Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Ik luisterde naar alle experts en naar een soort raad van medische adviseurs.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Jag lyssnade på alla experterna och hade samtal med en hel kommite av medicinska rådgivare.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.J'ai écouté tous les experts, et discuté avec une sorte de conseil de médecins.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.모든 전문가들의 조언을 들었고 의학 고문단 같은 분들과도 얘기했죠.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Meghallgattam minden szakértőt, és egy orvosi tanáccsal is konzultáltam.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Počúval som všetkých odborníkov a rozprával sa s mnohými zdravotnými poradcami.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Poslouchal jsem všechny odborníky a mluvil s takovým řekněme výborem zdravotních poradců.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Poslušal sem vse strokovnjake in govoril z nekakšnim svetom zdravstvenih svetovalcev.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Prestavo attenzione a tutti gli esperti, parlando con un gruppo di consulenti medici.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Saya mendengarkan semua ahli dan berbicara dengan semacam dewan penasihat kesehatan.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Słuchałem wszystkich ekspertów i rozmawiałem z zespołem doradców medycznych.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Tôi đã nghe theo các chuyên gia và trao đổi với cả một loạt các Hội đồng cố vấn về sức khỏe.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Άκουγα όλους τους ειδικούς και μιλούσα σε κάτι σαν μια επιτροπή ιατρικών συμβούλων.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Слушах всички експерти и разговарях с нещо като комитет от медицински съветници.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Я вислухав купу експертів і розмовляв з медичними консультантами.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.Я слушал всех экспертов и разговаривал со всеми знакомыми медиками.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.הקשבתי לכל המומחים ודיברתי עם סוג של ישיבת מנהלים של יועצים רפואיים.
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.كنت استمع لكل الخبراء واتحدث لما يمكن تسميته مجلس صحة استشاري
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.医療関係の人たちとも話をしました 彼らは私に私がするべきすべてのことを
Tüm uzmanları dinliyor, danışman doktorlardan oluşan bir tür heyetle konuşuyordum.我聽取所有專家嘅意見 仲同好多醫學專家傾過計,
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.A stalo sa po troch dňoch, že ho našli v chráme sedieť medzi učiteľmi počúvať ich a opytovať sa ich.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Dopo tre giorni lo trovarono nel tempio, seduto in mezzo ai dottori, mentre li ascoltava e li interrogava
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.După trei zile, L-au găsit în Templu, şezînd în mijlocul învăţătorilor, ascultîndu -i şi punîndu-le întrebări.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.I stalo se po třech dnech, že nalezli jej v chrámě, an sedí mezi doktory, poslouchaje jich a otazuje se jich.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Khỏi ba ngày , gặp Ngài tại trong đền thờ đang ngồi giữa mấy thầy thông_thái , vừa nghe vừa hỏi .
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Khỏi ba ngày, gặp Ngài tại trong đền thờ đang ngồi giữa mấy thầy thông thái, vừa nghe vừa hỏi.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.사흘 후에 성전에서 만난즉 그가 선생들 중에 앉으사 저희에게 듣기도 하시며 묻기도 하시니
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.И след три дни Го намериха в храма, седнал между законоучителите, че ги слушаше и ги запитваше.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.І сталось, через три дні знайшли Його в церкві, сидячого серед учителїв, і слухаючого їх, і питаючого.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Через три дня нашли Его в храме, сидящего посреди учителей, слушающего их и спрашивающего их;
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.ויהי אחרי שלשת ימים וימצאהו במקדש ישב בתוך המורים שמע אליהם ושאל אתם׃
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.وبعد ثلاثة ايام وجداه في الهيكل جالسا في وسط المعلمين يسمعهم ويسألهم.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.過 了 三 天 、 就 遇 見 他 在 殿 裡 、 坐 在 教 師 中 間 、 一 面 聽 、 一 面 問
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.過 了 三 天 、 就 遇見 他 在 殿裡 、 坐在 教師 中間 、 一面聽 、 一面問
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Dat verhaal hoor ik steeds weer.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.E io sento quella storia ripetutamente.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.És mindenhol ezt a sztorit hallom.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Jag hör denna historia om och om igen.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.J'entends cette histoire sans arrêt.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.저는 이런 얘기를 듣고 또 들었습니다.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Şi aud povestea aia din nou şi din nou.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Ta historia sie powtarza.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Tôi nghe những chuyện như thế rất nhiều lần.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Und ich höre diese Geschichte immer wieder.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Y oigo esa historia una y otra vez.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Και ακούω αυτή την ιστορία ξανά και ξανά.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.И я слышу подобные истории снова и снова.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.Чувам тази история отново и отново.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.ואני שומע את הסיפור הזה שוב ושוב.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.وأسمع هذه القصة مراراً و تكراراً.
Ve ben bu hikayeyi sürekli bir daha dinliyorum.マット・フロインドはコネチカット州の農家
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."Az egyik kisgyerek pedig így szólt, "Mert figyeltünk."
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."Et un petit enfant a dit "Parce que nous avons écouté".
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."E uno dei ragazzini rispose, "Perché stavamo ascoltando."
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."한 아이가 말했습니다. "우리가 듣고 있었으니까요."
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."(Risos)
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."Salah satu anak berkata, "Karena kami mendengarkan."
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."Và một đứa trẻ trả lời
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."Y uno de los chicos dijo, "Porque estábamos escuchando".
Ve küçük çocuklardan biri şöyle dedi: "Çünkü biz dinliyorduk."Και ένα από τα παιδιά είπε, "Γιατί ακούγαμε."