Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleyici ile cümle

dinleyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
(dinleyicilerden biri:(Човек от публиката:
Dinleyicilerden gülenler oldu.AP通信が記事を配信し
Dinleyicilerden gülenler oldu.Das Publikum lachte ein bisschen darüber.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Er werd een beetje gelachen.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Ho sentito un po'di risate dal pubblico.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Khán giả cười tôi.
Dinleyicilerden gülenler oldu.청중들이 재밌게 들어주기도 했습니다.
Dinleyicilerden gülenler oldu.La audiencia se rió.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Publicul a râs puțin.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Publiczność się lekko zaśmiała.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Γέλασαν μερικοί από το κοινό.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Все посмеялись.
Dinleyicilerden gülenler oldu.Накарах публиката да се засмее.
Dinleyicilerden gülenler oldu.У залі почали сміятися.
Dinleyicilerden gülenler oldu.הקהל צחק קצת.
Dinleyicilerden gülenler oldu.وقد ضحك الحضور قليلا.
(Dinleyiciler: Erkek.)(Khán đài: đàn ông.)
(Dinleyiciler: Erkek.)(관중: 남자처럼이요.)
(Dinleyiciler: Erkek.)(קהל- גבר)
(Dinleyiciler: Erkek.)( المشاهدين : رجل )
(Dinleyiciler: Erkek.)そうです
[dinleyiciler: Evet, doğru!]{拍手}
Dinleyiciler: Evet. (gülüşmeler)(Risate) (Risate)
Dinleyiciler: Evet.Ja.
Dinleyiciler: Evet.Khán đài: có.
(Dinleyiciler: Evet!)(관중: 네!)
Dinleyiciler: Evet.관중 : 네
DİNLEYİCİLER: Evet!청중: 네!
DİNLEYİCİLER: Evet! MALCOLM X:Denn iht mögt den Gedanken nicht, dass die Weißen auf Schwarze schießen, nicht wahr?
(Dinleyiciler: Evet!)(קהל: כן!)
Dinleyiciler: Evet.קהל: כן.
Dinleyiciler: Evet.الجمهور: نعم.
[dinleyiciler gülerler]Quand Malcolm est sorti, il était plein de feu.
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)Ijinkan semua orang menggunakan mobil golf.)
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)(청중 : 모두가 카트를 이용하도록 하는거죠.)
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)Lassen wir jeden Golfspieler Golfwagen benutzen.)
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)Niech wszyscy dostaną wózki.)
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)Que tout le monde ait une voiturette.
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)Να χρησιμοποιούσαν όλοι αμαξάκι.)
(Dinleyiciler: Herkese golf arabası verilsin.)(קהל: לתת לכולם להשתמש בעגלה.)
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Attól tartok, nem sikerült tartani teljes figyelmét a közönség.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Bitte hören Sie noch nicht auf. Ich fürchte, mein Publikum hat mir nicht seine volle Aufmerksamkeit geschenkt.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Bojim se, da moramo ne razpolaga vso pozornost našega občinstva.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Bojím se, že jsem selhal při udržování pozornosti našeho obecenstva..
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Cảm ơn bạn. Tôi đã nói gì với bạn? Smacks một ngà voi có nghĩa là, ờ, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Ďakujem vám. Čo som vám hovoril? Pláca strednej slonová kosť, čo, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Dziękuję. Co mam powiedzieć? Trąci oznacza kości słoniowej, eh, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Grazie. Che cosa ti avevo detto? Sa un avorio dire, eh, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Ik ben bang dat we er niet in geslaagd om vast te houden de volledige aandacht van ons publiek.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Je crains de ne pas avoir obtenu une complète attention du public
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Kiitos. Mitä minä sanoin? Haiskahtaa keskiarvo norsunluusta, eh, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Mi-e teamă nu am reuşit să deţină întreaga atenţie a publicului nostru.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Tack. Vad var det jag sa? Smiskar en genomsnittlig elfenben, eh, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Tak. Hvad sagde jeg? Smager en gennemsnitlig elfenben, hva ', Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Terima kasih. Apa yang saya katakan? Memukul gading berarti, eh, Rainsford?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Σας ευχαριστώ. Αυτό που σου είπα; Δίνει την αίσθηση μια μέση ελεφαντόδοντο, ε, Rainsford; Ήταν υπέροχα.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Дякую. Що я тобі казав? Ляскає означають кольору слонової кістки, а, Рейнсфорд?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.- Спасибо. Что я тебе говорил? Хлопает означают цвета слоновой кости, а, Рейнсфорд?
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.Страхувам се, ние не са успели да държи пълното внимание на нашата публика.
Dinleyicilerimizin tüm dikkatini toplamayı beceremedik ne yazık ki.ماذا أقول لك؟ صفعات a العاج يعني إيه رينسفورد؟
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod