma niet alleen in sociologie maar ook in filosofie.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Bizantyńczycy czerpali korzyści z wielu dyplomatycznych praktyk.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Azerbejdżan utrzymuje stosunki dyplomatyczne ze 158 krajami i jest członkiem 38 organizacji międzynarodowych.
1980 - İsrail ve Mısır arasında diplomatik ilişkiler başladı.1980 – Izrael i Egipt nawiązały stosunki dyplomatyczne.
1994 - İsrail ve Vatikan tam diplomatik ilişki anlaşmasına vardı.1994: Izrael i Watykan nawiązały pełne stosunki dyplomatyczne.
802: Harun Şarlman'a bir diplomatik hediye olarak iki tane beyaz fil (albino) göndermesi.802 Harun przekazuje w darze Karolowi Wielkiemu dwa białe słonie.
Ayrıca oyuncu yakın mesafede düşmanı silahın dipçiğiyle ile düşmanı alt edebilir.Ponadto w walce na bliską odległość gracz może atakować wrogów kolbą broni.
Diplomatik ilişkiler 1963'te kuruldu.Stosunki dyplomatyczne nawiązano w 1963.
1971 - Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Avusturyalı diplomat Kurt Waldheim seçildi.1971 – Rada Bezpieczeństwa ONZ wybrała Austriaka Kurta Waldheima na stanowisko sekretarza generalnego ONZ.
1999 yılında, Viyana'da Diplomasi Akademisine katıldı.W 1999 studiował na Akademii Dyplomatycznej w Wiedniu.
Dip noktasındaki basınç ise yeryüzündeki basınca göre yaklaşık 1000 kat daha fazladır.Przy ich powierzchni ciśnienie może być miliard razy większe niż na Ziemi.