Ana içeriğe geç
Sözlük

dinli ile cümle

dinli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dinliyor musun?Kuunteletko sinä?
Dinliyor musun?Lyssnar du?
Dinliyor musun?¿Me estás escuchando?
Dinliyor musun?Słuchasz?
Dinliyor musun?Stai ascoltando?
Dinliyor musun?Με ακούς;
Dinliyor musun?Ты слушаешь?
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Da, domnule?" "Asculţi?" "Da, ascult."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Ja, meneer?" "Luister je?" "Ja, ik luister."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Ja, Sir?" "Hören Sie zu?" "Ja, ich höre."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""뭔데요?" "듣고있어?" "네"
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Oui monsieur?" "Vous écoutez bien?" "Oui."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Si, ¿señor?" "¿Me está escuchando?" "Así es."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Sì, signore?" "Sta ascoltando?" "Sì."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Tak, słucham pana?" "Słuchasz?" "Tak, proszę pana."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Ναι κύριε;" "Με ακούς;" "Ναι σας ακούω."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Да, господине?" "Слушаш ли?" "Да"
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""Да, сэр?" "Ты меня слушаешь?" "Да, слушаю".
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet"-"כן, אדוני?" -"אתה מקשיב?" -"כן."
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""نعم، سيدي؟" "هل تستمع؟" " نعم استمع".
"Evet, efendim? "Dinliyor musun?" "Evet""これからはアドホック ピアツーピア形式による自律型ワイヤレスネットワークの時代だ"
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.프랭크 게리: 오늘 아침에 과학자
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.Słuchałem naukowców przemawiających dziś rano,
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.פרנק גהרי: הקשבתי למדען הבוקר.
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.فرانك جيري: استمعت إلى ذاك العالِم هذا الصباح
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.マリス博士が実験について喋るのを聞いて
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.A stalo sa, keď sa zástup na neho valil a počúval slovo Božie, a on stál vedľa Genezaretského jazera
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Då nu en gång folket, för att höra Guds ord, trängde sig inpå honom där han stod vid Gennesarets sjö,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Es begab sich aber, da sich das Volk zu ihm drängte, zu hören das Wort Gottes, daß er stand am See Genezareth
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.És lõn, hogy mikor a sokaság hozzá tódult, hogy hallgassa az Isten beszédét, õ a Genezáret tavánál áll vala;
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.I stało się, gdy nań lud nalegał, aby słuchał słowa Bożego, że on stał podle jeziora Gienezaretskiego.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.무리가 옹위하여 하나님의 말씀을 들을새 예수는 게네사렛 호숫가에 서서
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Kun kansa tunkeutui hänen ympärilleen kuulemaan Jumalan sanaa ja hän seisoi Gennesaretin järven rannalla,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Men det skete, da Folkeskaren trængte sig sammen om ham og hørte Guds Ord, og han stod ved Genezareths Sø,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Men det skjedde da folket trengte sig inn på ham og hørte Guds ord, og han stod ved Gennesaret-sjøen,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Pe cînd Se afla lîngă lacul Ghenezaret şi Îl îmbulzea norodul ca să audă Cuvîntul lui Dumnezeu,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Stalo se pak, když se zástup na něj valil, aby slyšeli slovo Boží, že on stál podle jezera Genezaretského.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Un giorno, mentre, levato in piedi, stava presso il lago di Genèsare
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Zgodi se pa, ko ga množice obsujejo, da bi poslušali besedo Božjo, da stoji pri jezeru Genezareškem.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Ενω δε ο οχλος συνεθλιβεν αυτον δια να ακουη τον λογον του Θεου, αυτος ιστατο πλησιον της λιμνης Γεννησαρετ,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.А еднаж, когато народът Го притискаше да слуша Божието слово, Той стоеше при Генисаретското езеро.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.І сталось, як народ товпивсь до Него слухати слово Боже, Він стояв коло озера Генисарецького.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Однажды, когда народ теснился к Нему, чтобы слышатьслово Божие, а Он стоял у озера Геннисаретского,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.ויהי כאשר נדחק המון העם לשמע את דבר האלהים והוא עמד על יד ים גניסר׃
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.واذ كان الجمع يزدحم عليه ليسمع كلمة الله كان واقفا عند بحيرة جنيسارت.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.耶 穌 站 在 革 尼 撒 勒 湖 邊 、 眾 人 擁 擠 他 、 要 聽 神 的 道
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.耶穌站 在 革尼撒勒 湖邊 、 眾人擁擠 他 、 要 聽神 的 道
Hayır, dinliyorum.Neen helemaal niet, ik luister.
Hayır, dinliyorum.Ne. Poslouchám tě.
Hayır, dinliyorum.Nie. Počúvam ťa.
Hayır, dinliyorum.No. Sto ascoltando.
Hayır, dinliyorum.Powiedziała, że zna cię z parku. Chciała z tobą koniecznie pogadać.
Hayır, dinliyorum.Не, слушам те.
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."Amândoi ascultăm."
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."Ambos estamos escuchando".
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."Chúng tôi đều đang lắng nghe."
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."우리는 같이 듣고 있어요."
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."Mindketten hallottuk."
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."Obidvaja počúvame."
" Her ikimizde dinliyoruz " oldu."On est entrain d'écouter tous les deux."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod