L.A. Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.מקשיבים לפילהרמונית של לוס-אנג'לס מנגנת מוזיקת משחקי מחשב.
L.A. Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.يستمعون إلى إل أي فيلهارمونيك يعزف موسيقى الألعاب الإلكترونية
L.A. Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.こんな感じです
- mahkemesidir, patent davalarını dinliyor.Ť Seraient-ils mieux si le systčme des brevets était supprimé ? La réponse est probablement Ť oui ť.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.A tá mala sestru, menom Máriu, ktorá si aj sadla k nohám Ježišovým a počúvala jeho slovo.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.A ta měla sestru, jménem Mariji, kterážto seděci u noh Ježíšových, poslouchala slova jeho.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.A ta miała siostrę, którą zwano Maryją, która usiadłszy u nóg Jezusowych, słuchała słów jego.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.De zuster van deze vrouw, Maria, ging meteen bij Jezus zitten om naar Hem te luisteren.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Ea avea o soră numită Maria, care s'a aşezat jos la picioarele Domnului, şi asculta cuvintele Lui.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Elle avait une soeur, nommée Marie, qui, s`étant assise aux pieds du Seigneur, écoutait sa parole.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.És ennek vala egy Mária nevezetû testvére, ki is Jézus lábainál leülvén, hallgatja vala az õ beszédét.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Essa aveva una sorella, di nome Maria, la quale, sedutasi ai piedi di Gesù, ascoltava la sua parola
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Esta tenía una hermana que se llamaba María, la cual se sentó a los pies del Señor y escuchaba su palabra
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.그에게 마리아라 하는 동생이 있어 주의 발아래 앉아 그의 말씀을 듣더니
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Người có một em gái, tên là Ma-ri, ngồi dưới chơn Chúa mà nghe lời Ngài.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Người có một em_gái , tên là Ma-ri , ngồi dưới chơn Chúa mà nghe lời Ngài .
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Och hon hade en syster, som hette Maria; denna satte sig ned vid Herrens fötter och hörde på hans ord.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Og hun hadde en søster som hette Maria; hun satte sig ved Jesu føtter og hørte på hans ord.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Og hun havde en Søster, som hed Maria, og hun satte sig ved Herrens Fødder og hørte på hans Tale.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Tinha esta uma irmã chamada Maria, a qual, sentando-se aos pés do Senhor, ouvia a sua palavra.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Und sie hatte eine Schwester, die hieß Maria; die setzte sich zu Jesu Füßen und hörte seiner Rede zu.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Και αυτη ειχεν αδελφην καλουμενην Μαριαν, ητις και καθησασα παρα τους ποδας του Ιησου, ηκουε τον λογον αυτου.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.А була в неї сестра, звана Мария, котра, сівши в ногах у Ісуса, слухала слово Його.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.Тя имаше сестра на име Мария, която седна при нозете на Господа и слушаше словото Му.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.у нее была сестра, именем Мария, которая села у ног Иисуса и слушала слово Его.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.ולה היתה אחות ושמה מרים אשר ישבה לרגלי ישוע לשמע אל דברו׃
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.وكانت لهذه اخت تدعى مريم التي جلست عند قدمي يسوع وكانت تسمع كلامه.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.他 有 一 個 妹 子 名 叫 馬 利 亞 、 在 耶 穌 腳 前 坐 著 聽 他 的 道
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.他 有 一 個 妹子 名叫 馬利亞 、 在 耶穌腳 前 坐 著聽 他 的 道
Müzik, söylemeye bile gerek yok, çok güçlü bir duygusal etkendir ve harika bir koro eseri dinliyoruz.[האדג'יו של אלבינוני] המוסיקה, אין צורך לומר לכם, היא גורם רגשי רב-השפעה
Natasha, çan odasında, Tangles'ın mikrofonuyla kaydedilen sesi... ...ilk kez dinliyor.Natasha most hallgatja meg először azt felvételt, amit "Hínárhaj" mikrofonja rögzített a harangszobánál.
Natasha, çan odasında, Tangles'ın mikrofonuyla kaydedilen sesi... ...ilk kez dinliyor.Natasha poprvé poslouchá zvuk ze zvonice, jak ho zaznamenal Tanglesův mikrofon.
Natasha, çan odasında, Tangles'ın mikrofonuyla kaydedilen sesi... ...ilk kez dinliyor.Natasha słucha nagrania z mikrofonu Tanglesa po raz pierwszy.
Natasha, çan odasında, Tangles'ın mikrofonuyla kaydedilen sesi... ...ilk kez dinliyor. Tangles, hazır mısın?Natasha escucha el audio del salón de la campana por primera vez. <i>Tangles, ¿todo bien?</i>
Natasha, çan odasında, Tangles'ın mikrofonuyla kaydedilen sesi... ...ilk kez dinliyor. Tangles, hazır mısın?Natasha escucha el audio del salón de la campana por primera vez. <i>Tangles, ¿todo bien?</i>
Neden mi? Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Eles não estavam com atenção enquanto as raparigas estavam a portar-se bem.
Neden mi? Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Hát egyszerűen nem figyeltek órán, míg a lányok szépen figyelmesen ültek.
Neden mi? Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Neposlouchali v hodině, zatímco holky pěkně seděly.
Neden mi? Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Sie hörten einfach im Unterricht nicht zu, während die Mädchen dort brav gesessen haben.
Neden seyirciyi dinliyorum ki?제가 이걸 대체 왜 듣고 있어야하는 걸까요?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?No i po co słuchałem widowni...
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Oare de ce ascult eu de oamenii din public?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Perchè do retta alle persone del pubblico?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?¿Por qué le escucho al público?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Pourquoi j'écoute les gens dans le public ?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Tại sao tôi lại nghe lời khán giả nhỉ?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Waarom luister ik naar de mensen in het publiek?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Warum höre ich auf Leute aus dem Publikum?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Защо слушам публиката?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Почему я слушаю людей из зала?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?למה אני מקשיב לאנשים מהקהל?
Neden seyirciyi dinliyorum ki?لماذا اصغي للجماهير
Neden seyirciyi dinliyorum ki?ともかく・・・お!それ!
Ne yaptığını düşün. 200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Az elnök 100 ezer mérföldre van.
Ne yaptığını düşün. 200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Perché ascolti uno che č a 160.000 km di distanza?
Ne yaptığını düşün. 200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?لماذا تستمع إلى شخص يبعد 100000 ميل؟
Neyi hangi yapıda dinliyorsanız dinleyin onlardan çok ileri düzeyde iyi bir deneyim.Đó là 1 trải nghiệm hay hơn nhiều với cái chúng ta thường nghe
Neyi hangi yapıda dinliyorsanız dinleyin onlardan çok ileri düzeyde iyi bir deneyim.E o experiență mult mai bună decât orice ești obișnuit să asculți în orice formă.
Neyi hangi yapıda dinliyorsanız dinleyin onlardan çok ileri düzeyde iyi bir deneyim.Es ist eine viel bessere Erfahrung als das, was Sie zu hören gewohnt sind.
Neyi hangi yapıda dinliyorsanız dinleyin onlardan çok ileri düzeyde iyi bir deneyim.Ik kan het niet geloven." Het is een veel betere ervaring dan waar jullie naar luisteren, hoe dan ook.