O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.joka kiukussa löi kansoja, löi lakkaamatta, joka vihassa vallitsi kansakuntia, vainosi säälimättä.
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.ki je tepel ljudstva v togoti z udarci neprenehoma, ki je gospodoval v jezi narodom z zatiranjem brez zadržka.
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.그들이 분내어 여러 민족을 치되 치기를 마지 아니하였고 노하여 열방을 억압하여도 그 억압을 막을 자 없었더니
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.som slo folkeferd i harme med slag på slag, som underkuet folkeslag i vrede og forfulgte dem uten skånsel.
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.som slog i Vrede Folkeslag, Slag i Slag, og tvang i Harme Folk med skånselsløs Tvang.
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.yang dengan marah menindas bangsa-bangsa dan terus-menerus menganiaya mereka
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.מכה עמים בעברה מכת בלתי סרה רדה באף גוים מרדף בלי חשך׃
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.الضارب الشعوب بسخط ضربة بلا فتور المتسلط بغضب على الامم باضطهاد بلا إمساك.
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.就 是 在 忿 怒 中 連 連 攻 擊 眾 民 的 、 在 怒 氣 中 轄 制 列 國 、 行 逼 迫 無 人 阻 止 的
O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.就是 在 忿怒 中連連 攻 擊眾 民 的 、 在 怒氣 中 轄制 列國 、 行 逼迫 無人 阻止 的
Öfkem asla dinmeyecek!Je n'arrive pas à dépasser ma colère !
Öfkem asla dinmeyecek! Kızgınlığımın önüne geçemiyorum.الغضب لا يريد ان يفارقني, لا يمكنني التوقف عن الغضب
Öfkem asla dinmeyecek!Nem tudom a haragomat csillapítani!
Öfkem asla dinmeyecek!Ο θυμός μου δεν μπορεί να φύγει!
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Dit is geen goed weer om in te klimmen. Dus de klimmers wachten gewoon in de hoop dat de wind gaat liggen.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Este no es un buen clima para subir, por lo que los escaladores esperan, confiando que los vientos se calmen.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.등반하기 좋지 않은 날씨이죠, 그래서 산악인들은 바람이 잦아지기를 기다렸죠.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Nincs jó idő a mászáshoz, ezért csak várnak, és remélik, hogy elcsendesedik a szél.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Nu e o vreme bună pentru a urca acolo, aşa că alpiniştii aşteaptă doar, sperând că vântul va înceta.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Thời tiết này không thích hợp để leo núi, vì vậy mọi người đành đợi gió lặng.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.To nie jest dobra pogoda na wspinanie, więc czekają, licząc na to, że wiatr się uspokoi.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Toto nie je dobré počasie na výstup, takže horolezci iba čakajú a dúfajú že vietor utíchne.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Това не е добро време за катерене, затова катерачите просто чакат, с надеждата, че вятърът ще замре.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Це не надто хороша погода для сходження, тож альпіністи просто чекають, сподіваючись, що вітер припиниться.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.Это не самая лучшая погода для восхождения, так что альпинисты ждут, надеясь, что ветер утихнет.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.זה לא מזג אוויר טוב לטפס בו, אז המטפסים פשוט מחכים, מקווים שהרוח תרגע.
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.ولم يكن الطقس مناسباً للتسلق لذا إنتظر المتسلقون آملين أن تتوقف الرياح عن الهبوب
Tırmanmak için iyi bir hava değil, bu yüzden dağcılar bekleyip rüzgarın dinmesini umuyorlar.登山家たちは風がおさまるのを待っています 夜になると実際に風はおさまります
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.at jeg har en stor Sorg og en uafladelig Kummer i mit Hjerte.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.at jeg har en stor sorg og en uavlatelig gremmelse i mitt hjerte.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.că simt o mare întristare, şi am o durere necurmată în inimă.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.da imam veliko žalost in neprestano bolečino v srcu svojem.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.daß ich große Traurigkeit und Schmerzen ohne Unterlaß in meinem Herzen habe.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.de que tengo una gran tristeza y continuo dolor en el corazón
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.että minulla on suuri murhe ja ainainen kipu sydämessäni.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.Hogy nagy az én szomorúságom és szüntelen való az én szívemnek fájdalma;
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.ho nel cuore un grande dolore e una sofferenza continua
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.J`éprouve une grande tristesse, et j`ai dans le coeur un chagrin continuel.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.내가 그리스도 안에서 참말을 하고 거짓말을 아니하노라 내게 큰근심이 있는 것과 마음에 그치지 않는 고통이 있는 것을 내 양심이 성령안에서 나로 더불어 증거하노니
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.när jag säger att jag har stor bedrövelse och oavlåtligt kval i mitt hjärta.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.que tenho grande tristeza e incessante dor no meu coração.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.Saya sangat sedih dan hati saya menderit
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.tôi buồn bực lắm, lòng tôi hằng đau đớn.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.tôi buồn_bực lắm , lòng tôi hằng đau_đớn .
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.že mám veliký zármutok a neprestajnú bolesť vo svojom srdci.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.Że mam wielki smutek i nieustawający ból w sercu mojem.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.Žeť mám veliký zámutek a ustavičnou bolest v srdci svém.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.οτι εχω λυπην μεγαλην και αδιαλειπτον οδυνην εν τη καρδια μου.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.Обаче, не е пропаднало Божието слово; защото не всички ония са Израил, които са от Израиля;
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.что великая для меня печаль и непрестанное мучение сердцу моему:
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.що великий мені смуток, і без устання болесть серцю моєму.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.כי גדול עצבוני ואין קץ לדאבון לבי׃
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.ان لي حزنا عظيما ووجعا في قلبي لا ينقطع.
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.我 是 大 有 憂 愁 、 心 裡 時 常 傷 痛
Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.我 是 大有憂愁 、 心裡時 常 傷痛