dip ile cümle

dip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
2002 yılında diploma aldı.2002 erwarb er sein Diplom.
1971 - Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Avusturyalı diplomat Kurt Waldheim seçildi.1971: Der Österreicher Kurt Waldheim wird zum UN-Generalsekretär gewählt.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.Ägypten erkannte im Gegenzug den Staat Israel diplomatisch an.
Tabii Dip sosunu şarkı söyleyerek yedirirler.Dann sangen sie, anscheinend erfreut, Psalmen.
Burma, İsrail'i tanıyan ilk Asya ülkesi olup diplomatik ilişkileri devam etmektedir.Liberia gehörte auch zu den ersten Staaten Afrikas, die diplomatische Beziehungen zu Israel unterhielten.
Bu Dipylon vazosu büyük bir boyutta seramik bir kaptır.Diese Schauhöhle ist eine riesige Karstquelle.
Yem olarak ise dip yemi verebilirsiniz.Daher können sie als Gewürz dienen.
Cicero onu diplomatik yeteneğinden saygı ile söz eder.Cicero gab ein schmeichlerisches Lob über Caesars rhetorische Fähigkeiten ab.
(Diploma) ile başlayıp "(FH)" ile biten unvanlara sahip olurlar, örneğin "Dipl.Absolventen erlangen den Titel "Dipl.-(Beruf) (HF)", also etwa Dipl.
Dışişleri bakanlığında diplomat olarak görev yaptı.Anschließend war er beim Außenministerium als Diplomat beschäftigt.
Mabel Pines: Mabel Dipperin ikiz kardeşidir .Mabel Pines Mabel ist die zwölfjährige Zwillingsschwester von Dipper.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.Am 7. März 1989 brach der Iran seine diplomatischen Beziehungen zu Großbritannien ab.
Çeşitli yabancı ülkede diplomatik görevlerde bulunmuştur.Georgien hatte bereits verschiedene ausländische Nationaltrainer.
Londra ve Roma gibi şehirlerde çeşitli diplomatik görevlerde bulundu.Er führte auch zahlreiche Missionen nach London und Rom.
Bizim Diplomatlar.Die Diplomaten.
Hükümet adına bazı diplomatik ve askeri görevler aldı.Er übernahm wichtige politische und militärische Aufgaben in der Reichsregierung.
Kristalleri tetragonal kristal sistemi şeklindedir ve dipiramidal psödo-oktahedra şeklinde görünürler.Sie bilden die tetragonale Kristallfamilie und können mit dem tetragonalen Gittersystem beschrieben werden.
1991 yılında Nancy II Üniversitesi'nden Avrupa Çalışmaları Diploması almıştır.2011 wurde ihm die Ehrendoktorwürde der Universität Nancy 2 verliehen.
1948) Faslı diplomat ve siyasetçi.1938), einen ehemaliger sierra-leonischen Politiker und Diplomaten.
Sonra ikisi de lise diplomasını aldı.Sie absolvierten beide ein Jurastudium.
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.Barbados und Portugal unterhalten direkte diplomatische Beziehungen.
Monako'nun İsrail ile tam diplomatik ilişkileri bulunmaktadır.Honduras unterhält diplomatische Beziehungen zu Taiwan.
Aspiranturo üniversite diplomasına (diplom) odaklanmaktadır.Die Aspirantur setzt auf den Universitätsabschluss (Diplom) auf.
Dik açılı en az iki dipol antenin kullanılması da DX'ciliğin olmazsa olmazlarındandır.Es werden insgesamt mindestens zwei GPS-Antennen benötigt.
Diplomasiyle ittifaklar veya vasal ülkeler kurulabilir, diğer devletlerle ilişkiler geliştirilebilir.Mit anderen Ländern kann Handel betrieben werden, wodurch sich Beziehungen verbessern können.
Lise diploması veya General Educational Development'den daha yüksek bir eğitim düzeyi olduğu düşünülmektedir.Studienvoraussetzung ist eine allgemeine Hochschulreife oder eine Fachhochschulreife.
Aynı yıl hukuk diplomasını aldı.Im selben Jahr erwarb er sein Verwaltungsdiplom.
Stanley Pines : Dipper ve Mabel'ın sinsi amcası Stan, Gizemli Kulübe'nin yöneticisidir.Stanley „Gronkel Stan“ Pines Stan ist der ruppige Großonkel von Dipper und Mabel.
Bu kararı takiben, her iki ülke arasında yeniden diplomatik ilişkiler kurulmuştur.Nach dem Krieg mussten die diplomatischen Beziehungen zwischen den Ländern wieder neu geordnet werden.
Kökler, 12 metre (39 ft) diptedir. ^ "Kındıra".96" (244 cm) – Breit wenn geöffnet, dick wenn zusammengerafft.
DiProDB: Dinükleotit özellikleri veritabanı.Diss.). Die Individualität der Medien.
1948 yılında Polykarp Kusch, Henry Foley ile çalışırken elektronun anormal manyetik dipol momentini keşfetti.1948 bestimmte er mit Polykarp Kusch das anomale magnetische Dipolmoment des Elektrons.
Kardeşi Bülend Uşaklıgil de kendisi gibi diplomat olmuştur.Gerne wäre Schwerin wie sein Vater Diplomat geworden.
Çalışanlarının çoğu yurt dışı elçiliklerde diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.Im Ausland arbeitet es eng mit den diplomatischen Vertretungen seines Landes zusammen.
Ardından diplomatik bir görevle Caracas'a gitti.Danach lehnte er eine diplomatische Mission nach Kolumbien ab.
Son istatistiklere göre bu üniversitenin 1045'i diploma üstü çalışma yapan 6,300 öğrencisi bulunmaktadır.Nach Angaben des Statistischen Bundesamtes beendeten in dem Jahr 105.600 Studentinnen ihr Studium erfolgreich.
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Er galt als politisch und diplomatisch sehr geschickt.
İki ülke 1970 yılında resmen diplomatik ilişkiler kurdu.Die Länder unterhalten mindestens seit 1926 direkte diplomatische Beziehungen.
Göl dip kaynaklarından beslenmektedir.Der See wird aus Grundwasser gespeist.
Dipçiğin uzunluğu kullanıcının omzuna göre ayarlanılabilir.So kann etwa die Länge der Maus den Vorlieben des Nutzers angepasst werden.
Diplomasi ve Çatışma Yönetimi (M.A.)Prozess- und Projektmanagement Political Economy of European Integration (M.A.)
Diplomasi alanında çok ciddi çalışmalarda bulunmuştur.Sein wahres Interesse lag auf diplomatischem Gebiet.
İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, daha çok diplomatik etkinliklere ağırlık verdi.Beschwerden beim Bundesverfassungsgericht haben dabei die praktisch weitaus größere Bedeutung erlangt.
Bu olay Avustralya, Norveç ve Singapur'da bir takım diplomatik krize yol açmıştır.Dies führte zu einer heftigen diplomatischen Auseinandersetzung zwischen Norwegen und Australien.
Varlıklar kolonu ile Kaynaklar kolonunun dip toplamları her zaman birbirine eşittir.Materialdiebstahl innerhalb der Kolonie sowie zwischen verschiedenen Kolonien ist häufig.
Dipsiz Göl olarak bilinir.Der See ist nicht als Badesee bekannt.
İki yıl sonra Cromwell tarafından İsviçre'ye diplomatik görevle atanmıştır.Über zwei Dekaden war er im schweizerischen diplomatischen Dienst.
Siyaset bilimi alanında diploma sahibidir.Er hat einen Studienabschluss in Politischen Wissenschaften.
13 Ocak 1994, Paris) Fransız diplomat.13. November 1999 in Paris) war eine französische Ethnologin.
Fransa'nın Berlin Başkonsolosluğu Fransa’nın Almanya’da bulunan diplomatik temsilciliğidir.Die Französische Botschaft in Deutschland ist die diplomatische Vertretung Frankreichs in Berlin.
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.Es gibt einige einhäusig (monözisch) und zweihäusig (diözisch) getrenntgeschlechtige Arten.
Bu arada sosyal, siyasî ve diplomatik kuruluş ve faaliyetlere de katılmaya başladı.Zudem kamen ihnen militärische, religiöse und soziale Funktionen zu.
Dipnotlar: Ayrıntılı bilgi için bkz.Blade – In Sachen Aufklärung.
Özellikle karstik göller dipten düdenler ile su kaybederler.Besonders die dickfleischigen Laubblätter speichern Wasser.
İşte bu! Uzun zamandır beklediğim, HSK'den diplomamı sonunda aldım!Ça y est ! J'ai enfin reçu mon diplôme du HSK, depuis le temps que je l'attendais !
Diplomalı olmaktan bu kadar gurur duyma.Ne sois pas si fier d'être diplômé.
Tom'un babası diplomattı.Le père de Tom était diplomate.
Diplomatça hareket edersen bunu başarabilirsin.Tu pourras y parvenir en agissant avec diplomatie.
Boğaz´ın Diplomatlar Köyünün Hikayesi.Boğaz´ın Diplomatlar Köyünün Hikayesi.
1946 yılı boyunca, Türk ve Amerikalı diplomatlar konuyla ilgili sık sık görüşmeler yaptı.Tout au long de l'année 1946, les diplomates américains et turcs discutent souvent de la question.

İlgili Sayfalar