Ana içeriğe geç
Sözlük

dinli ile cümle

dinli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben dinliyorum ve "Oh aman Tanrım, şuna bakın!" diyorum,"Je bent ZO OVERTUIGD!"
Ben dinliyorum ve "Oh aman Tanrım, şuna bakın!" diyorum,Я слушаю. Я говорю, "О Боже мой, взгляните на это!"
Ben dinliyorum ve "Oh aman Tanrım, şuna bakın!" diyorum,ואני מקשיב... ואמרתי, "אוה אלוהים! הסתכלו על זה!
Ben dinliyorum.Я слушаю.
Ben sadece kalbimin sesini dinliyorum.Je ne fais que suivre mon cœur.
Ben sadece kalbimin sesini dinliyorum.Ma io seguo il mio cuore.
Ben sadece kalbimin sesini dinliyorum.Simplemente sigo lo que me dicta mi corazón.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Di dalam, saya baru mendengarkan Nusrat Fateh Ali Khan... ...karena ia kisruh.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.E io invece mi sono limitato ad ascoltare le canzoni di Nusrat Fateh Ali Khan perchè il suo stile è caotico.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.E por dentro acabei de ouvir Nusrat Fateh Ali Khan porque ele é caótico.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Et à l'intérieur je n'ai fait qu'écouter Nusrat Fateh Ali Khan parce qu'il est chaotique.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.저의 내면에서는, 저는 단지 Nusrat Fateh Ali Khan을 듣고 있었을 뿐인데, 왜냐하면 그는 혼란스럽거든요.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Og indeni har jeg bare lyttet til Nusrat Fateh Ali Khan fordi han er kaotisk.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Şi în sinea mea tocmai l-am ascultat pe Nusrat Fateh Ali Khan pentru că este haotic.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Und innerlich lausche ich Nusrat Fateh Ali Khan, weil er chaotisch ist.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Và bên trong thì tôi đang lắng nghe Nusrat Fateh Ali Khan bởi vì anh ấy hỗn loạn.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Vanbinnen heb ik net geluisterd naar Nusrat Fateh Ali Khan omdat hij chaotisch is.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Y por dentro yo estaba escuchando a Nusrat Fateh Ali Khan porque él es caótico.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Και μέσα μου ακούω τον Νουσράτ Φατέχ Αλί Καν επειδή είναι χαοτικός.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.А в думках я щойно слухав співака Нусрата Фатех Алі Хана, тому що він хаотичний.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.А внутри я только что слушал Нусрата Фатех Али Хана, потому, что он хаотичен.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.А вътре тъкмо бях слушал Нусрат Фатех Али Хан, защото е хаотичен.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.ובפנים אני מקשיב לנוסראת פאטה אלי חאן כי הוא כאוטי.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.ولكن في الداخل أكون أستمع إلى نصرت فاتح علي خان لأنه فوضوي.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.彼の音楽は混沌としているからです 私は自らを混沌に陥れます
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Eu estava ouvindo seu discurso pelo
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Ez az! [ Taps ] >> Sergey Brin: Jó, rendben, köszi srácok.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.>>> 거기서 내 말을 들을 수 있다면 가능하지. 난 Hangout으로 계속 네 말을 듣고 있었는데.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Ho ascoltato il tuo discorso durante il Videoritrovo.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Ik heb naar je speech zitten luisteren via de
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Jag har lyssnat på din presentation genom
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.[Jásot a potlesk] >> Sergey Brin: Udělal jsem si fotku s mými Glass.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Ja, wenn ihr mich hier unten hören könnt. Ich hab eure Unterhaltung über den Hangout gehört.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Por favor, dejad el pasillo libre. Aquí llegan. [Aclamaciones y aplausos]
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Saya sudah mendengarkan percakapan Anda melalui Hangout.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Słuchałem Ciebie podczas
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Σας έχετε ακούγοντας την ομιλία σας μέσω της
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Не Изпълнявай никого! [Наздраве и овациите] >> Сергей Брин:
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Я слышал твою речь по видеовстрече.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.Я чув твою промову по відеозвязку.
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.כן, אם אתם יכולים לשמוע אותי שם למטה. שמעתי את הנאום שלך דרך
Ben sizin konuşmanızı hangout üzerinden dinliyorum.جي تي: هاي، اذا كنت تستطيع سماعي هفي الاسفل. لقد كنت استمع الى خطابك من خلال
Bir adamın, nefes alıp bazı sesler çıkarmasını, sabırla dinliyor olacaksınız.Mais pourquoi feriez-vous ça de cette façon la ?
Bir adamın, nefes alıp bazı sesler çıkarmasını, sabırla dinliyor olacaksınız. Neden böyle bir şey yapasınız?호흡을 내뱉으며 소음을 만들고 있는 것을요. 자, 당신도 한번 그렇게 해보는 것이 어떻습니까? 이건
Bir adamın, nefes alıp bazı sesler çıkarmasını, sabırla dinliyor olacaksınız. Neden böyle bir şey yapasınız?الآن، لماذا سوف تفعل شيء من هذا القبيل؟ هو ليس بأنّني يمكن أن أدّعي بان تلك الاصوات
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.A mnohí z nich hovorili: Démona má a blázni; čo ho počúvate?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.A pravili mnozí z nich: Ďábelství má a blázní. Co ho posloucháte?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Banyak yang berkata, "Ia kemasukan setan! Ia gila! Untuk apa kalian dengarkan Dia?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.E muitos deles diziam: Tem demônio, e perdeu o juízo; por que o escutais?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.És sokan mondják vala közülök: Ördög van benne és bolondozik, mit hallgattok reá?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.I mówiło ich wiele z nich: Dyjabelstwo ma i szaleje; czemuż go słuchacie?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Ja useat heistä sanoivat: "Hänessä on riivaaja, ja hän on järjiltään; mitä te häntä kuuntelette?"
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.그 중에 많은 사람이 말하되 저가 귀신 들려 미쳤거늘 어찌하여 그 말을 듣느냐 하며
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Många av dem sade: »Han är besatt av en ond ande och är från sina sinnen. Varför hören I på honom?»
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Mnogi izmed njih pa govore: Zlega duha ima in ob pamet je, kaj ga poslušate?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Molti di essi dicevano: «Ha un demonio ed è fuori di sé; perché lo state ad ascoltare?»
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Mulţi dintre ei ziceau: ,,Are drac, este nebun; de ce -L ascultaţi?``
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Og mange af dem sagde: "Han er besat og raser, hvorfor høre I ham?"
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.og mange av dem sa: Han er besatt og gal; hvorfor hører I på ham?
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Phần nhiều người trong đám họ nói rằng: Người bị quỉ ám, người là điên sao các ngươi nghe làm chi?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod