Ana içeriğe geç
Sözlük

dinli ile cümle

dinli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.첫 번째는, 아기들은 우리를 열심히 경청합니다. 그리고 우리가 말하는 것을 들을 때, 통계를 얻습니다. 그들은 통계를 수집합니다.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Primul e că bebelușii ne ascultă atent și fac statistici în timp ce ne ascultă -- întocmesc statistici.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Prvič, dojenčki nas pozorno poslušajo in med poslušanjem izvajajo statistiko.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Prvou je, že bábätká nás uprene počúvajú a robia si štatistiku, kým nás počúvajú -- robia si štatistiku.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Za prvé, děti nám pozorně naslouchají a vedou si statistiky o tom co slyší - vedou si statistiky.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.הראשון הוא שהתינוקות מקשיבים לנו ברוב-קשב, והם דוגמים סטטיסטית בעודם מאזינים לנו -- הם נוטלים דגימות.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.私たちの話し声を 統計処理しているのです 2人の母親が 「マザリーズ(母親語)」を話すのを聞いてみましょう
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,이삭이 그 아들 에서에게 말할때에 리브가가 들었더니 에서가 사냥하여 오려고 들로 나가매
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Maar Rebekka had het gesprek afgeluisterd en toen Esau het veld inging,
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Percakapan Ishak dengan Esau itu didengar oleh Ribka. Maka setelah Esau berangkat untuk berburu
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,(Slyšela pak Rebeka, když mluvil Izák s Ezau synem svým.) I odšel Ezau na pole, aby ulovil zvěřinu a přinesl.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,А Ревека чу, когато говореше Исаак на сина си Исава. И Исав отиде на полето да улови лов и го донесе.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Ревекка слышала, когда Исаак говорил сыну своему Исаву. И пошел Исав в поле достать и принести дичи;
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,ורבקה שמעת בדבר יצחק אל עשו בנו וילך עשו השדה לצוד ציד להביא׃
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,وكانت رفقة سامعة اذ تكلم اسحق مع عيسو ابنه. فذهب عيسو الى البرية كي يصطاد صيدا ليأتي به.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,以 撒 對 他 兒 子 以 掃 說 話 、 利 百 加 也 聽 見 了 。 以 掃 往 田 野 去 打 獵 、 要 得 野 味 帶 來
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,以撒 對 他 兒子 以 掃說話 、 利百加 也 聽見 了 。 以 掃往 田野 去 打獵 、 要得 野味 帶來
(Kahkaha) Ve sessizliğin sesini dinliyorsun.(Risos) ♪ E escutam os sons do silêncio.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Dejaste que el mundo nos escuchan. Y dejaste que los vecinos se reúnen.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Du får världen att lyssna på oss och grannarna för att möta Hej.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Du lod verdenen hoere os og du lader naboerne moedes
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Ei, ei Praça. Onde você esteve todo esse tempo?
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya... Ey meydan... bunca zamandır neredeydin?Ya El Midan...wo warst du so lange
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Grâce à toi, le monde nous entend, et les voisins se rencontrent.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Hai fatto sì che il mondo ascoltasse E che i vicini si unissero
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Hangodat a vilag mehallotta, A szomszedokat osszehozta.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Jij liet de wereld ons horen. En je liet de buren samenkomen.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Kau membuat dunia mendengar kami. Dan kau membuat para tetangga saling berkumpul.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...Αφήνεις τον κόσμο να μας ακούσει. Και αφήνεις τους γείτονες να συγκεντρωθούν.
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya...ああ、広場よ 久しぶりだな
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorDan dia mendengarkan bermacam-macam bahasa pada earphone yang ada di telinganya.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorEa ascultă diferite limbi în căștile pe care le are pe urechi.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorE ela está escutando diversas línguas através dos fones que estão nos seus ouvidos.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorÉs ő különféle nyelveket hallgat a fülhallgatóján keresztül.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorEt elle écoute différentes langues dans les écouteurs qui sont sur ses oreilles.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorHän kuuntelee eri kieliä korvissa olevilla kuulokkeilla.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorHon lyssnar till olika språk i hörlurarna som är i hennes öron.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyor그녀 귀에 달려 있는 이어폰으로 다양한 언어들을 듣고 있습니다.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorOg hun lytter til forskellige sprog i de hovedtelefoner, hun har på.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorPočúva rozličné jazyky pomocou sluchátok, ktoré má v ušiach.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorPoslouchá nejrůznější jazyky ve sluchátkách v jejích uších.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorRazlične jezike posluša preko slušalk v ušesih.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorSłucha różnych języków w słuchawkach.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorSta ascoltando diverse lingue con le cuffie che ha nelle orecchie.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorUnd sie hört verschiedene Sprachen aus den Kopfhörern in ihren Ohren.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorVà bé ấy đang lắng nghe nhiều thứ tiếng khác nhau bằng cái tai nghe ở trong tai cô ấy.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorY está escuchando varios idiomas en los audífonos que tiene puestos.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorZe luistert naar verschillende talen in de oortjes in haar oren.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorΚαι ακούει σε διάφορες γλώσσες στα ακουστικά που είναι στα αυτιά της.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorИ она слушает разные языки из наушников, что у неё в ушах.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorИ тя слуша различни езици в слушалките, които са на ушите и.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorІ вона слухає різні мови через навушники у вухах.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorוהיא מאזינה לשפות שונות באוזניות שעל אוזניה.
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyorوهي تستمع للعديد من اللغات عبر سماعات الأذن
Kulağındaki kulaklıklardan çeşitli dilleri dinliyor聞いているところです 赤ちゃんは自由に動けます
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ... Beklediğiniz için teşekkür ederim. ...Alcuni vanno vicini la scatola ma si spaventano ad aprirla [bambini che chiacchierano] ma un paio l'aprono
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Manche gehen zum Kasten und hören zu, aber wagen ihn nicht zu öffnen.
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Κάποιοι πάνε στο κουτί για να ακούσουν, αλλά φοβούνται να το ανοίξουν
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Някои се приближават до кутията, за да слушат, но се страхуват да я отворят. Още една минута. - О, не.
L.A. Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.L.A. 교향악단이 연주하는 게임 음악을 듣는 겁니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod