Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Phần_nhiều người trong đám họ nói rằng : Người bị quỉ ám , người là điên sao các ngươi nghe làm_chi ?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Plusieurs d`entre eux disaient: Il a un démon, il est fou; pourquoi l`écoutez-vous?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Velen van hen zeiden: "Hij is bezeten! Er zit een boze geest in Hem! Waarom luisteren jullie nog naar Hem?"
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Viele unter ihnen sprachen: Er hat den Teufel und ist unsinnig; was höret ihr ihm zu?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.y muchos de ellos decían: --Demonio tiene y está fuera de sí. ¿Por qué le escucháis
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Και ελεγον πολλοι εξ αυτων Δαιμονιον εχει και ειναι μαινομενος τι ακουετε αυτον;
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Казали ж многі з них: Біса має і божеволїє; чого ви Його слухаєте?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Многие из них говорили: Он одержим бесом и безумствует; что слушаете Его?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.ויאמרו רבים מהם שד בו ומשגע הוא למה תשמעו אליו׃
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.فقال كثيرون منهم به شيطان وهو يهذي. لماذا تستمعون له.
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.內 中 有 好 些 人 說 、 他 是 被 鬼 附 著 、 而 且 瘋 了 . 為 甚 麼 聽 他 呢
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.內中 有 好些 人 說 、 他 是 被 鬼 附著 、 而且 瘋了.為甚麼聽 他 呢
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Egy évvel később, hallgattam a zajt a közel-keleti konfliktusról.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Ein Jahr später habe ich mir den ganzen Lärm über den Nahostkonflikt angehört.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.O rok neskôr som počúval všetok ten rozruch okolo konfliktu na Blízkom východe.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.O rok později jsem poslouchal všechny ty zprávy o konfliktu na Středním Východě.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Rok później, jak wszyscy słyszałem wszystkie te informacje o konflikcie na Bliskim Wchodzie.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Um ano mais tarde, estava a ouvir o barulho todo sobre o conflito no Médio Oriente.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Un an mai târziu urmăream toată zarva iscată de conflictul din Orientul Mijlociu.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Un anno dopo, ascoltavo tutto quel rumore sul conflitto in Medio Oriente.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Un año más tarde estaba escuchando todo el ruido sobre el conflicto de Medio Oriente.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Un an plus tard, j'écoutais tout le bruit autour du conflit au Moyen-Orient.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Ένα χρόνο μετά, άκουγα όλο το θόρυβο για τη συμπλοκή στη Μέση Ανατολή.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.В 2007 году в СМИ постоянно говорили о конфликте на Среднем Востоке.
Bir sene sonra Orta Doğu'yla ilgili çıkan patırtıları dinliyordum.Година по-късно слушах всичкия шум покрай конфликта в Близкия Изток.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Az elmúlt napokban ragyogó és magukat jól kifejező előadókat élveztünk itt a TED-en.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Během posledních dnů jsme si zde na TEDu užívali vynikajících a výmluvných řečníků.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.De mai multe zile ne-am bucurat de vorbitori eminenți și articulați, aici la TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Depuis plusieurs jours déjà, nous avons profité d'orateurs brillants qui s'expriment bien ici à TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Durante varios días hemos disfrutado oyendo a conferencistas brillantes y elocuentes, aquí en TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Gần đây, chúng ta được nghe những nhà hùng biện lưu loát và sáng giá tại TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Há já vários dias temos o prazer de ouvir oradores brilhantes e articulados aqui no TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.In questi ultimi giorni, abbiamo apprezzato qui a TED numerosi oratori articolati e brillanti.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Już od kilku dni podziwiamy podczas TED znakomitych, elokwentnych prelegentów.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Mehrere Tage lang haben wir jetzt hier auf der TED großartige und ausdrucksstarke Redner gehört.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Selama beberapa hari ini, kita sudah menikmati pembicara-pembicara hebat dan lugas di TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.요 며칠동안, TED에서 언변있고 훌륭한 강연자들을 만날 수 있었습니다.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.We genieten nu al enkele dagen van briljante en welbespraakte TED-sprekers.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Για μερικές μέρες τώρα, απολαύσαμε λαμπρούς και ξεκάθαρους ομιλητές εδώ, στο TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.Вот уже несколько дней на TED мы наслаждаемся блестящими и выразительными выступлениями ораторов.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.В продължение на няколко дни се наслаждаваме на брилянтни и изразителни оратори тук в TED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.במשך מספר ימים עכשיו, נהנינו מהנואמים המבריקים והרהוטים פה בTED.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.على مدى أيام استمتعنا بالاستماع إلى متحدثين نابغين واضحي البيان هنا في تيد
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.何人もの方が素晴らしい講演をされています 私も昔は あの様に話せました
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Am de gând de fapt să aud de la oameni că asculta un pic mai .
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Będziemy faktycznie wysłuchiwać relacji ludzi, słuchać ich nieco dłużej.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Budeme vlastně naslouchat lidem, budeme jim naslouchat trošku déle.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Doch wir hoeren etwas laenger zu.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.In realtà stiamo andando a sentire dalla gente e ascoltare loro un po 'di più.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Kita akhirnya akan benar-benar mendengar dari orang yang telah mendengarkan selama lebih lama sedikit.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.On va parler de personnes, les écouter parler un peu longuement.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Valós személyeket fogunk hallani. Hallgassátok végig őket.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Wij gaan werkelijk iets langer naar de mensen luisteren.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.Στην πραγματικότητα πρόκειται να ακούσουμε από ανθρώπους τους ακούσουμε λίγο πλέον.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.А ми насправді збираємося почути від людей, послухати їх трішки довше.
Biz farklılıkları dinliyoruz, aynı şekilde kalan sesleri önemsemiyoruz.A különbséget halljuk meg, figyelmen kívül hagyjuk az állandósult hangokat.
Biz farklılıkları dinliyoruz, aynı şekilde kalan sesleri önemsemiyoruz.Ascultăm diferențele și ignorăm sunetele care nu se schimbă.
Biz farklılıkları dinliyoruz, aynı şekilde kalan sesleri önemsemiyoruz.Chúng ta lắng nghe sự khác biệt chúng ta không để ý những âm thanh giống nhau.
Biz farklılıkları dinliyoruz, aynı şekilde kalan sesleri önemsemiyoruz.Escuchamos las diferencias, ignoramos los sonidos que se mantienen constantes.
Biz farklılıkları dinliyoruz, aynı şekilde kalan sesleri önemsemiyoruz.Kita mendengar perbedaan, kita mengabaikan suara yang tetap sama.