Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk.""Да потому что мы слушали!"
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."وأجاب أحد الأطفال الصغار " لاننا كنا نستمع ! "
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."「僕らがお利口に聞いていたから」(笑)
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Et chaque personne qui entre dans son bureau entend toute l'histoire de comment cela a fini sur son bureau.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Fiecare persoana care intra in biroul lui aude povestea despre cum a ajuns chestia asta sa stea pe biroul lui.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.In vsak, ki vstopi v njegovo pisarno, sliši celotno zgodbo, kako je ta stvar končala na njegovi mizi.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Každý, kdo přijde do jeho kanceláře slyšel celý příběh, jak se tato věc dostala na jeho stůl.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Każdy, kto przyjdzie do jego biura musi wysłuchać historii o tym, jak to urządzenie trafiło na jego biurko
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.그리고 그의 사무실을 찾는 사람마다 그의 책상을 장식하는 이것에 대한 이야기를 물어본답니다.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Todas as pessoas que entram no escritório dele ouvem a história toda de como aquilo acabou na sua mesa.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Varje person som kommer in på hans kontor, får höra historien om hur den hamnade på hans bord.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.Και καθένας που μπαίνει στο γραφείο ακούει όλην την ιστορία για το πώς βρέθηκε αυτό το πράγμα στο γραφείο του.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.А каждый вошедший в его офис слышит целую историю о том, как она оказалась у него на столе.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.И всеки човек, който влиза в офиса му научава историята на това устройство и как то се е озовало на бюрото му.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.וכל אחד שנכנס למשרד שלו, שומע את כל הסיפור של איך הגיעה המסגרת הזו לשולחן שלו.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.وكل شخص يدخل لمكتبه يسمع القصة كاملة كيف أن هذا الشئ وصل لدرج مكتبه.
Ve ofisine giren her insan bu şeyin nasıl olup da masasına geldiği hakkındaki o hikayeyi dinliyor.このフォトフレームについて話を聞かされます。 そしてひとりずつ、このことが広まっていくのです。
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun. (Alkış)(拍手)
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.E ascoltate il suono del silenzio.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.En je luistert naar het geluid van stilte
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.I wy słuchacie dźwięków ciszy.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.Și acum asculți sunetul tăcerii.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.Und lauscht dem Klang der Stille.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.Và các người phải lắng nghe thanh âm của sự yên lặng.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.Y tu escuchas el sonido... del silencio.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.Και ακούτε τους ήχους της σιωπής.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.И ответом вам будет тишина.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.И слушате звукът на тишината.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.ואתם מאזינים לקולות השקט.
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.و تستمع أنت الى أصوات الصمت.♫♫♫
Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.그리고 네놈은 아무 소리도 못들을꺼다ㅠ.ㅠ
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.Cháu chơi điện tử như những con vật và nghe nhạc.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(영상) 소년: ... 그냥 말하자면, 게임을 하구요, 동물들 같은, 그리고 음악을 들어요.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Nagranie)Chłopak: ... gram w różne gry ze zwierzątkami, słucham muzyki.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.Saya bermain games ..... ... seperti hewan-hewan, ... .. dan mendengarkan musik..."
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(video) Băiatul: ... spun doar, joc jocuri cu animale, și ascult muzică.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Chlapec: ...iba si spomínam, hral som hry so zvieratami, a počúval som hudbu.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Dreng: ... nævn, at jeg spiller spil kan lide dyr, og lytter til musik.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Videó) Fiú: ...például játszom, pl. állatokkal és zenét hallgatok.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Garçon : ...pour dire, je joue à des jeux comme les animaux, et j'écoute de la musique.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Jongen: ... ik speel games als dieren, en ik luister naar muziek.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Junge: ....ich erwähne nur, ich spiele Spiele wie Tiere, und höre Musik.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Kluk: ...jen zmínkou, hraji hry jako zvířata, a poslouchám hudbu.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Muchacho: ...me gustan los juegos los animales, y escuchar música.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Poika: ... mainitsen vain, pelaan pelejä kuten eläimiä, ja kuuntelen musiikkia.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Video) Pojke: ... bara för att nämna, jag spelar spel till exempel djur, och jag lyssnar på musik.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(video) Ragazzo: ....tanto per dire, mi piacciono I giochi con gli animali e ascolto la musica.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Vídeo) Rapaz: ... nomeando alguns, gosto de jogar jogos por exemplo com animais, e ouço música.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(Βίντεο) Αγόρι: ...όπως είπα, παίζω παιχνίδια όπως με τα ζώα, και ακούω μουσική.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(видео) Мальчик: "...ну, например, я играю в игры, я люблю животных, и я слушаю музыку".
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(видео) Момче: ... просто споменавам, играя игри като животни, и слушам музика.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(відео) Хлопчик: я граю в ігри наприклад, в тварини, і я слухаю музику.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(סרטון) ילד: ...רק אומר, אני משחק משחקים כגון חיות, ומאזין למוזיקה.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.(فيديو) الولد :... أذكر ، وأنا ألعب بألعاب مثل الحيوانات ، وأستمع الى الموسيقى.
(Video) Oyun oynuyorum, hayvaanları seviyorum ve müzik dinliyorum.動物なんかのね あと 音楽を聴いたりするよ」 「メールは送った?」と聞いたら
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman. Tamam, beni dikkatle dinle.Figyeljen ide, szakítsa meg a kapcsolatot.
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman. Tamam, beni dikkatle dinle.Wasler, det er Truman.
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman. Tamam, beni dikkatle dinle.Waslere, tady Truman.
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman. Tamam, beni dikkatle dinle.Wasler, poslušaš?
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman.Wasler, hier spricht Truman!