Ana içeriğe geç
Sözlük

dinli ile cümle

dinli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman.Wasler, met Truman.
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman.Wasler, tässä Truman.
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman.Ουάισλερ, εδώ Τρούμαν. "κουσέ με προσεκτικά.
Watsler, dinliyor musun? Ben, Truman.Уаслър, говори Труман.
Watsler, dinliyor musun?Mi ricevete?
Watsler, dinliyor musun?Vous m'entendez ? Ici Truman.
Watsler, dinliyor musun?Wasler, daqui Truman.
Watsler, dinliyor musun?Wasler, det är Truman.
Watsler, dinliyor musun?Wasler, ¿me oyes? Es Truman.
Watsler, dinliyor musun?Watsler, có nghe đó không? Truman đây.
Watsler, dinliyor musun?Watsler, kau dengar ?
Watsler, dinliyor musun?Watsler, mă auzi? Sunt Truman.
Watsler, dinliyor musun?Watsler, słyszysz mnie? Tu Truman.
Watsler, dinliyor musun?Уаслър, говори Труман.
Watsler, dinliyor musun?האם איבדנו ?את הקשר עם המעבורת
Watsler, dinliyor musun?ولستر هل تسمعنى؟ هذا ترومان
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.In realtà Watson sentiva delle emissioni radio dalla frequenza molto bassa causate dalla natura.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.O que Watson ouvia, de facto, eram emissões de rádio de baixa frequência causadas pela natureza.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Thực tế là Watson đã nghe thấy bức xạ sóng vô tuyến tần số thấp gây ra bởi tự nhiên.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson asculta de fapt emisiuni radio de frecvență foarte joasă cauzate de natură.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson de hecho escuchaba emisiones de radio de muy baja frecuencia causadas por la Naturaleza.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson écoutait en fait des émissions d'ondes radios de très faible fréquence causées par la nature.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson hörte die Niedrigfrequenzradiowellen, die von der Natur stammten.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson은 사실 자연이 만들어낸 아주 낮은 진동수의 전파방출을 듣고 있었던 것입니다.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson luisterde naar radio-uitzendingen op zeer lage frequentie die door de natuur werden veroorzaakt.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson lyssnade faktiskt på väldigt lågfrekvent radiostrålning orsakad av naturen.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson sebenarnya mendengarkan pancaran gelombang radio berfrekuensi sangat rendah yang bersumber dari alam.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson tulajdonképpen a természet okozta nagyon alacsony frekvenciájú rádiójeleket hallgatta.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson ve skutečnosti naslouchal velmi nízkofrekvenčnímu radiovému vysílání majícímu původ v přírodě.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson v skutočnosti počúval veľmi nízkofrekvenčné rádiové vysielanie, ktoré bolo spôsobené prírodou.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Watson w rzeczywistości słuchał fal radiowych o bardzo niskiej częstotliwości, wytworzonych przez naturę.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Στην πραγματικότητα ο Γουάτσον άκουγε ραδιοσήματα χαμηλών συχνοτήτων που προέρχονταν από τη φύση.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.На самом деле, Уотсон услышал очень низко-частотные радиоизлучения, производимые природой.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Насправді Уотсон почув дуже низькочастотні радіовипромінювання, створені природою.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.Уотсън всъщност е слушал радио емисии с много ниска честота, причинени от природата.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.ווטסון למעשה הקשיב לפליטות רדיו בעלות תדר נמוך מאוד שנוצרו על-ידיי הטבע.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.في الحقيقة, كان واتسون يستمع إلى موجات راديو قليلة التردد سببتها الطبيعة.
Watson aslında doğa tarafından oluşan çok düşük frekanslı radyo yayınlarını dinliyordu.自然に起こる非常に低い周波 のラジオ波を聞いていたのです 一部のパチパチといった音は光です
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Các người ngoại quốc sẽ phục dưới tôi; Vừa nghe nói về tôi, chúng nó đều vâng theo tôi.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Các người ngoại_quốc sẽ phục dưới tôi ; Vừa nghe_nói về tôi , chúng_nó đều vâng theo tôi .
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Cizozemci lhali mi, a jakž zaslechli, uposlechli mne.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Den Kindern der Fremde hat's wider mich gefehlt; sie gehorchen mir mit gehorsamen Ohren.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.egen fiak hizelkednek nékem, S [egy] hallásra engedelmeskednek,
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.en zich snel aan mij onderwerpen als zij horen van mijn macht.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Estrangeiros, com adulação, se submeteram a mim; ao ouvirem de mim, me obedeceram.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Fiii străinului mă linguşesc; mă ascultă la cea dintîi poruncă.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Främlingar visade mig underdånighet; vid blotta ryktet hörsammade de mig.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Fremmede kryper for mig; bare de hører om mig, blir de mig lydige.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.I figli degli stranieri mi onorano appena sentono, mi obbediscono
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.이방인들이 내게 굴복함이여 저희가 내 풍성을 듣고 곧 순복하리로다
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Les fils de l`étranger me flattent, Ils m`obéissent au premier ordre.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Los hijos de los extranjeros me adulaban; apenas oían de mí, me rendían obediencia
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Muukalaiset minua mielistelevät; jo korvan kuulemalta he tottelevat minua.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Orang-orang asing tunduk kepadaku, dan taat bila mendengar perintahku
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Synovia cudzieho národa sa mi lichotne koria. Len čo počuli chýr o mne, poslúchajú ma.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Synowie obcy kłamali mną, a skoro usłyszeli, byli mi posłuszni.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Tujci se mi bodo vdajali z laskanjem; komaj začujejo o meni, se mi bodo pokorili.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Udlandets Sønner kryber for mig; blot de hører om mig, lyder de mig:
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Ξενοι υπεταχθησαν εις εμε μολις ηκουσαν, και υπηκουσαν εις εμε.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Иноплеменники ласкательствуют предо мною; по слуху обо мне повинуются мне.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod